Küresel ısınma bir bedeldir

Abone Ol

Son yıllarda bütün dünyanın gündeminde küresel ısınma var. Bilim adamları büyük bir hararetle bu konuyu araştırıyorlar. Buzullar eriyor, tufanlar, tayfunlar, kasırgalar, çöl sıcakları toplumların korkulu rüyası haline geldi.

Küresel ısınma nedir Bu soruya bir de bizim zâviyemizden bakalım dedik:

İnsanın anatomisiyle dünyanın anatomisi birbirinin hemen hemen aynısı. İnsanda var olan dünyada da var, dünyada var olan insanda da var.

Rabbimiz Teâlâ vücudumuzu ve dünyayı bize emânet olarak vermiştir. Bu bedenlerimizle bu dünyada imtihan olmaktayız. İntihar nasıl ki beden emanetine ihanet ise içinde bulunduğumuz dünyayı kirletmek, Allah ın verdiği nimetleri bozmak da dünya emanetine hiyanetlik olduğu gibi kul hakkının da ihlâli olur.

Dünya kimseye miras değil, hepimize büyüklerimizin emanetidir.

Allah (c.c.), kâinatı çok mükemmel yaratmıştır. Güneş ışınları dünyaya zarar vermesin diye kalınlığı 40 Km. olan ozon tabakasıyla dünyayı koruma altına almıştır. İnsanoğlunun vahşice karaları kirletmesi hâlinde zarardan canlıları korumak için dünyanın üçte ikisini dezenfektan (tuzlu) su ile doldurmuştur. Buharlaşmayla suyu tuzundan ayırarak (suyun dönüşümüyle) bize tertemiz yağmur suyu indirmektedir.

İnsanlar vücutlarını her önüne geleni yiyerek-içerek bozduğu gibi, dünyalarını da eline geçeni çevreye atarak bozmaktadır.

Kendi yaptıklarımızdan iyi ise iyilikler, kötü ise kötülükler doğar, Kur ân-ı Kerim de Necm Suresi, âyet: 39 ile Bakara Suresi, ayet: 195 de bu husus açıkça zikredilir.

Dereler, ırmaklar, nehirler, göller fabrika atıklarıyla sorumsuzca kirletilirse; eksoz gazları, sigara dumanları, fabrika bacaları hiçbir önlem alınmadan havaya bırakılırsa, temiz suyu marketten aldığımız gibi, temiz havayı da marketten cep boyu oksijen tüpü olarak alacağımız günler çok yakındır.

Dünyayı kirletiyoruz. Ozon tabakasını tahrip ettik. Yerküre ısındı. Yağmurlar durdu. Kıtlık, aldı başını gidiyor.

Bozulmanın neticesi sadece yağmurun yağmaması değildir. İçimizdeki fırsatçılık, ihtikâr, çok kazanmak hırsı, yaşam düzenimizi alt-üst ediyor.

Yağmurun yağmamasının nedeni sadece küresel ısınma değildir. Bizim hırs ve tamahlarımızın neticeleri  yağmurun yağması nı etkilemektedir.

Kur ân-ı açar Yusuf Suresi ni okursanız ekolojik dengenin zirvede olduğu zamanlarda Mısır da 7 yıl kıtlık olduğunu öğreneceksiniz.

Hz. Ömer (r.a.) zamanında da bir kıtlık yılı olmuştu. Hz. Ömer (r.a.) o yıl yemekten içmekten kesilmiş, çok zayıflamıştır. O zaman ekolojik denge bozuk da değildi. Bu örneklerin üzerinde durmak lâzım geliyor.

Küresel ısınmanın yanında küresel bozulmanın, afetleri doğurduğunu görmeliyiz.

Lut kavminin ömrü boyunca işlediği günahların toplamı şu anda dünyada bir gecede işleniyor.

Nuh kavminin helâkine sebep olan amellerin toplamı dünyada bir gecede işleniyor.

Nuh kavminin helâkine sebep olan amellerin toplamı dünyada bir gecede işleniyor.

Faiz, kumar, içki, zina, lutilik, lezbiyenlik teşhircilik, insanların yakınlarıyla ters ilişkileri, helak olan kavimlerin papuçlarını çoktan dama attı.

Vakıf malı yemede geçmiş kavimler sollandı.

Velhasıl toptan azaba düçar olduk.

Hz. Ömer (r.a.) in yaptığı gibi istiğfar edersek, günahlarımızı terk edersek, Allah (c.c.) mâsum çocukların, dili konuşmaz hayvanların, ihtiyar pirifanilerin, 1 gram toprakta bulunan bir milyon canlının (bakterilerin) hatırına topraklara rahmetini gönderiverir.

Son zamanlardaki belâ ve musibetlerden anlaşılıyor ki, Allah (c.c.) Zülintikam, Kahhar, Cebbar, Zülcelâl isimleriyle tecelli temektedir.

Dua edelim ki, Allah (c.c.) Vehhab, Rezzak, Kerim, Rahim, Halim, Gaffar, Settar... isimleriyle tecelli edip bizleri bağışlasın...