Liseleri kaldıralım 3

Abone Ol

Liseleri kaldıralım – 3: Tüm öğretmenlere akademik kariyer imkanının verilmesi

Liselerin kaldırılmasının yanında tüm öğretmenlere herhangi bir sınava girmeden doğrudan akademik kariyer imkanının verilmesi de ilköğretimdeki kaliteyi artıracaktır. Düşünebiliyor musunuz İlköğretim derslerine tarih doktoru, matematik profesörün girdiğini… Öğrenciler, kendilerine ders veren öğretmenin yetkinliğini görecek, bir prof. veya doktordan ders aldıklarını bilecek ve daha iyi konsantre olacaklardır. 

İşin öğretmen tarafı da önemlidir. Öğretmenler, mesleki bilgi ve performanslarını artırmış olacak, bir öğretmen değil bir akademisyen olduklarını düşünecek ve kendilerine olan güvenleri artacaktır.

Neden akademik kariyer yapma imkanını sınırlandırıyoruz. Kimin parasını kimden saklıyoruz. Artık şu akademik kast sisteminin kırılmasının zamanı gelmedi mi

Akademik kariyer yapan bir öğretmen, yeri geldiğinde veya başarılı olduğunda bölgelerindeki fakültelerde de derse girebilecekler veya tam tersi olacaktır. Bu eğitimdeki kaliteyi artırmış olacaktır.

Lise Yerine Üniversite

Gençler, lise ile kaybedecekleri zamanı doğrudan üniversiteye girerek değerlendirebilirler. Burada SBS sınavlarını bir üniversite sınavına dönüştürebiliriz. Üç yılın sınav ortalamaları ile kişiler girecekleri bölümleri seçebilirler. Burada bir yıl yabancı dil ve bir yıl da alan bilgisi ile ilgili derinlemesine bilgi verilebilir.

Örneğin bir hukuk öğrencisine edebiyat, tarih, coğrafya, Osmanlıca bilgileri hazırlık sınıfında verilirken, bir mühendislik öğrencisine de matematik ağırlık bir hazırlık sınıfı oluşturabilir. Böylece hem okuyacağı fakülteye hazırlanmış ve hem de lisede alanıyla ilgili öğrenmesi gereken bilgileri öğrenmiş olur.

Liseleri gereksiz görmem, liselerin müfredatının tamamen insanın hayatında işine yaramayacağı bilgilerle şişirildiğini bildiğimdendir. Böyle gereksiz bilgilerle vakit kaybetmek yerine direk üniversiteye başlansa ve üniversitelerin de kalitesi artırılsa daha yararlı olunmuş olunur. Hatta üniversitelerin ilk yılı İngilizce hazırlık şeklinde değerlendirilerek gençlerimizin İngilizce öğrenmek için uğraşmalarını ve para harcamaları da engellenmiş olunur.

Neden Türkiye’de İnsanlar Matematik Derslerinde Başarılı Değiller

Liseleri tartıştığımız bir yerde matematik dersindeki bu soruna da bir göz atmamız bence doğru olur. Görebildiğim kadarıyla insanlarımıza maalesef matematik öğretemiyoruz. Okullarımızda en çok verdiğimiz ders matematik olmasına rağmen bu derste istenen başarı sağlanamamaktadır. İnsanlar özel derslere ve dershanelere matematik öğrenmek için tonlarca para dökmelerine rağmen öğrenememektedirler.

Burada bir yanlışlık yok mudur Ya insanlarımız aptal veya sistemde bir yanlışlık var. İnsanların aptallığı bir iki kişiyle olur. Çoğunluk anlamıyorsa işin sistem yönünde bir yanlışlık olması gerekmektedir.

Benim görebildiğim üç eksiklik vardır:

Öğretmen Yönü: Matematik öğretmenlerin alan bilgilerinin yetersiz olması. Ayrıca, matematik öğretmenlerinin pedagojik açıdan da yetersiz olması onların yeterince öğretememelerine neden olmaktadır. Ayrıca, matematik öğretmenlerinin insani yönlerinin de gelişmemiş olmasından kaynaklanmaktadır. Okullardaki bu öğretmenlerin ekserisi derslerini nasıl öğretebilir veya sevdirebiliriz kaygısından uzaktırlar. Nota şartlanmışlardır. Ya da öğrenci avındadırlar.

Kitaplar: Matematik kitap ve müfredatının Türk insanlarının seviyesine göre olmamasıdır. Özellikle kitaplarda kullanılan dil, tercüme bir dildir. İnsanların algılarının dışında bir dil kullanılmaktadır. Ayrıca, müfredat da tamamen müstemleke bir müfredattır.

İlköğretimde Yeterli Bir Eğitimin Alınmamış Olması: Birçok kişi ilköğretimde yeterli bir matematik eğitimi almadığından lisede de temel olmadığından başarılı olmamaktadırlar. Hatta liseye gelmiş ve hala dört işlemi bilmeyen sürüyle öğrenci bulunmaktadır…

Son Söz

Aslında söylememiz gereken tüm sözleri söylediğimizi düşünüyorum. Ama yinede şunu tekrar etmede yarar görüyorum ki lise eğitiminin artık sorgulanmasının zamanı geldi de geçiyor. Buna radikal bir yaklaşım gösterilmesi gerekir. Ama mantıken düşünüldüğünde eğitim çağımızı bu kadar uzatmanın hiçbir mantığı yoktur. Önemli olan, zaman kaybetmeden istenen uzmanlık seviyesinde insanlar yetiştirmektir. Bu uzmanlık seviyesine ulaşmak için de lise müfredatına gerek yoktur.

Ekler

Ek 1: Lisede Okutulan Dersler

Ek 2: Liselerde Neler Oluyor “Basından Derleme”

3 okuldan 1’i uyuşturucu ile tanıştı 

Eğitim Sen’in araştırmasına göre, İstanbul’da her 3 okuldan, İzmir’de ise her 4 okuldan 1’i uyuşturucu ile tanıştı. Eğitim Sen, ortaöğretim kurumlarında karşılaşılan şiddet olaylarına yönelik yaptığı araştırma sonuçlarını, çocuk ve gençlerdeki şiddet ile okullarda meydana gelen olayları araştırmak üzere kurulan Meclis Araştırma Komisyonuna sundu.

Türkiye genelinde yapılan; 250 okulda, 650 öğretmeni kapsayan araştırmaya göre İstanbul, Ankara ve İzmir ile Akdeniz Bölgesindeki okullarda, keyif verici haplara rastlanma oranı daha yüksek.

Liselerin yüzde 26’sında keyif verici hap görülürken, uyuşturucu maddeye rastlanan okul oranı yüzde 12. Araştırmaya göre, okulların yüzde 20’sinde yönetici ve öğretmenler, öğrencilere saç kesme cezası veriyor.

Yöneticilerin yüzde 10’u, öğretmenlerin ise yüzde 18’i okulda sopayla dolaşıyor. Öğretmenlerin dayak atmasına, okulların yüzde 39’unda rastlanıyor. Araştırmaya göre, 2006 bahar eğitim ve öğretim yılında, öğrencilerin yüzde 90,69’u birbirine küfretti, yüzde 88,18’i kavga etti, yüzde 88’i sigara kullandı veya bulundurdu.

Her 4 okuldan 3’ünde öğrencilere okul dışında sataşma, her 3 okuldan 1’inde ise bıçaklı-silahlı kavga yaşandı. İstanbul’da, okulların yüzde 50’sinde öğrenciler arasında bıçaklı kavga meydana geldi. Okul içinde kız öğrencilere laf atma, rahatsız etme oranı yüzde 56,44, okul dışında ise yüzde 69,19.

İsmail TEMİZ/SAMSUN, (DHA)

Samsun iki lise öğrencisi aşık oldukları kız için kavga etti.

Aynı kıza aşık olan lise 1’nci sınıf öğrencisi 16 yaşındaki A.Y. ile son sınıf öğrencisi 18 yaşındaki A.K., ders bitimimin ardından okulun arkasında kavga etti. Öğrencilerden biri Sağlık Ocağı’na götürülüp ayaktan tedavisi yapılırken diğeri polis tarafından gözaltına alındı.

İBRAHİM HALİL ER