Kanadalı Marshall
Mcluhan televizyonun ilk yaygınlaştığı dönemlerde yüz yıl sonrasını görmüş ve
dünyanın giderek küresel bir köye dönüşeceğini haber vermişti. Fakat bu sihirli
araç ilk günden itibaren insanoğlunun ilgisini celbetti ve kabul gördü.
Zararlarını bildiği halde insanlarımız, vaktin neredeyse tamamını televizyon
başında geçirmeye başladılar. Fakat zaman geçtikçe sorunlar ortaya çıkmaya
başladı ve TV kültürü ile büyüyen insanlar aynı tezgâhtan çıkan birer nesneye
dönüştüler. Pasifleştiler, sesleri yükseltemez oldular.
Televizyon evin başköşesinde ve bütün aileye hükmeden bir
efendi durumuna getirildi. Evin bütün
fertleri bu efendiye bağlı yaşamaya başladılar. Ve özgür değillerdi,
televizyondan bağımsız davranamaz hale geldiler. Artık arkadaş ilişkileri, yeme
içme biçimi, alış veriş şekilleri buraya göre şekillenmeye başlamıştı. İnsanlar
sorgusuz sualsiz teslim olmuş ve itaat ediyorlardı.
İnsanlar aynı hedefi taşımakta, aynı ihtiyaçlara
yönelmekte ve tüketim çarkının içinde topyekûn erimekte idiler. Teknoloji
insanın yaşamını kolaylaştırdığı kadar, tektipleştiriyordu. Fakat bu gerçeği
uzun yıllar gören olmadı.
Televizyon sadece ülkemizde değil bütün dünyada aynı
etkiyi yaptı. Teknolojinin mucitleri kendi icatlarının bir gün başlarına dert
olacağını hiç düşünmemişlerdi. Fakat kullanılan araçlar yeni sorunların
doğmasına neden olmuştu.
Televizyon Çağı adlı bir kitap yazan Martin Esslin ise bu
gerçeği şöyle ifade eder: ABD nin başını çektiği popüler kültür dünyayı etki
altına aldı. ABD televizyonu yerel bir gerçek olmasının ötesinde bir şeydir Bu
araç vasıtasıyla batının başı çektiği modern kültür bütün dünyada etkili
olmakta ve yalnız popüler beğenileri değil hayat tarzlarını da etkilemektedir
Esslin in TV için söylediklerini artık internet için de
düşünebiliriz. Zira sosyal medya bütün araçları ile hayatımızın tamamını istila
ediyor. İnsanlar bu araçlar vasıtasıyla başkalaşıyor ve artık ilişki biçimleri,
arkadaşlık ilişkileri mahremiyet ve masumiyet algıları değişiyor. Peki, neler
yapılabilir Öncelikle sorunun çözümüne ailede başlanmalıdır. Anne babalar
televizyonu kapatmalı ve aileye yeni bir düzen getirmelidirler. Aile fertleri
bir araya gelip sohbet etmeli, birlikte vakit geçirmeli ve kendilerini
yetiştirmelidirler. Hayat doğumla ölüm arasında geçen kısacık bir süreçten
ibarettir. Bizler bu süreci çok iyi değerlendirmeli ve zaman israfına fırsat
vermemeliyiz.