Kurtlarla Yaşamak İstemiyoruz

Abone Ol

Kurtların uzun yıllar içerisinde evrime uğramasıyla oluştu köpekler.

Elbet yırtıcı kurtlar dağlarından vazgeçmedi.

Daha uysalları insanlara sokularak karınlarını doyurup karşılığında sürüye ve eve sahip çıkarak binlerce yıl içerisinde evcilleşip köpeğe dönüştüler.

Ne ki bugün sokaklardaki başıboş köpekler kâbusumuz.

Her yıl onlarca vatandaşımızı köpek saldırılarından kaybetmekteyiz.

Küçük çocuğu hayattan koparan kuduz hadisesi ise bardağı taşıran damla oldu.

Köpek düşmanı değilim.

Onlar hakkında birkaç kitap yazabilirim,

İyiliklerini, dostluklarını gördüm.

Onlarla hiç kötü anım yok.

Gelir, kapımın önünde aç olduklarını bakışları ile anlatırlar.

Onlara yiyecek verirken, mahallelinin bana kızdığının da farkındayım.

“Bunları bu sokağa alıştıranda suç” diye konuştuklarını duymaktayım.

Dahası bu masum hayvanlar hasta olduklarında da kapıma gelmekteler.

Nasıl anlamaktalar kendilerine yardım edecek insanları.

Bakımlarını yapıp bir veterinerden yardım almaktayım.

Hatta ölmek için de yine kapımı seçmekteler.

Ama bu kez gözyaşlarım sel olmakta.

Onların yasını tutmakta, “Gece nasıl acı çekerek öldü kim bilir” diye derin kederlere gark olmaktayım.

Çocukluğumda hayvan dostu ailemle yaşadığım evimizin bahçesinde daima sevimli bir köpek vardı.

Evin içinde de mutlaka birkaç kedimiz olurdu.

Hatta eşim askere gittiğinde iki küçük çocuğumla kaldığımız giriş kattaki evimizin koruyucusu, sokağımızın sadık köpeği Aleks’ti.

Ondan yardım istememiştim ama yere yakın pencerelerin tehlikesini hesap ettiğinden her sabah onu, kapı önünde gecelemiş bulurduk.

Çocuklar nasıl sevinirlerdi, Aleks’in akşam nöbetlerini aksatmayışına.

Böyle de duygusal ve anlayışlı, iyi kalpli hayvanlar.

Gün geçmesin ki fakat,

Gazetelere yansıyan bir köpek saldırısı duymayalım.

O da yine iyi kalpliliklerinden.

Ekmeğini yedikleri sokağı, korumakla; borçlarını ödeyeceklerini düşünmekteler.

Tanımadıkları biri geçtiğinde, üstüne yürüyerek korkutmak istemekteler.

Fakat o korkuyla kaç kaza meydana geldi.

Kamyonların altında kalan çocuklar, hayatlarını kaybedenler, sakat kalanlar, yüzleri parçalananlar, en son kuduz vakasında yitirdiğimiz evladımız.

Bu kadar can yakan bir soruna ilgililer çözüm bulmalı.

Ne Polenez Ormanları’nda yürüyüş yapabilmekteyiz,

Ne geç vakit dışarı çıkabilmekteyiz.

Mama lobisi ciyak ciyak bağırmakta.

“Vicdanlara mama” deyip büyük rantlar elde etmekte, köpeklerin sokaklardan alınıp barınaklara bırakılıp temiz ve hijyen şartlarda yaşamalarına izin vermemekte.

Belediyeler daha büyük bir riyakârlıkla, lüks semtlerden topladıkları köpekleri getirip yoksul mahallelere bırakmaktalar.

“Ölürse, yoksullar ölsünler” demekteler.

Bu konu çok büyüdü.

Kadim dostlarımıza eğer barınaklarda bakılmazsa, aç kalırlarsa elbet saldıracaklar.

Acilen hijyen yerlere alınmalı ve kısırlaştırılmalılar.

Köpekleri görmek isteyenler, onları bakımevlerinde ziyaret edebilirler.