Kutlu Doğum Haftası ? 5

Abone Ol

O nu kendi hayatlarına, düşüncelerine, kültürlerine,

davranışlarına ve çevrelerine yansıtmışlardır. Şanlı tarihimizi ve kültürümüzü

zenginleştiren bu örneklerden birkaç tanesine işaret etmekte yarar vardır:

1- Ne zaman ve nerede olursa olsun O nun ismi anıldığında,

bizim geleneğimizde salât ve selâm getirilerek sözlü, sağ el kalbin üzerine

götürülmek sûretiyle O na olan kalbî bağlılığımız ifâde edilmektedir.

2- Anadolu insanı Hz. Muhammed (S.A.V.) Efendimize olan

sevgisinden ve bağlılığından dolayı çocuklarına O nu hatırlatacak isimler

vermektedir. Erkek çocuklarına Mehmet, Ahmet ve Mustafa gibi isimleri tercih

ediyorlar. Bu hususta bir inceliği de dikkate alarak Muhammed ismini verecek

olursa ağzından çıkabilecek bir hatalı ifadeden dolayı Peygambere saygısızlık

olmasın diye daha çok Mehmet olarak isimlendirmeyi uygun görmüşlerdir.

Bu duygu ve hasret, kız çocukları için de geçerlidir.

Bilindiği gibi gül ve kokusu Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin teninden

hasıl olduğu söylenmekte, bu nedenle gül motifi O nun bir simgesi olarak kabul

edilmiş, Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz güle benzetildiği için edebiyatımızda

gül motifi çok kullanılmıştır. Fuzûlî nin ifâdeleriyle: Bahçıvan ne kadar

uğraşırsa uğraşsın O nun gibi bir gül yetiştiremeyecektir. Ancak bizim

insanımız çocuklarına isim verirken içinde gül geçen isimlerin tercih edilmesi

de bundan dolayıdır. Gülnûr, Gülbû, Gülşen, Gülendâm v.s.

Gül, Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin remzidir. Gül,

O nun sembolüdür, simgesidir. Biz çocuklarımıza Gül adını vermekle Hz.

Peygamber (S.A.V.) Efendimizin adını veriyoruz. Onları öpüp koklamakla Hz.

Peygamber (S.A.V.) Efendimizi koklamış oluyoruz.

3- Bilindiği üzere yüce dinimiz vatan, hürriyet, cihad ve

şehitlik gibi konulara önem vermektedir. Bunları korumaya çalışan bir milletin

ordusunun fertlerine, adeta Hz. Muhammed (S.A.V.) Efendimiz gözüyle

bakılmasından dolayı Küçük ve sevimli Muhammed manasına gelen Mehmetçik

ismi verilmiştir. O nun mensup olduğu askerlik mesleği ile icra ettiği görev ve

hizmetinin önemini vurgulamak için de, Peygamber Ocağı denmiştir.

4- Hâlen devam etmekte olan bir başka husus da

Anadolumuzun hemen hemen her tarafında kız isteme sırasında ALLAH Teâlâ nın

emri ve Peygamberin kavli... ile söze başlanması Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimize

olan bağlılığın bir başka tezahürüdür.

5- Kültürümüzde Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimiz

sevgisinin şeklen de olsa çok önemli göstergelerinden biri de hemen her

vesileyle hayatımızın belli başlı noktalarında O nun doğumu üzerine yazılmış

olan mevlid manzumelerinin okunduğu mevlid merasimleri tertip etmektir.

Anadolu da yerleşmiş bir mevlid kültürü vardır. Doğum,

ölüm, sünnet, nişan, düğün, kandil, hacı uğurlama ve karşılama gibi akla

gelebilecek bir çok tören sırasında mevlid okunmaktadır. Bu geleneğin

Osmanlılar döneminde de MevIid Alayı şeklinde resmi bir merasim halini

aldığını görmekteyiz. Her yıl Hz. Muhammed (S.A.V.) Efendimizin doğum gününe

rastlayan Rebiulevvel ayının on ikinci gününde Sultan Ahmet Camii nde bir

merasim yapılırdı. Burada devlet erkânı ve müderrisler protokol sırasına göre,

Vezirler, Yeniçeri Ağası, Defterdar, Reisü l-Küttap, Kapıcıbaşı Ağalar...

otururlardı. Daha sonra ferace giymiş Padişah, alay eşliğinde camiye

götürülürdü. Padişahı Yeniçeri ve Kapıcıbaşı Ağaları selâmladıktan sonra

yerlerini alırlardı.

Milletimizin asırlar boyunca sahiplendiği bu mevlid

kültürü, günümüzde de millî birlik ve beraberliğimizi korumada önemli bir yer

tutmaktadır. Bugüne kadar Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimize olan sevgi, aşk ve

hasretlerini Na t lar halinde dile getirmek üzere yüzlerce mevlid metni

yazılmıştır. Fakat bunların arasında Süleyman Çelebi nin yazdığı mevlidin

müstesna bir yeri vardır. Merhaba bahrinden alınan şu mısralarda, bir yandan

Resûlullah (S.A.V.) Efendimize dünyayı şereflendirmelerinden dolayı hoş

geldiniz denilmekte, diğer yandan da âsi, günahkâr, çaresiz ve zor durumda

kalan bütün ümmet için bir kurtarıcı olduğu müjdelenmektedir:

Merhaba ey âsi ümmet melceî

 Merhaba ey

çaresizler eşfeî

 Ey cemali gül yüzü

bedr-i münir

 Ey kamu düşmüşlere

sen destgir