Bostancı‘da 12 Eylül öncesini aratmayan silahlı çatışma, Siirt E Tipi Cezaevi‘nde isyan, "29 Mart yerel seçiminde Kürdistan‘ın sınırlarını belirledik..." provokatif açıklamalarıyla meydanları karanlığa yönelten bir milletvekili... Açık açık Türkiye, dış dünyadan soyutlanarak "içe kapanma"ya yönlendiriliyor. Analizler doğru ve zamanında yapılmazsa bu "yol haritası"nın memleketi nereye götürdüğü belli.

Terörü siyasetin aracı olarak kullanan örgütlerin dünyada nesli tükeniyor. Çünkü çağın vicdanı masum insanlara zarar veren eylemlere bahane tanımıyor. Bu gerçek açığa çıktığı için terörizm her gün daha geniş kitleler tarafından "halk düşmanlığı" olarak algılanıyor. Fakat buna rağmen terör kendine alan ve yandaş bulabiliyor ülkemizde. Şiddete tapanlar uğursuz saplantıları ile birer ikişer ölüp gidiyorlar ama yarattıkları vahşet masum insanların ocaklarını söndürmeye devam ediyor. 1. Ordu Karargâhı‘na ve AKP‘nin İstanbul parti merkezine bombalı saldırı yaparak adını duyurmuş olan Devrimci Karargâh Örgütü‘nün üç yöneticisinden biri dün Bostancı semtindeki örgüt evinde ölü ele geçirildi.

Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu olan Orhan Yılmazkaya baskından önce telsizle yaptığı anonsta teslim olmayacağını söylerken "Yaşasın Türk ve Kürt halklarının mücadele birliği" diye bağırdı. Terör havası karargâh evinin bulunduğu mahalleyi altı saat esir aldı. Teröristin çok sayıda el bombası atması ve kurşun sıkması içerde birden fazla kişinin bulunduğu şüphesini uyandırdı. Belki de bu şüphe yıpratma taktiği uygulamak yerine erken bir müdahaleye polisi mecbur etmiştir. Çünkü yoğun yerleşim uzayan bir çatışmanın insan hayatına yönelik risklerini artırabilirdi.

Genç Emniyet Amiri Semih Balaban ekibinin başında hücre evine işte bu kaygılarla hamle yaptı. Yazık ki fedakâr kahramanlığı onun şehit olması ve yedi arkadaşının yaralanması ile sonuçlandı. Emniyet şeridi dışından geçen Mazlum Şeker adındaki bir gencin boynuna isabet eden kurşunla ölmesi de talihsizlikti...

Öldürülen teröristin yanındaki silâh ve bombalar, kim bilir ne zaman, nerede kaç masum insanın kanına girecekti?..

Muhabir: Haber Merkezi