Kurtuluşumuz Kur'an'la

Abone Ol

Millet, bir şeyler hissetmiş ve kendisinin dahi adını koyamadığı bir ihanete karşı topluca kurtuluş hareketi başlatmış.

Bakmış ki şehrindeki imam hatip okulunun içi boşaltılıyor, bakmış ki Kur an kursunun kapısı kilitli bu sefer Millet kendisi olaya el atmış ve camileri, evleri, iş yerlerini Kur an kursu haline getirmiş.

Zaten bizim dinimizin ana kitabı Kur an ın birinci ayeti okumayı emrederek başlar.

Halkımız da kurtuluşun yine Kur anla olacağına karar vermiş ki bu hareketi bütün ülke sathına yaymış.

 "İlim öğrenin. Öğrenmek iyiliktir. Öğrencilik ibadettir. Derse çalışmak tesbihtir. Araştırma yapmak cihaddır. Öğretmek sadakadır. İlim, gurbette yoldaş,  yalnızken arkadaştır, sana konuşuverir. Zengin ve mutlu isen yol gösterir. Fakir kalırsan yardım eder. Bela  gelirse yardım eder . Dostlar yanında süstür. Düşmanlara karşı silahtır. Allah, milletleri ilimle yükseltir ve idareci kılar."

Bu sözler, sevgili Peygamberimizin eğitiminde yetişmiş ola Muaz b. Cebel e aittir. (Şerh-u Hadisi Ebi-d-Derda, İbni Receb- el- Hanbeli s: 34)

Hz. Adem i meleklere  üstün kılan,  Onun Allah tan  öğrendiği ilim sebebiyledir. İlim bizim hayatımızın gönyesi, şâkülüdür. Eğrilerimizi doğrultur.

Süleyman Aleyhisselam,  kuşların dilini bilirdi. Rüzgâra yön verirdi. Hz. Lokman,  çiçeklerle konuşurdu.

Davud  Aleyhisselam,  demire  mum  gibi şekil verirdi. Şuayb Aleyhisselam uluslar arası ticaret yapan kavmine doğruluğun yollarını gösterirdi.

İsa Aleyhisselama hastaların tedavisi öğretildi.

Bütün bunlar bize yol göstermesi için   Kur an tarafından bildirildi.

Allah ın iki türlü ayeti vardır:

1- Kur an ayetleri.

2- Tabiat ayetleri

Kur an ayetlerini okumak, anlamak ve tatbik etmek ibadet olup iki dünyamızı da güzelleştirdiği gibi tabiat ayetleri olan fizik, kimya, biyoloji, yer bilimi, gök bilimi, deniz bilimi... vs. tabiatın tefsirini yapan bütün ilimlerle bir mümin olarak ilgilenmekte farzı kifayeyi yerine getirmek olduğundan ibadettir ve  iki dünyamız için de  saadettir.

Bilginin gücüyle dağlar deliniyor. Demire binip gökyüzünde uçuyoruz. Denizaltında yüzüyoruz. Dünyanın öbür ucundakiyle yüz yüze konuşabiliyoruz.

Bir milletin her iki ayeti de ayakta tutması, iki kanatlı kuşun uçması gibidir. Tek kanatla uçulmadığı gibi yalnız tabiat kanunlarıyla yetinen, teknolojinin zirvesine yükselmeye çalışan milletler ahlaken alçalıyorlar.

Son günlerde Bush dili bilmeyi ilerlemenin tek yolu olarak gösterenler çoğalmaya başladı. İngiltere nin sömürgesi olan ülkelerin hepsi İngilizce bilir ama fakirlikten kurtulamazlar.

Fakirken zengin olan bir dostum "Fabrikaya işçi lazım. Polonya dan, Ermenistan dan ve daha başka ülkelerden gelen, üç dil bildiğini, dört dil bildiğini söyleyen ve elli dolara çalışabileceğini dilenen bir dille anlatan insanları görünce yüreğim sızlar" demişti.

Her halükarda ilim hareketini destekliyoruz.  Kişi ilim sahasında derinlemesine ilerlerken bir şeyin oluşmasında binlerce sebebi gördükten sonra sebepleri yaratanı görür gibi anlayacaktır.

Rabbimiz Sebe suresinin altıncı ayetinde bunu şöyle haber verir: "Kendilerine ilim verilenler, Rabbin den sana indirilenin doğru olduğunu, Aziz ve Hamid olan Allah ın yoluna ilettiğini görürler."

Tevrat ı çok iyi bilen Yahudi asıllı  Abdullah b. Selam ı  secdeye kapayan   ve şehadet  getirten bu Kur an dır.

Cahiliyye döneminde şiirde zirveye çıkanlardan birçoğu Kur an ı ilk dinleyişte secdeye kapanmıştır. Çağımızda örneklerini gazetelerden ve "Niçin Müslüman olduk" adı ile Türkçe ye terceme edilen kitaptan okumaktasınız. Yeter ki biz, Kur an ın hakkını vererek okuyalım,  anlayalım, yaşayalım ve gül gibi yüz, bal gibi sözlerle duymayanlara duyuralım.