Liselere Kayıt

Abone Ol

Milli eğitim bakanı olmanın şartlarından biri hâlihazırdaki eğitim sistemini beğenmemek mi acaba? Eğer milli eğitim bakanı olacaksanız uygulanmakta olan sistemi beğenmeyeceksiniz, kafanıza göre bir sistem getireceksiniz, getirdiğiniz sistemin de bu zamana kadar ki uygulanan milli eğitim sistemlerinin içinde en iyi sistem olduğunu övünerek anlatacaksınız gibi şartlar mı var! Bu şartlarla mı getiriliyor milli eğitim bakanları! İşin ilginci her gelen milli eğitim bakanı getirdiği sistemin öyle faydalarını anlatıyor ki anlat anlat bitmez! Bu nedir yahu? İyice cılkı çıktı bu işin! Okullarda idareciler, öğretmenler ve öğrenciler daha sistemin ne olduğunu öğrenmeden sistem değişiyor. Daha dün TEOG şöyle iyi TEOG böyle faydalı diye anlatılırken bugün TEOG’un ne menem kötü bir şey olduğu anlatılıyor. Bu nedir; bu, Türkiye’de eğitim sistemi olmadığının kanıtıdır. Cumhuriyet kuruldu kurulalı ülkemizin eğitim sistemi yok. Türk milletinin dinine, diline ve hayat anlayışına taban tabana zıt tamamen laik bir sistem zorla milletimize dayatılıyor. Emperyalist zihniyet bu dayatmadan bir türlü vazgeçmedi, vazgeçmiyor. Eğitim sisteminin bu kadar pespaye olmasının temelinde İslam karşıtlığı var. Müslüman millete laik eğitim zorla verilmek isteniyor. Temel bozuk yani. Kestirmeden söyleyelim; alfabe başta olmak üzere hâlihazırdaki eğitim sistemi baştan sona değiştirilmelidir. Okulların bina yapısından içinin düzenine, ders kitaplarının içeriklerinden iğneden ipliğe bütün ders materyallerine kadar her ayrıntı İslam şeriatına göre düzenlenip uygulanmalıdır. Benim öncelikli arzum budur. Bunun olması için devlet düzeni yani rejim değişikliği şart. Türkiye’de rejimi değiştirecek bir siyasi iktidar olmadığı için hâlihazırdaki gidişatın değişmesinin mümkünü yok. Bu nedenle eğitim sistemini hâlihazırdaki durum üzerinden değerlendirmek gerekiyor.

TEOG kaldırıldı, peki liseye geçiş için nasıl bir sistem olmalıdır? Konumuz bu. Devlet, belediyeleri aracılığıyla hangi mahallede kaç tane hane (ev, daire, konut vb.) olduğunu internet aracılığıyla biliyor, bilmekle kalmayıp daireyi bizzat görebiliyor. Aynı devlet nüfus müdürlüklerinden hangi hanede kaç birey ve bu bireylerin hangisinin kaç yaşında olduğunu MERNİS sistemiyle görüyor biliyor. Buradan hareketle devlet hangi şehrin hangi mahallesine kaç tane ilkokul, kaç tane ve türde ortaokul, kaç tane ve türde lise yapılacağını çok iyi görebilir ve bunu yapabilir. Peki devlet niye bunu yapmıyor da diyelim beş tane ilkokul gereken mahalleye üç tane ilkokul, iki tane ilkokul gereken mahalleye dört tane ilkokul yapıyor? Aynı durum ortaokul ve lise için de geçerli. Oysa devlet hangi mahalleye kaç tane ve türde lise gerektiğini biliyor. Ama yapmıyor. Bir mahallede her türden en az bir tane lise açılmalıdır. Bu aslında son zamanlarda yapıldı. Eksiklikler var, onlar giderilmelidir. O da giderilebilir. Mademki ilkokul birden başlayıp lise sona kadar diploma yok ve mademki ilkokul ve ortaokul kayıtları adrese dayalı bir şekilde devlet tarafından yapılıyor; o halde lise kaydı da sınavsız bir şekilde adrese dayalı kayıt sistemiyle yapılmalıdır. Örneğin düz liseye kaydı yapılan ama imam hatibe gitmek isteyen ve mahallesinde imam hatip olmayan da okullar açıldıktan sonra gitmek istediği okula kaydını aldırmalıdır. Aynen ortaokul kaydında olduğu gibi. Yeri gelmişken; şu her lisenin adına Anadolu kelimesi eklenmesi de komik duruyor, bu artık kaldırılmalıdır. Liselere ya mahallenin adı ya da şair ve yazar isimleri verilmeli. Ne o tornadan çıkmış gibi Anadolu bilmem ne lisesi, Anadolu bilmem şu lisesi!

Liselere kayıt aynen ilkokul ve ortaokullarda olduğu gibi adrese dayalı kayıt sistemiyle yapılmalıdır. Herhangi bir sınav yapılmamalı. Kayıt parası alınmamalıdır. En adaletlisi budur. Sınavla kayıt adaletli değil. Okul kazanma sınavlarıyla çocuklar yarış atına döndürülüyor. Bu nedenle üniversite kazanma sınavları da kaldırılmalıdır.

Hâlihazırdaki eğitim sisteminde kötünün iyisi budur!