Kızlı-erkekli öğrenci evleri ile ilgili olarak kuyuya bir taş atıldı çıkarabilene aşk olsun!
Her şey açık, her şey bilinirken kuyuya atılan taş ile sanki bilenen her şey unutuldu, açık olan her şey gizlendi!
Yeni yeni bilinen şeyler hatırlanıyor!
Gizlenen şeyler açığa çıkarılıyor!
Ve deniliyor ki “mahkeme kararı olmadan hiçbir eve girilemez!”
Sonunda madem böyle denilecekti de baştan o kıyamet niye koptu
Ya da koparıldı
İşte, bu sorunun cevabını vermek çok zor!
Çünkü işin ucu dönüp dolaşıp tehlikeli bölgeye uzanıyor!
Bu nedenle fuhuş endişesi ile dile getirilip, sonra işin içine uyuşturucu ticareti ve terör belası gibi konuların da eklendiği bir konu şimdi “mahkeme kararı olmadan hiçbir eve girilemeyeceği” şeklindeki açıklamalar ile kapatılmaya çalışılıyor!
Kapatılmaya da diyebilirsiniz, soğutulmaya da diyebilirsiniz!
Zira olayı başlatanlar bile, “Bir öğrenci evleri denetlenecek dedik konu fuhuş, zina denilerek nerelere çekildi” diye açıklamalarda bulunuyorlar!
Sanırız bu tartışmayı geçmişte ne yaptıklarını unutanlar yanlışlık ile başlattılar!
Geçmişte adına zina denilen eylemi suç olmaktan çıkarıp AB’nin gözüne girmeye çalışanlar şimdi bunu unutmuş gibiler!
Ve bu tür bir eylemin yaşanması tehlikesine karşı akılları sıra tedbir almaya kalkışmışlar!
Sonra da kıyametler koptu tabii!
İşlenmesi suç olmaktan çıkarılan bir eylemin bazı ortamlarda yaşanabileceği endişesi ile bir takım önlemlerin alınmaya çalışılmasına ne denir Herhalde abesle iştigal denir!
Peki, geçmişte böyle bir hata yapıldı diye yanlış bir gidişata dur denilmemeli mi
Hiç öyle şey olur mu
Elbette dur denilmesi gerekir ama önce ilk başta yapılan hata düzeltilmeli!
Yani AB’ye uyum için zinayı suç olmaktan çıkaran yasa yeni baştan düzenlenmeli!
Pek tabii böyle bir düzenleme kızılca kıyamet koparacaktır!
Baksanıza yapılan anketler kızlı-erkekli öğrenci evlerine halkın yüzde 70’nin olumsuz bakarken halkın yüzde 20’den fazlasının böyle bir yaşama olumlu yaklaştığını ortaya koyuyor!
Sanırız önce halkın yüzde 20’sinden fazla nasıl böyle bir erozyona uğradı onu araştırmak gerekir!
Çünkü bu oran yabana atılacak bir oran değil!
Çok değil on sene öncesinde bile bu rakama ulaşılamazdı!
AB’ye uyum sağlıyoruz denilirken halkın nasıl ifsad olduğu orta da değil mi