Sanki giderek ulusal duygular zayıflıyor... İnsan böyle bir duyguya kapılıyor. Globalleşme ve küreselleşme gibi ortaya atılmış bir takım efsunlu kelimelerle özellikle geri kalmış ve gelişmekte olan ülkelerin halkları uyutuluyor ya da uyutulmaya çalışılıyor... Ulusal duygular ve yüzyıllar boyu uğrunda mücadele verilen bir takım kavramları küresel dünyanın kavalcısı rolündeki bir takım çevreler ABD menfaatine aykırı buluyor olacaklar ki, ısrarla bu kavramların içini boşaltmaya ve anlamsız hale getirmeye çalışıyorlar.
Böyle olmasaydı bundan 25-30 sene önce pek çok kişi uğruna mücadele verdikleri, hatta hayatlarını ortaya koydukları ideolojilerini bugün bir kenara iter, küresel sermayenin emrine girerler miydi
Maksadım dün bulundukları noktanın bugün tamamen tersi bir noktada duran kişileri ele almak, onları teşhir etmek değil. Zaten teşhire de gerek yok... Bunları tüm kamuoyu biliyor. Bir takım kimselerin dünkü ideolojilerini bugün terk etmiş olmaları da belki çok önemli değil Ancak, dün onların samimiyetine ve ideolojisine inanan pek çok kişi peşlerinden gitmişti... Bugün geçmişte peşlerinden gittikleri kişinin çizgi değişikliği karşısında şaşkınlığa düşmelerini engellemek için en azından bu topluma bir açıklama yapmaları gerekirken buna bile ihtiyaç duymuyorlar... Geçmişte güya ABD emperyalizmi karşısında dikiliyor, mücadele veriyorlarken bugün bir takım kişilerin ABD emperyalizmini Türk kamuoyuna şirin göstermek için kalem oynattıklarını, nutuklar attıklarını gören geçmişin bazı idealistleri ister istemez "Galiba geçmişte fena halde aldatıldık" diye düşünüyorlardır... Aslında dünleri ile bugünlerine baktığımızda sanki çok farklı bir noktada durduklarını sandığımız kişilerde büyük bir anlayış farklılığı olmadığını bir örnekle açıklamak isterim...
Geçmişte Afganistan, Sovyetler Birliği tarafından işgal edildiğinde buna ses çıkarmayan, hatta savunmaya çalışan bazıları bugün Afganistan ,ABD tarafından işgal edilirken de yine işgalcinin safında yer tuttular... Bu bakımdan duruşlarında büyük bir fark yok... Dün de bugün de işgalciden yana tavır sergiliyorlar.
Dün ile bugün arasındaki tek fark dün ulusların bağımsızlığından yana görüntü veriyorlardı. Bir bakıma ülkelerin ulusal egemenliğini savunuyorlardı.. Bugün küreselleşme ve globalleşme gibi kavramları putlaştırarak bir takım ulusal duyguların gereksizliğini vurgulamaya ve savunmaya dolayısıyle de ulusal duyguları yok etmeye çalışıyorlar... Böylece küresel köyün sahipliğine soyunmuş olan ABD emperyalizmine zemin hazırlıyor, ulusal direnişleri engellemeye, engelleyemedikleri direnişleri ise kırmaya çalışıyorlar.
Bu arada bir gerçeği unutuyorlar... Sanıyorlar ki kendisini küresel dünyanın efendisi ve hakim gücü sanan ABD yenilmezdir... Bunun böyle olmadığı çeşitli kereler görüldüğü gibi, şu sıralarda Afganistan ve Irak ta da görülüyor.
Toplumlardaki ulusal anlayış ve kavramları yok etmek mümkün değildir... Küresel dünyanın borazancı başları istedikleri kadar uğraşsınlar ulusal bağımsızlık duygusu, vatan kavramı, bayrağın ifade ettiği anlama bağlılık insanların yüreğinden sökülüp atılamayacaktır... Küresel köyün borazancı başları belki yaptıkları hizmet karşılığında paylarına düşen maddi imkan sebebiyle kendi uluslarının değer yargılarına değil de, emperyalist güçlerin üfledikeri bir takım kavramlar peşine düşüyor olabilirler ama, bu yalakaların toplum üzerinde uzun süreli tesirlerin olması mümkün değildir.