Lübnan'dan İsmailağa'ya

Abone Ol

Savaşın bitmediği bir coğrafyada yaşıyoruz.

Dikkatli bir bakış, kuvvetli bir sezgi, gören bir göz neyin ne olduğunu rahatlıkla görebiliyor.

Türkiye deki iktidar BM güdümünde, bir karar alıyor. Peki BM kimin güdümünde Yahudiler kimi yönetiyor ve yönlendiriyor. Dışarıdan dayatılanlarla yön alanlar, oy aldıkları insanlara efeleniyorlar.

Lübnan a hadisler eşliğinde asker göndermekle İsmailağa cinayetinin önüne geçilebilindi mi

Tuhaf bir ülkede yaşıyoruz.

Geçen yüzyılın başında Masonik İttihat ve Terakki, milliyetçiliği eksene alarak dini devre dışı bırakmaya çalıştı. Bunun sonucu olarak da asırlarca İslâm ın ve Müslümanların bayraktarlığını yapmış olan bir millet devre dışı bırakıldı. Çeşitli evreler geçirildi.

Bunları niçin sıklıkla tekrarlıyoruz Önemli olan nokta burası.

İsrail Lübnan da yenilgiye uğradı. Büyük bir hezimetti bu İsrail tarihi için. Başta Türkiye olmak üzere, yapılan mitingler büyük direnişi güçlendirdi. Dünya Müslümanları ve insanlık üzerinde büyük bir etki bıraktı.

Irak ta ve dünyanın birçok yerinde özellikle Müslümanların yaşadığı topraklarda BM dolaylı bir destekle sessiz kalırken ki bunu Bosna da, Çeçenistan da yaşadık- İsrail saldırısında da uzun bir süre sessiz kalındı. İşler tersine dönünce BM devreye girdi ve Barış Gücü göndermeye karar verdi. BM Abede nin denetiminde ve istediklerini yaptırtmakta.

Amerikancı akepe iktidarı alelacele Lübnan da Hizbullah ın kuşatılması, ellerinin kollarının bağlanması ve dolayısıyla silahsızlandırılmasına dönük tezkereyi meclisten geçirtti. Üstüne üstlük bu tezkerenin geçirilmesi için de elden ele bir hadisi şerif dolaştırılarak parlamenterleri ikna çalışmaları da işin asıl garabetini oluşturuyor. Abedenin güdümünde Müslümanların etkisizleştirilmesi için yapılıyor bütün bunlar Ve dahası böylesi bir garabet Müslümanlara "Hayırlısı"yla duyuruluyor.

İsmailağa camii içinde işlenen cinayet sonrası İttihatçı medyanın yüzüne baktığınızda özellikle tuhaf bir yüz belirmekte. İsterseniz bu yüzü birlikte okumaya çalışalım. Önce, camiin içinde şehid edilen Merhum Bayram Ali Öztürk Hocaefendi nin şehadeti bir yana bırakılarak dikkatler başka noktalara çekilmekte. Hocaefendi nin şehadeti ve yaşanan durum onları hiç de ırgalamıyor. Bundan dolaylı bir sevinç duydukları kesin. Onlar için önemli olan bir âlimin ortadan kaldırılması bir bağın çözülmesidir. Daha önce de aynı camide bir cinayet işlendi ve sis perdesi hâlâ aralanamadı.

Neden Bayram Ali Hoca, neden İsmailağa, neden Fatih Bütün bu sorular karşılık bekliyor. İttihatçı medya dikkatleri cinayetten bir başka yöne doğru çekiyor ve seğirtiyor. Cemaatin yapısını, etkilerini, tasavvuf kollarını, camileri odak altına almış bulunuyor Neden

Hemen bununla eşzamanlı olarak Yahudi Rıfat N. Bali nin bir makalesi, daha doğrusu bir çevirisi yayımlandı. Mustafa Kemal Paşa nın bir Amerikalı gazeteciye verdiği mülakat ve dine bakışıyla ilgili yorumlar. Neden şimdi

İttihatçı medya ve ruh dört bir yandan İslâm a saldırıya geçmiş durumda. Müslümanların Abede, emperyalizm ve İsrail e karşı direnişi bile küçümseniyor. Bunun antiemperyalist olmadığı söyleniyor.

Geçen hafta amerikan medyasında önemli bir haber yer aldı. Kürt halkının Kürt milliyetçiliğinden uzaklaştığını İslâm a yöneldiğini haber yaptı.

İsmailağa da işlenen cinayetin ardından cemaatin hangi örgütlerle ilişki içinde olduğunun üzerinde duruluyor, bunlar birer bahane. Ya da cemaatin iç ilişkileri, katmanları ve ritüelleri gibi garabetler irdeleniyor. Bu gerekçeyle saldırıya dört bir koldan geçiliyor. Bu bir saldırıdır. Bir cinayetin çok yönlü çözülmesi, yani dolaylı çözümlenmesi ancak bu kadar yapılabilinir.

Sorun, Lübnan dan Türkiye ye uzanan İslâmî duyarlılıktır. Suların asıl mecraına yönelmesidir. Abede nin yitirdiği itibardır, İsrail in yenilgisidir. Batı nın yenilgisidir. Batı nın yalanlarının belirginleşmesidir.

Geçen yüzyılın başında bir din anlayışı biçen İttihatçı süreç durmuyor. Yahudiler, anlaşılan Türklerin başına da kipa geçirmek istiyorlar. Kendi çizgilerine taşımak istiyorlar. Lübnan kuşatmasında hahamlarıyla, kadınlarıyla, askerleriyle gördük bunu. Şimdi de Rıfat N. Bali Yahudisi Türkiye ye yeni bir din formülü sunuyor Mustafa Kemal i bahane ederek. Hazır İsmailağa cinayeti olayıyla Türkiye Müslümanlarının girdiği süreç de irdelenerek. Nasılsa geçmişin İslamcı bugünün Amerikancıları da hazır yola girmiş ve bundan da "Hayırlı" sonuçlar dilenmişken.

Masonik ittihatçı süreç yeniden işbaşında. Osmanlı yı çökerttiği gibi Türkiye yi de çökertme sürecinde. Özün sözü budur.

Derenin kuşunu derenin taşıyla vurma eylemi Lübnan da gerçekleşecek. Müslümanları Müslümanlarla etkisizleştirme yolu yöntemi.