Küresel terörist ABD!..

Abone Ol

islam dünyasındaki karmaşa, cinayet ve terör olayların doğrudan olmasa bile dolaylı olarak arkasında dünya jandarmalığına soyunmuş olan küresel terörist emperyalist ABD nin istihbarat örgütü olduğunu çeşitli kereler vurguladım. Özellikle bir anda ortaya çıkıveren terör örgütlerinin ülkeleri karıştırması ve ele geçirmelerini sadece bu örgütlerin sahip olduğu güç ile izah etmek aldatıcı olur. Bu gücü maşalığına soyundukları kürsel terörist sömürgeci güçlerden ve özellikle de ABD den aldıklarını söylemek artık ne bir komplo teorisi ne de hayal kurmaktır. Çünkü ABD terör örgütlerini kullanma konusunda bir gizliliğe bile gerek duymuyor. Bir yetkili çıkıp, Bugüne kadar falan terör örgütünü kullandık ama bundan sonra bir diğerini kullanmamız gerekiyor diye açıklama yapabiliyor. Bir zamanlar El Kaide denen bir terör örgütünü meydana sürdüler. Bir süre sonra kendilerine de zarar verdiğini hissedince bu defa Taliban denen örgütü ortaya çıkardılar. Sonraları bu örgütlerin farklı adlar altında faaliyet gösteren yan kuruluşları harekete geçirildi. PKK yı ise Türkiye ye özel, istendiği zaman Türkiye yi zorlamak ve istedikleri çizgiye çekmek için başımıza 30 yılı aşkın bir zamandan beri musallat ettiler.

Tüm bunları hatırlatırken her taşın altında ABD aramak gibi bir derdimin olmadığını belirtmek isterim. Ne var ki, tek kutuplu dünyada küresel terörist ABD nin köpeksiz köyde değneksiz gezmekte olduğunu da görmek durumundayız. Bunun için İslam dünyasının mutlaka ayağa kalkması gerekiyor. Özellikle İslam dünyasını yönetenlerin iktidara gelebilmek ve iktidarda kalabilmek adına bu küresel terör devleti ile bir takım tavizler karşılığı anlaşma yapmak mecburiyetinde oldukları düşüncesinden kurtulmaları, sadece Allah a yönelmeleri gerekiyor. Geçici bu dünyada bir takım kazanımlar adına inançlarını bir kenara itenler, ne gibi yararlı işler yapmış olurlarsa olsunlar, bilmelidirler ki İslam karışıklık kabul etmez. Herkesin görmesi gerekiyor ki, küresel sömürgeci güçlerin tek hedefi İslam dünyasının başında belayı eksiltmeyerek kendilerine ihtiyaç olduğu izlenimi oluşturmaktır. Bu izlenim oluşturduktan sonra İslam ülkelerinde bir takım maşalar bulmaları kolaylaşıyor. Özellikle parayı putlaştıran, makam yoluyla kimlik ve kişilik sahibi olabileceklerini sananları kullanmak kolaylaşıyor.

Böyle olmasaydı, Mısır da halkın seçtiği Mursi ABD ve Batı dünyasının desteklediği Sisi tarafından devrilebilir miydi Libya böylesine karışır, birbirlerini katledenlerin ülkesi haline gelir miydi Yemen de benzer durum var. Irak yıllardan beri küresel terörist ABD nin oluşturduğu ortamda kaynayıp duruyor. Arada bir BM çatışmalarda hayatını kaybedenlerin çetelesini yayınlıyor. Suriye de 4 yıldan beri kim kimin yanında, kim kimi öldürüyor belli değil. Başlangıçta Esad yönetimine karşı bir muhalif hareketin başlatıldığı izlenimi verildi ve bir-iki ay içinde Esad ın düşeceği Suriye de halk iradesinin hâkim olacağı havası estirildi. Ama sadece insanlar öldü/ölüyor. Milyonlarca insan çatışmalarda hayatını kaybetti, milyonlarcası ülkelerini terk etmek zorunda kaldı. Avrupa ülkelerine gitmek isteyenlerin bir kısmı Akdeniz in soğuk sularında hayatlarını noktalıyor, karaya ulaşabilenler ise Avrupa ülkelerinin kapısından içeri alınmıyor. Kısacası, ABD ve müttefikleri Müslüman kıyımını önce teşvik ediyor, sonra da sadistçe seyrediyor. Bu hastalıklı ruh halini ortaya koyan her gün pek çok olay yaşanmakla birlikte önceki gün kıyılarımıza vuran bir küçük yavrunun kumlar üzerindeki cesedi başta ABD olmak üzere Batı dünyasının insanlıktan nasibini almamış olduğunu göstermeye yetiyor.

Artık İslam dünyasının Batı yı örnek almaktan bir an evvel vazgeçmesi, onlarla kol kola yürümenin fayda değil zarar getirdiğini görerek küresel terörist ve sömürgecilere yüksek sesle, Gölge etme başka ihsan istemem çığlığı atmak durumundadır.