Laiklik Meselesi

Abone Ol

Dindar nesil, imam hatipli, muhafazakâr demokrat derken

geldik dayandık laik kalmaya! Türkiye de eskimiş ne kadar klişe varsa döküldü

ortalığa. Neymiş efendim Türkiye laiktir laik kalacak, laiklik vazgeçilmez

ilkemizdir filan. Ne bu, bu gericiliktir. Açıkça söylüyorum; laiklik

gericiliktir. Laiklik olmazsa yağmur bile yağmaz romantikliğine soyunan laikler

laikliğin ne olduğunu bile bilmiyorlar. Laikler hemen aha da bulduk lokmayı

deyip Müslümanlara saldırmaya çalışırken hükümet laiklerden daha laik çıktı;

bayatlamış CHP kafasına dönüştü AKP. Dindar nesil yetiştirme iddiasında bulunan

hükümet, birdenbire acayip laik oluverdi. Hükümet yetkililerinden laikliğe

dokundurmayız nümayişleri ortalığı kapladı. Demek ki dindar nesil laiklikle

yetiştirilecek!

Nereden çıktı bu laiklik meselesi TBMM Başkanı, Yeni

anayasada laiklik olmamalı dedi, arkasından laik lağım açıldı! TBMM Başkanı

yirmidört saat sonra laiklik açıklamasından vazgeçmek zorunda kaldı, kişisel

düşüncesi filan olduğunu açıkladı. Cumhurbaşkanı, başbakan ve iktidar

partisinin diğer yetkilileri arka arkaya açıklama üstüne açıklama yaptılar.

Bizler de hayret ve istihzayla izledik olan bitenleri.

TBMM de biri iktidar diğerleri muhalefet dört parti var.

Sözde dört parti de ayrı ayrı görüşleri temsil ediyor. Gelgelelim dört partinin

hiçbir farkı yokmuş, bunu gördük. PKK terörü yüzünden Türkiye nin Güneydoğu su

savaş alanına çevrilmişken, IŞİD denilen dış terörle Türkiye nin sınırları

tehdit altındayken bu partilerde fikir ve eylem birliği yok. Ama iş laikliğe

gelince hepsi birlik oldu. Terör saldırısıyla güvenlik güçleri ve sivil halk

ölüyor dört parti farklı şeyler söylüyor ama laiklik söz konusu olunca hepsi

ağızbirliği etmiş laikliği savunuyor. Dört partinin dördü de; Türkiye laiktir

laik kalacak diyor. Yani terörden insanlar ölsün, vatan sınırları ihlal edilsin

ama laikliğe bir şey olmasın, bu partilerin hepsi böyle düşünüyor. Ne acıdır

bunu gördük. Dört parti aynı tornadan çıkmış olduğunu ispatladı. Seçim

zamanlarında birbirlerinden farklıymış gibi halkı kandırıyorlar. Oysa hepsi

aynı. Hepsi laik! Hepsi laiklik taraftarı. Peki, nedir laiklik

Laiklik, Fransa ve İngiltere nin baskısıyla Türk hukukuna

Meşrutiyet Dönemi nde girmiştir. Osmanlı Devleti nde Müslümanlarla

Hıristiyanların eşit statüde olması dayatmasıyla laiklik Türk hukukuna

sokulmuştur. Sonuç ne; Osmanlı Devleti yıkılmıştır. Laiklik sanıldığı gibi din

ve devlet işlerinin ayrılması filan değildir. İslam dinini diğer batıl dinlerle

eşitleme dayatmasıdır. Laikliği nasıl tanımlarsanız tanımlayın laiklik

laikliktir. İslam da laiklik yoktur. Müslüman laik değildir. Çünkü bu, ayetle

sabittir; Ancak inananlar üstündür. Osmanlı, Müslüman devletidir. Tarihte

bütün Müslüman devletleri İslam kaidesine göre yönetilmiştir. Eğer Türkiye

Cumhuriyeti Müslümanların devletiyse İslam kaidesine göre yönetilmelidir. Laik

olmamalıdır. Anayasadan laiklik kaldırılmalıdır.

Cumhurbaşkanı, İnsanlar laik olmaz devlet laik olur

diyor. Oysa insanlar laik olur. Devleti yöneten insan değil mi Kurumlar laik

olmaz; bir bina nasıl laik olsun Bir devlet kurumu, içinde çalışan ve

yönetenlerle kurumdur. Yoksa binanın ne hükmü vardır. Cumhurbaşkanlığı binası

Cumhurbaşkanlığı olmasa bina olarak ne önemi olabilir. Cumhurbaşkanlığı

kurallarıyla orası bir devlet kurumudur. Devlet kurumlarından kuralları ve

çalışanları çıkardığınızda binadan başka ne kalır, hiçbir şey. Bina laik olur

mu Olmaz. Anayasaları binalar yapmıyor insanlar yapıyor. Yapan insanlar laik

olursa laik olur yoksa anayasa yani yazılı metin kendi kendine nasıl laik

olsun. Metni yazanların isteği doğrultusunda o metnin içeriği oluşur. Durup

dururken anayasa kendi kendine yazılıp laik anayasa olmaz. Siz ne yazarsanız

kurallar onlardan oluşur. Bina kural koyamaz kuralları insanlar koyar.

Dolayısıyla insan laik olur bina değil.

Yeni anayasada laiklik olacaksa hâlihazırdaki anayasanın

değiştirilmesine gerek yok.