Kurbanın vacip olmasının şartları

Abone Ol

Soru: Bir kimsenin kurban kesmesinin vacip olabilmesi için hangi şartlar bulunmalıdır

Cevap: Bismillâhirrahmanirrahim

Kurban kesecek kimsenin: Müslüman olması, akıllı ve buluğa ermiş olması, hür olması, nisap miktarı mala sahip olması ve seferi olmayıp mukim olması, gerekir. (Alemgir, el- Feteva l-Hindiyye, 5/293)

Kurban kesmede nisap, sadaka-i fıtırla mükellef olmaktır. Bu durumdaki Müslümana kurban kesmek vaciptir. Bu da: Temel ihtiyaçlarının dışında üreyici, artıcı olsun veya olmasın nisap miktarı mala 20 miskal yani 80 gram altın veya bunların karşılığı olan para veya ticaret malına sahip olmaktır. Bu da fitre nisabı ile aynı olup üzerinden bir yıl geçmesi şartı da aranmaz. Temel ihtiyaçlara ev, normal ev eşyası, binit, meslek aletleri ve benzerleri ile bakmakla yükümlü olduğu kimselerin bir yıllık geçim masrafları da girer. Seferi olan bir kimse kurban kesmekle mükellef olmamakla beraber, bu şahsın tek başına veya mukimlerle birlikte kurban kesmesine bir engel de yoktur.

Kurbanın rükünleri ve sahih olmasının şartları

Soru: Kurban ibadetinin rükünleri ve sahih olmasının şartları nelerdir

Cevap: Bismillâhirrahmanirrahim

Kurban ibadetinin bir rüknü, temel esası vardır: İraka-ı dem. Yani kurbanlık hayvanı boğazlayıp kanını akıtmaktır. Bu esas yerine gelmedikçe, kurban vecibesi yerine getirilmiş olmaz. Bu nedenle kurban kesmeyip parasını sadaka vermek caiz olmaz.

Kurban ibadetinin sahih, geçerli olması için de, kurban edilecek hayvanın kusursuz olması, yani kurban edilmesine engel olacak kusurlarının olmaması ve kurbanın zamanında kesilmesi şartları vardır.

Kurbanı ailede kim kesecek

Soru: Eşimin anne ve babası bizimle birlikte yaşıyor. Aile geleneği olarak kurbanı maddi gücü olmamasına rağmen kayınpederim kesiyor. Bunda bir sakınca var mıdır

Cevap: Bismillâhirrahmanirrahim

Bu anlayışta çok büyük yanlışlar vardır ve ne yazık ki birçok insanımız bu yanlış anlayış içerisindedir.

İslâm dininde; aile mülkiyeti değil, fert mülkiyeti esastır. Ailede mal birliği değil, mal ayrılığı prensibi vardır. Yani bir aile içinde de olsa, herkesin malı, kendisine aittir. Bir kimse, babasının, eşinin veya oğlunun servetiyle zengin sayılamaz.

Bu bakımdan, aile içinde, diğer şartlarla beraber kimler dinen zengin sayılırsa, sadece onlar kurban kesmekle yükümlü olurlar. Hepsi zengin sayılırsa, her birinin ayrı ayrı kurban kesmesi gerekir. Aile içinde zengin sayılan kimse yoksa hiçbiri kurban kesmekle yükümlü olmaz.

Bu itibarla aile içinde kurbanı, zengin olanlar keser. Evin büyüğü keser, diye bir şey yoktur. Yanlış ve dini olmayan bu adet gereğince bazen, esas kurban kesmesi gerekli olan koca veya tersi yani hanımı bir sene biri, diğer sene de öbürü veya kurban kesmeye imkânı olmayan fakir anne-baba, zengin oğlu veya kızı yanında bulunurken, hürmeten anne veya baba adına kurban kesilmektedir. Bu, çok yanlış bir uygulamadır. Çünkü esas kurban kesmesi gerekli olan kimse kesmemekte ve borç altında kalmakta, diğeri ise nafile kurban kesmektedir. Bu bakımdan esas kurban kesmesi vacip olan kimse, her yıl kendi adına kurbanını mutlaka kesmelidir. Arzu ediyorsa diğerleri için de nafile kurban kestirebilir.