Kurda merhamet, koyuna hıyanettir

Abone Ol

Bush ve İsrail ikilisinin, Türkiye dahil İslâm ülkelerine karşı bir Haçlı Savaşı başlattığı açıkça ortada. Buna rağmen SaadetPartisi hariç Batı hayranı partilerimiz, hâlâ ABD ye, IMF ye ve AB ye endeksli politikalarından vazgeçmiyorlar. Genelkurmayımız, "müttefiklerimiz PKK ya destek veriyor" diyor. ABD sempatizanlığı ağır basıyor, bu uyarıyı görmemezlikten geliyorlar.

Oysa ki kurda merhamet etmek, koyuna ihanet demektir.

AKP, Kur ân-ı Kerîm de yer alan cihad, "Allah indinde din, İslâm dinidir"şeklindeki, 45 terimi resmen yasakladı, temel ahlâkî esaslarımızın ve "aile yapımızın temellerine dinamit koyarak, zinayı, homoseksüelliği ve domuz eti satışını suç olmaktan çıkardı ve serbest bıraktı diyoruz.

İslâmî konularda hassas olduğuna inandığımız medya kesimi dahi, etkilenmiyor, kulaklarını tıkıyor. Başörtüsü yasağı AKPdöneminde daha da yaygınlaştı. Meslek liselerinde uygulanan katsayı zulmü devam ediyor diyoruz. Sırf Erdoğan ın oy kaybetmemesi için, iktidar yandaşlığına devam ediyorlar.Sanki bu affedilmez ayıp ve kusurlar, başka partilere gitmiş gibi davranıyorlar.

Böylece kurda merhamet, koyuna hıyanet ediyorlar.

Siyasi partilerimiz siyaseti, demokratik sistemi yozlaştırdı. Partilerin programları gözardı edilerek, partiler birer anonim şirket veya birer futbol takımı haline getirildi. Millet ve memleketin dertleri unutuldu. Gelir dağılımındaki dengesizlik unutuldu. Fakir fukara, kedinin boğazına ciğer asmak anlamına gelecek şekilde rantiyecilerin insafına terkedildi diyoruz. Aldırış eden yok.

Parti liderlerinin kimi birbirine ip atıyor, kimi şehidlerin cenazesi esnasında duygu istismarı yapıyor, SayınErdoğan ise tıpkı bir Kasımpaşa kabadayısı gibi, herkese meydan okuyarak iktidara tek başına gelmez isem, İSTİFA ederim diye hava atıyor.

Saadet Partisi hariç, sistemli, programlı, millet ve memleketin uzun vadeli meselelerine eğilen bu meseleleri kendine derd edinen çözüm üreten bir parti yok. "Koyun can derdinde, kasap yağ derdinde." Çoğu TV kanalları, bu laubaliliği bu milletin derdinden bihaber slogan savaşını görmezden gelerek, reyting sağlama peşinde.

Bu umursamazlıklar dahi kurda merhamet, koyuna hıyanet etmek anlamına geliyor.

Saadet Partisi hariç, belli başlı partilerimizin hepsi, "Her işin başı paradır" diyen, parayı putlaştıran, materyalist felsefeyi benimsemiş. Bu sebepten gençliğimizin "millî ve mânevî değerlerle yetiştirilmesi gibi" çok hayatî ve mukaddes bir hizmet unutulmuş. Anayasanın 5 nci maddesi "devlet; ferdin mânevî gelişmesini sağlamak için bütün tedbirleri alır, bütün engelleri kaldırır" emrini verdiği halde, gençliğimizin dini, millî, mânevî ve ahlâkî eğitimi ve gelişmesi ihmal edilmiş.

Bu yetmiyormuş gibi, Kur ân kursları, İmam-Hatip okulları, yasaklanmış, tam tersine, Misyonerlik serbest bırakılmış, İncil arası dolar verilerek, Hıristiyanlaştırılanların sayısı artmış, Dinlerarası Diyalog adı altında, din bahçeleri açılmasına, evlerin alt katlarında kiliseler açılmasına, kimse karışmıyor. Bunlar serbest bırakılmış.

Gençliğin dinî, ahlâkî eğitimi yetersiz bırakıldığı için, ülkemizde bir suç patlaması yaşanıyor. Kapkaççılık, gasp, adam öldürme, cinayetler, hırsızlıklar, hortumculuklar, rüşvet skandalları ülkeyi yaşanamayacak boyutlara taşımış.

Velhasılı kelâm, Nasreddin Hoca merhumun, "Bu nasıl bir köydür ki taşların hepsi bağlanmış, köpeklerin hepsi serbest bırakılmış" dediği gibi bir uygulama var ortada.

Bütün bunlar gösteriyor ki, AB ye ABD ye yaranmak için, aşağıdan alınıyor, onlara benzemek için, müsamaha ediliyor, amma sonunda:

"Kurtlara merhamet etmek koyuna hıyanet etmektir" noktasına geliniyor.

Bu sebepten seçmenlerimizi uyarıyoruz:

SaadetPartisi nin uyarılarına kulak veriniz.

-Horoz dövüşünü andıran, boş sloganlara, duygusal heyecanlara kapılmayınız.

-Milletimizin ve bilhassa gençliğimizin kurtuluşu ahlâkî ve mânevî gelişmeden geçer.

Ahlâkî ve mânevî gelişmeyi reform olarak programına alan tek parti Saadet Partisi dir. Bizden söylemesi...

Kurda merhamet etmek, koyuna hıyanettir.