Sad b. Hişam (R.A.) diyor ki: Hz. Aişe (R.Anha)
validemize geldim de:
- Ey Mü minlerin annesi! Bana, Resûlullah (S.A.V.)
Efendimizin ahlâkından haber ver! dedim. Hz. Aişe (R.Anha) validemiz:
- O nun ahlâkı Kur an-ı Kerim idi. Sen, Kur an-ı Kerim,
ALLAH Teâlâ nın:
Şüphesiz sen, en güzel ve en yüksek bir ahlâk
üzeresin. Ayet-i kerimesini okumuyor
musun Diye sordu.
- Evet okuyorum! dedim.
- İşte Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin ahlâkı,
Kur an-ı Kerim idi, buyurdu. Sonra:
- Ben evlilikten uzak kalmak istiyorum, yani
evlenmeyeceğim, dedim. Hz. Aişe (R.Anha) validemiz:
- Bunu yapma! Çünkü:
Ândolsunki ALLAH Teâlâ nın Resûlünde, sizin için, ALLAH
Teâlâ ya ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve ALLAH Teâlâ yı çokca zikredenler
için güzel bir numune vardır. Ayet-i
kerimesini okumuyor musun Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz evlendi ve çocukları
da oldu, buyurdular.
Gerçekten Sevgili Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz
yaşayan bir Kur an-ı Kerîm idi. İslâm ın nasıl yaşanacağını bütün insanlık için
gösteren canlı, en güzel örnek ve modeldir. Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin
hayatı canlı bir Kur an-ı Kerim dir.
Tarih boyunca pek çok insanlar gelip geçmiştir. Ama
onların çeşitli sahalardaki büyüklüklerine rağmen mutlaka bir tarafları
eksiktir. Büyüklüklerine rağmen çoğu kere zâlim, ahlâksız ve adâletsiz
olabilmişlerdir. İşte hiçbir sahada küçülmeyen, eksiği, kusuru bulunmayan ve
bütün müsbet vasıfları ile insanî kıymetleri şahsında toplayan yegâne insan Hz.
Peygamber (S.A.V.) Efendimizdir.
Tereddütsüz söyleyebiliriz ki, bugün insanlık namına,
hak, adalet ve ahlâk adına her neye sahib isek hepsi O fazilet güneşinin
eseridir. Nitekim merhum Mehmed Âkif:
Dünya
neye sâhibse O nun vergisidir hep,
Medyûn
O na cem iyyeti, medyûn O na ferdi,
Medyûndur
o ma sûma bütün bir beşeriyyet,
Yâ Rab,
bizi mahşerde bu ikrâr ile haşret. ,
demiştir.
Büyüklerimizden Mustafa İsmet Garibullah Büyük Şeyh
Efendi (K.S.), Risale-i Kudsiyye isimli kıymetli eserinde şöyle buyurur. Sh:2
Ne mümkün vasf olunmak ol Habibi,
Ana vassâf hemen ALLAH karîbi.
Ana bî had salât kim ol Habîbi
Bu vuslat derdinin oldu Tabibi
O, iman edenlere, salih ameller işleyenlere, iyilere,
doğrulara, cömert mü minlere dua etmiştir. Bu dualar üzerimize sâyeban olsun.
Onu vesile kılarak ALLAH Teâlâ dan bağışlanma dileriz.
Rab olarak ALLAHü Teâlâ yı, nebi olarak Muhammed Mustafa aleyhissalatü ve
selamı, düstur ve imam olarak Kur ân-ı Azimüşşanı, Şeriat olarak Şeriat-ı
Garra-i Muhammediyeyi kabul edip, güçleri yettiğince uygulayanlar inşaALLAH
kurtulacaktır.
Candan yürekten Lâ ilâhe illALLAH Muhammed Resûlullah
diyerek iman edenler, bu imanlarını giderecek sözlerden, fiillerden ve
davranışlardan kaçınanlar, ölümleri ömürlerine iman ile bitişerek dünyadan
âhirete hüsn-i hâtime ile göçenler için ebedî zarar ve hüsran olmayacaktır.
O bize, hepimize en büyük iyiliği yapmış kimsedir.
O na büyük minnet borcumuz vardır ve kendisine çok
teşekkür ediyoruz.
O nu nefsimizden, yakınlarımızdan, sevdiklerimizden daha
fazla, en fazla seviyoruz.
O ndan gördüğümüz faydayı ve iyiliği başka hiçbir
insandan görmedik.
Bir gün yüz yüze buluşmak ümidiyle salat olsun ona, selam
olsun ona.
Bizi ona ümmet kıldığı için eşi, ortağı, benzeri olmayan,
zaman ve mekândan münezzeh bulunan, kemal sıfatlarla sıfatlı, noksan
sıfatlardan münezzeh Âlemlerin Rabbine sonsuz hamdler ve şükürler. O nun ümmeti
olmak ne büyük mutluluk.