43. Kuruluş Yıldönümü dolayısıyla, Saadet Partisi Bağcılar İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen Milli Gazete gecesinde, başta Genel Yayın Yönetmenimiz Mustafa Kurdaş olmak üzere gazete yazarları birbirinden beliğ konuşmalar yaptılar.
Âcizane bendeniz de şu satırları dile getirdim;
“Bir güvercin havalandı, bundan yıllarca önce,
İlk bakışta hemen ayrılıyordu, diğerlerinden,
Lekesiz, bembeyaz bir güvercin.
Tek bir amacı vardı.
Bu ülkede göz ardı edilen gerçekleri ortaya çıkarmak,
Tek bir amacı vardı.
Ötelenen inanmış kitleleri öz benliklerine kavuşturmak,
Tek bir amacı vardı.
Nehirleri asıl yataklarına yöneltmek,
Tek bir amacı vardı.
Genç dimağları zehirlenmekten kurtarmak,
Tek bir amacı vardı.
Ahlâk, maneviyat, yatırım, sanayi hamlesi, fabrikalar, istihdam,
Tek bir amacı vardı.
İyiye, doğruya, güzele giden yolları döşemek…
Ve evet tek bir amacı vardı
Sadece ve sadece Allah’ın (C.C.) rızasını kazanmak…
***
O güvercin hâlâ lekesiz…
Bembeyaz bir güvercin,
Hemen yanınızda, sağınızda, solunuzda, üzerinizde…
Uçmaya devam ediyor…
Bilmem farkında mısınız ”
GECEDEN İLGİNÇ NOTLAR…
* Saadet Partisi Bağcılar İlçe Teşkilatı tarafından düzenlenen ve büyük ilgi gören Milli Gazete gecesinin ‘gizli kahramanlarından’ da söz etmek gerekir. Saadet Partisi Bağcılar İlçe Başkanı Şakir Şahin’in başkanlığındaki ekipte en fazla ter dökenlerden biri hiç kuşkusuz Ertuğrul Köse idi. Milli Gazetede çalışan Ertuğrul Köse, davetiyelerin hazırlanmasından okur röportajlarına kadar organizasyonun hemen her aşamasında ter döktü. Tebrikler.
* Bilmiyordum; Bilali Yıldırım gecede değme sunuculara taş çıkarttı. Tek kelimeyi sürçtürmeden geceye damgasını vurdu. Ertuğrul Köse de hemen yanındaydı. Yıldırım’ın “ara”larda anlattığı anekdotlar oldukça ilgi çekiciydi.
* Twitter dostları da oradaydı… “Ben Ali Basmacı” diyerek uzanan eller… “Hani sizi sık sık telefonla rahatsız eden isim benim, biziz…” diye merhabalaşan okurlar… Okur-yazarların samimi buluşmasıydı gece aynı zamanda.
* Zaman zaman Milli Gazete’ye de katkı sunan gençlerden Samet Paçacı da programdaydı. Paçacı, şu sıralarda Genç Doku dergisine röportajlar hazırlıyor.
* Gecede dinlediğim bir anekdot da son derece çarpıcıydı; hanımlar “altın günü” gibi “Milli Gazete Günü” düzenlemeye başlamışlar.
* Milli Gazete’nin ilk Genel Yayın Yönetmeni Hasan Aksay, gazetenin ilk manşeti olan “Yahudi Kongresi”nin öyküsünü de anlattı; “1971 yılında, gazetelere haber ve fotoğraf servisi yapan Türk Haberler Ajansı (THA) vardı. Yahudi Kongresi’nin toplanacağı haberini aldık. Bu haberi manşet yapmaya karar verdik. THA yetkilileri ile de görüşüp bu haberi bize servis etmelerini istedik. Parada da anlaştık; o zamanın parasıyla 5.000 TL (beş bin Türk Lirası) vermeye razı olduk. Ama ne oldu, biliyor musunuz Ajans, konunun Yahudilerle ilgili olduğunu anlayınca haberi vermekten vazgeçti. Biz de kendi imkânlarımız ve kaynaklarımızı kullanarak haberi yaptık ve manşete koyduk.” Hasan Aksay’ın, “O zamanlar bir yerde ‘Allah’ dense deprem olduğu sanılırdı” cümlesi herkesin dikkatini çekti.
* Ali Haydar Haksal’ın önerisi gecenin en çok konuşulanıydı; “Hasan Aksay ağabeyimizin gün yüzüne çıkmamış, yayınlanmamış anı ve hatıraları mutlaka bir şekilde ortaya çıkarılmalı…” Erbakan Hoca hakkında kitap yazan (yeni) Ekrem Şama, bu işi de üstlenir mi, acaba Kim bilir
* Milli Gazete’nin eski Beyoğlu Temsilcisi Sefer Tokaç da oradaydı… Tokaç’la, uygun bir zamanda, Karaköy tüccarlarından Rıdvan Dildar ağabeyin kahvesini içmek için sözleştik. Hayırlısı bakalım…
* Yazılarını her dem ilgiyle takip ettiğim İbrahim Veli, bir süredir yeni bir ufka yelken açtı. Bir STK’nın organizatörü konumunda. “Eyüp’teyiz, bekleriz…” dedi. İnşallah… Çocuk konusunda da bir “tüyo” verdi; “2’den sonrasını düşünme. Yük olmadan büyüyorlar…”
SON DERECE İLGİNÇ TOPLANTI!..
Gelecek planda ne yapacağı henüz net olarak belli olmayan eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, İstanbul’daki Parlamenterler Evi’nde Kaya Erdem, Fikret Ünlü, Zeki Yavuztürk, İsmail Müftüoğlu gibi eski bakanlar ile Nevzat Yalçıntaş, Azmi Ateş ve Nazlı Ilıcak’la bir araya geldi.
Son derece ilginç…
Sağdan ve soldan, eski ama önemli isimler.
Yalçıntaş, Ateş ve Ilıcak’ın yıldızlarının son dönemde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la pek barışmadığını bilmem söylemeye gerek var mı
Hatta -ne kadar doğrudur bilemem- Erdoğan’ın Nazlı hanım için, “Bu kadını benden uzak tutun” dediği bile rivayet edildi. Oysa AKP’nin kuruluş aşamasında Ilıcak’ın evinde toplantılar yapıldığını biliyoruz.
Neyse…
Bu türden toplantıların kokusunu hemen alamazsınız! Biraz zaman geçmesi lazım! Ama o zaman da öyle çok uzak bir zaman değil.
Haber vereyim dedim…
NOT: Bugün, 26 Ocak 2015, Pazartesi… 1) Emekliler yılda 15–20 TL zamla, hâlâ sürünmeye devam ediyor. 2) An itibariyle asgari ücretli “nasıl geçineceğim ” diye feryat ediyor. 3) Bu parlamento ve mevcut AKP iktidarı, 2011’den bu yana verdiği yeni ve sivil anayasa sözünü yerine getiremedi. 4) 28 Şubat darbesi döneminde kapatılan, yoksul-zeki Anadolu çocuklarının barındığı Başbakanlığa bağlı Vakıf Öğrenci Yurtları hâlen kilitli. Otur, sıfır!