Bush yönetiminde dünyayı kana bulayan, terörizmi yayan ABD dün yeni bir imtihan sürecine girdi. Obama‘nın gelişiyle birlikte dünya kamuoyu değişim umudu taşırken, pek çok insan da şüpheyle yaklaşıyor. Obama yönetimindeki ABD‘nın terörist anlayıştan vazgeçip vazgeçmeyeceğini ise zaman gösterecek.Yeni ABD Başkanı Barack Obama‘nın göreve başlaması, Ortadoğu ülkelerinde yaşayanlarda karışık duygular meydana getirdi. Ortadoğu‘da yaşayanlardan bazıları, Obama‘nın değişik kültürlerden oluşmuş bir aileden gelmesinin kendilerini "daha iyi anlamasına" yardımcı olacağını düşünseler de özellikle son haftalarda Gazze‘de yaşanan insanlık felaketi, Obama‘nın bölgede işgalci ABD politikalarını değiştirebileceği konusunda şüpheleri artırdı. Obama‘nın özellikle vahşi İsrail‘i kınamaması şüpheleri artırıyor.

Iraklıların da Obama hakkında karışık duygular içinde oldukları gözlendi. Halkın bir kesimi umutlu iken, bir kısmı da değişen hiçbir şey olmayacağını düşünüyor. Ancak Irak Petrol Bakanlığı yetkililerinden Muhsin Kerim, Obama‘nın, Amerikan‘ın Irak politikasını değiştirme konusunda çok az seçeneği olduğunu göreceğini söyledi. Kerim, Obama‘nın seçim kampanyasında söz verdiği gibi Amerikan askerlerini Irak‘tan 16 ay içinde çekeceğinden de şüphe duyduğunu belirtti.

ABD‘nin, nükleer politikası nedeniyle büyük anlaşmazlık içinde olduğu İran‘da ise "Obama, ilişkileri değiştirmek için hiçbir şey yapamaz. İran, İsrail‘i sevmiyor, ama Obama seviyor. İkisi yan yana gelemez" fikri hakim.

"Canımızın her istediğini yapamayız"

Obama, ABD Başkanı sıfatıyla ilk konuşmasında, Müslüman dünyaya da seslendi ve ‘‘İlerlemek için ortak çıkarlar ve karşılıklı saygıya dayalı yeni bir yol arıyoruz‘‘ dedi. Obama, batıdaki toplumları suçlayan liderlere de seslenerek, ‘‘Unutmayın ki halklarınız sizi, yıktıklarınızla değil, inşa ettiklerinizle hatırlayacak‘‘ dedi. ABD‘nin, dünyada herkes için eşitlik, barış isteyenlerin dostu olduğunu ve liderlik etmeye hazır bulunduğunu belirten Obama, ‘‘Sadece güç bizi koruyamaz. Canımızın her istediğini yapamayız‘‘ ifadesini kullandı. Konuşmasına, Amerikalılara, ‘‘Bugün burada, önümüzdeki sınavın farkında olarak alçak gönüllülükle duruyorum‘‘ sözleriyle seslenerek başlayan Obama, bu görev için minnettar olduğunu ve atalarının yapmış olduğu fedakarlıkların farkında bulunduğunu ifade etti.

Mandela‘dan Obama‘ya:

Şansın var, umudun sesi ol

Güney Afrika‘da ırk ayrımcılığına karşı mücadelenin kahramanı, eski devlet başkanı Nelson Mandela, ABD‘nin yeni başkanı Barack Obama‘yı dünya için "umudun yeni sesi" olarak selamladı. Mandela, Obama‘ya bugün and içmeden önce iletilen mektubunda, yeni ABD Başkanının göreve başlamasını, ABD ile dünya için "gerçekten tarihi" bir an olarak niteledi ve kendisini tebrik etti. Nelson Mandela, "Bugün bizler, ülkemizin demokrasiye geçiş anındaki heyecan ve şevki, bir şekilde yeniden hatırladık. Sadece bizim ülkemizde değil, bütün dünyada insanlar, insanlığın ortak çabasıyla adaletsizliğin aşılabileceğine ve birlikte daha iyi bir yaşam hedefine varılabileceğine inanmanın heyecanını yaşadılar" ifadesini kullandı. Mandela mektubunda, "Sayın Başkan, siz bu sorunlarla mücadele edilebileceği, gerçekten de dünyayı değiştirebileceğimiz ve daha iyi bir yer haline getirebileceğimiz konusunda yeni bir umudun sesi oldunuz" görüşüne de yer verdi. Nelson Mandela, Afrikalıların, Obama‘nın siyah bir babanın oğlu olması nedeniyle duyduğu özel heyecan ve onuru paylaştığını da kaydetti.

Javier Solana:

Obama, çok taraflı diplomasi için bir şans

AB Ortak Dış Politika ve Güvenlik Yüksek Temsilcisi Javier Solana, ABD‘nin yemin ederek göreve başlayan yeni Başkanı Barack Obama‘nın çok taraflı diplomasi için bir şans olduğunu söyledi. Solana, yeni Amerikan yönetiminin ABD ile Avrupa‘nın çok taraflı diplomasideki taahhütlerini yenilemek için bir şans olduğunu belirtti ve yeni ABD Başkanı Barack Obama‘nın yemin töreninin ‘‘özel bir an‘‘ olduğunu ifade etti. ‘‘ABD‘nin herhangi bir ülke olmadığını‘‘ bildiren Solana, Başkanının da diğer siyaset adamları gibi bir başkan olmadığını, çünkü yaptığı seçimin dünyadaki milyarlarca insanı etkilediğini kaydetti. ‘‘Diplomasi dersi‘‘ veren Solana, çatışmaların askeri yolla değil siyasetle çözülmesinin ve uluslararası bir müdahale sırasında iç siyaseti düşünmenin önemini, ayrıca ABD dahil hiçbir ülkenin tek başına sorunları çözemeyeceğini vurguladı. Solana, AB ile ABD‘nin, Obama‘nın göreve gelmesinden, ‘‘globalleşmiş dünyada ortaklıklar kurulması, güvenin tesis edilmesi ve kuralların düzenlenmesi konularındaki taahhütleri yenilemek için‘‘ yararlanması gerektiğini de ifade etti.

Muhabir: Haber Merkezi