Seçimler bitti, yankısı sürüyor. En sonda söyleyeceğimizi
en başta söyleyelim. Hiç tereddüdünüz olmasın, bu sonuçlar küresel güçlerin
tezgâhlarının bir sonucudur.
Düşünün, adı terörle özdeşleşen bir parti, kirli
geçmişinden sıyrılmak için büyük tavizler veriyor. Allanıp pullanıp
cilalanıyor, cici oluyor. Yeni imajı kendisine çok kazandırıyor ve meşruiyet
çerçevesine giriyor. Meclis te rüyasında göremeyeceği kadar sandalye sayısına
ulaşıyor.
İşte bu parti,
tuttuğunu kopardığı ve masada en güçlü olduğu bir dönemde, hem de seçimleri
müteakip peş peşe terör faaliyetlerine giriyor. Neden
Bunları yöneten gizli el, talimatı bu yönde veriyor ve
talimat uygulanıyor.
Bir başkası hitap ettiği taban kitlenin değerlerini hiçe
sayarak her zaman uslu çocuk rolünü iyi oynuyor.
Amerika nın desteğinin tıkandığı ve kilitlendiği
istisnasız tüm dönemlerde, emniyet supabı olarak ortaya çıkıyor ve tıkanıklığı
açıyor. Örneği çok, yerimiz olmadığından
eskileri saymaya gerek yok.
Kendisine son projede verilen görev, bay no rolü oynamaktı. Görev başarıyla, tamamlandı. Her şeye hayır,
gelmem, gitmem, görüşmem, olmam. No, no, no!
Evlere şenlik kasetle işbaşına getirilen bir başkası da,
partisini yumuşatarak ortama hazır hale getirdi. Uslu çocuk kenarda sırasını bekliyor. Devrilmezse,
ağababaları bir gün de bana verirler mi diye bekliyor.
Oyun kurucular, bu
oyunun bu takımla bir devre daha oynanmasını arzu etti. Ona uygun planlar
kurdular ve işletiyorlar.
Temennimiz bu planı kuranların, bu takımı tercih
etmelerindeki her ne sebep varsa inşallah gerçekleşmez, hedeflerine
ulaşamazlar, kursaklarında kalır.
Zaten seçim öncesi Amerika ve Rusya ziyaretleriyle
açıkladıkları Esatlı Çözüme Evet çıkışından sonra kamuoyu yoklamalarını alt
üst edilecek bu sonuçların ortaya çıkması da siyasi tesadüften ibaret
değildir.
Birkaç gündür bir numara ve yerine şimdilik yerleştirdiği
emanetçisinin döne döne Suriye ye Müdahale , Uçuşa Yasak Bölge , İşid le
Savaşa Onay gibi inciler döktürmeleri de tesadüf olmasa gerek.
İşte böyle bir ortamda, siyasi atmosfere dış dünyanın
müdahalesini göz ardı edip bu oyları nasıl aldı diyenlere illa ki iç sebep
bulmak gerekirse diyoruz ki, üç şey için;
1- Güvenlik; Vatandaş birden bire patır patır şehit
haberlerini, dökülen kanları, şehirlerin işgal altında olduğunu, mayınların ve
bombaların her tarafa yerleştirildiğini, polisin, askerin, güvenlik güçlerinin
giremediği şehirleri görünce ürktü, korktu.
2- Ekonomik Nedenler; Bir anda dolar fırladı, vatandaşın
borçları arttı. Taksitle ödediği kredi kartı faizleri yükseldi. Böyle giderse
ne olur diye telaşa kapıldı.
Ama unuttuğu bir şey vardı. Her şeyin bu üç ay içinde
olduğunu sandı. Hâlbuki 13 yıldır çürük karton saraydan yapılmış ekonomi, bir
anda ölü yüzüne sürülen pudranın dökülmesi gibi ters düz oldu.
Özetle, 13 yıllık beceriksizliğin faturası, 3 aydaki ara
döneme kesildi.
3- Ahlak; Maalesef böyle bir gerekçe yok. Kimsenin
umurunda değil. Vatan, millet, Sakarya edebiyatı eskilerde kaldı.
Kimse neslimiz ne oluyor, devlet destekli içki tüketimi,
kumar oyunları, boşanma oranı, ahlaksızlık, kızların diploması sahibi olması
için verdiği tavizler
Dindarların bile ev ve araba yenilemek için düşük faizli
kredi aldığı bir dönemde kimsenin aklına gelmiyor.
Türkiye halkı aynı zamanda AK Parti nin vadettiği
muhafazakâr yaşam biçimini büyük çoğunluğu ile benimsediği için, yani
dönüşüm, devrişim gerçekleştiği için, bu sonuç kaçınılmaz, mukadder sondu. Halk
gönlünden geçen, nefsine hoş gelen duygularına hitap eden yönetimine kavuştu.
Fark neydi Banka müdürünü değiştirmeyeceğiz, faizi
kaldıracağız. Okul müdürünü değiştirmeyeceğiz, eğitim müfredatını
yenileyeceğiz!