Kurtlar sofrası

Abone Ol

Türkiye nin en büyük 500 sanayi kuruluşunun başında yer alan, Ortadoğu nun en önemli ve stratejik petrol rafinerisi kimliğini taşıyan Tüpraş ın özelleştirilmesinden sonra, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası na bir haller oldu. Tüpraş ın, dünyanın sömürge imparatorlarından Shell ile Koç ortaklığına geçmesinden sonra, Borsa, akılalmaz bir tırmanışa geçti.

Televizyon ekranlarında borsanın yükselişi ile ilgili yorum yapan pembe gözlüklü ekonomistlerimiz, "Bu gidişin çok normal olduğunu, ekonomik göstergelerin çok güzel olmasından dolayı borsanın zamanla daha da yükseleceğini" kaydediyorlar. Durum bu kadar basit mi Türkiye ekonomisinde her şey çok güzel ve normal mi Lütfen, kağıt üzerindeki çarpıtılmış rakamlarla milletin zihinlerini doldurmayalım Lütfen, gerçekleri görelim ve bardağın ne kadarının boş, ne kadarının dolu olduğunu çarpıtmadan halkımıza anlatalım.

Yamasol Hükümeti nin duvara vurduğu günden bu yana iplerini tamamen IMF ye teslim ettiğimiz ülkemiz hazinesinin iç ve dış borcu 350 milyar doları aşmış durumdadır. Acaba hükümet bir yerlerden kaynak üretip bizim haberimiz olmadan iç ve dış borçlarımızı temizledi mi ki, borsa rekor üzerine rekor kırıyor Türkiye de işsizlik, çalışabilir nüfusun yüzde 20 sini aşmış durumda. Bizler uyurken, hükümet, memleketin dört bir yanına türlü türlü yatırım yaptı da, işsizliği sıfır noktalarına mı çekti acaba

İthalat ile ihracat dengeleri arasındaki cari açık giderek büyümekte, 80 milyar doları bulan açık dolayısıyla ihracatçı firmalar perişanları oynamaktadır. Hükümet, incik boncuk dağıtmakta bir numara olan bakanları Kemal Unakıtan ın eline sihirli değnek verip, bir gecede bu dengeleri yerine mi oturttu Borsada bazı kağıtlar havalara uçuyor, birileri üretmeden, ter akıtmadan, sadece kağıt alıp satarak cüzdanlarını dolarlarla şişiriyor, ekonomistlerimiz ise rantiyecilerin bu "büyük balığın küçük balığı" yutma operasyonuna "Her şey çok güzel gidiyor" diye alkış tutuyor.

Öncelikle şu konunun altını çizelim Borsa dediğimiz kurum, parayla para kazanılan, spekülatörlerin borusunun öttüğü, birilerinin kağıtlara yoktan paha biçtiği, para babalarının kurtlar sofrasından başka bir şey değildir.

Eğer borsada bazı kağıtlar tavan yapıyorsa, bazılarının da değerinin düşmesi mecburidir. Çünkü, kazananın olduğu yerde, kaybedeninin de olması gerekir.

Diğer yandan, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası nı, Amerikan Down Jones borsası gibi değerlendirmemek gerekir. Zira, Down Jones Borsası, Amerikan ekonomisinin geneliyle ilgili bir kanaat verirken, bizim borsamız ise derinliksizdir, sığdır, yüzeyseldir.

Bizim merak ettiğimiz husus, borsanın rekorlar kırmasını zihinlerimize pembe tablolar olarak sokuşturmaya çalışan televizyon kanallarımız, ellerine mikrofon alıp sokaklarda vatandaşlara bu konuyu sorsalar ne tepkilerle karşılaşırlar

Evine ekmek götüremeyen işsiz Ahmet, bu tuzu kurulara hangi dilden söver acaba