Bir kurban bayramını daha neredeyse yaşandı ve geçti kategorisine katmış durumdayız. Kurban “yakınlık” demektir. “Yakınlık” kurban kesiminde Yaratıcı’ya olan teslimiyeti ifade etse gerek. Tıpkı Hz. İbrahim (A.S.) Allah’a olan teslimiyeti ve Allah’a olan Halil (dostluğu) yani yakınlığı gibi inananlar kurban keserek Rablerine yakınlık hissiyatı yaşarlar.
Bu yüzden uzaktan kesim, marketten kesim yahut eve teslim kurban uygulamalarının tamamına karşı olduğumu peşinen bildirmek isterim. Mecburiyet olmadığı sürece bu tür kesimlerin kurbanı sıradan bir işleme çevirdiğini düşünüyorum. Bayramı hissetmek, bayramla hislenmek ve bir hâl giyinmek esastır. Bu yüzden bayramın uzaktan yaşanacak bir şey olmadığına inanıyorum. Ayrıca yurt dışında kurban kestirenlerin önce akraba, eş dost ve komşuyu öncelemeleri gerektiğini, en azından bir kurbanlarının memlekette kesilmesi gerektiğini düşünenlerdenim.
Her ne ise bu hafta sizlerle tatlı bir kurban krizini paylaşmak istiyorum. Demek ki ülkemizde sadece dolar krizi yokmuş. Bazen küçük hesaplar da kriz çıkarabiliyormuş.
Hamd olsun birkaç yıldır Kurban Bayramı’nı daha içten, daha samimi, daha işin içinde yaşama gayreti içerside olmaya çalışıyorum. Anadolu kokan ortaklarımla kurban kesim süreçlerine şahit oluyor, muhabbetine kulak veriyorum. Her ne kadar bazen ham softalar sohbete soğan doğramaya çalışsa da hoş görmek şiarımızdır deyip geçiyorum.
Bu kurban biraz daha heyecanlı ve hareketli geçti hatta tam bir kriz yaşandı denilebilir. Ortaklardan Mahmut Ağabey ve Emice alınan hayvanda et kemik hesabı yapıp hayvanı değiştirmeye karar kılmış. Sonra bir Azeri candan yeni bir kurbanlık alınmış. Azeriler can olsa da genelde can sıkarlar ya hoş! Gel gör ki yeni kurbanlığın kimliği bir türlü bulunamamış. Bizim ortaklardan İbrahim Ağabey son akşam e-devlet’ten kulak numarası üzerinden hayvanın yaşını sorgulamış ve kurban iki yaşından 7 ay kadar küçük çıkmış. Allah bu ya, kurbanı et işine çevirirsen bir bakarsın kurbanın elinden uçar gider.
Hayda!
Koptu mu kıyamet önce ortakların tabiri ile “hoca” yani bendenize ne yapacağız soruları, “hele kitaba bir bak hoca” dilek ve temennileri ama çare yok. Mahmut Ağabeyin et hesabı bize pahalıya mal oldu sanırım. Ortam gergin. Neyse son umut hayvanın dişlerine bakıldı ve yaşının dolmadığı kesinleşti. Alınan yerle görüşüldü. Şaşırtmayan bir cevap, “Almasaydınız kardeşim…” Hoş bir deyim vardır ya “Azeri’den malını koruyacaksın” diye, birden o aklıma geldi.
Sonra ne mi oldu?
Önce sakinleşti ortaklar, sonra devreye İsmail Bakar Ağabey girdi. İsmail Ağabey de ortaklardan ancak en sakin ve en çözüm odaklı olanı. Yıllardır Arefe akşamı kurbanlığı nasıl tek başına yatıracağını anlatan ortaklar bayram sabahı ortadan kaybolur ve iş genelde İsmail Ağabeye ve Vural Ağabeye kalır. Ortakların mahdumları hızlı gençlikten Cemal, Ahmet ve Mücahid kurbanlık yattıktan sonra sahneye çıkar. Bütün işi yapmış görüntüsü verir.
Dönelim kurban krizine.
İsmail Ağabey hemen yeni bir kurbanlık baktı. Zira kurbanın ilk gün kesilmesi önemli ortaklarca, aramızda et hesabı yapan uyanık dervişlerde yok değil ama bir şenlik havası var, bir heyecan havası var. Bir yukarı bir öte bir aşağı derken yerli halktan Ali amcadan aldık bir kurbanlık.
Kurbanı tığladık. Allah kabul eylesin.
Her şeyde bir hayır vardır. Zahiren mesele sahtekâr mal satıcısı ve et kemik hesabı yapan Mahmut Ağabeyin yüzünden oldu gibi görünse de “Allah bağ değil bahanedir” der büyükler.
İkinci kurbanı aldığımız Ali amcanın bayramın birinci günü olmasına rağmen elinde iki kurbanlığı kalmıştı. Allah bir kula rızkını verecek ya bir şekilde bakarsınız ki ayağına göndermiş. Olayın bir de bu yönü var.
Gönüller hoş olsun yeter. Küskünlük kalmasın yeter. İnsan hata ile kaimdir. Hata yapmamız ezelden beridir kaderimizdir. Bu yüzden olur böyle durumlar.
Ancak!
Ticaret ahlakını kaybetmiş bir milletin iflah olması beklenemez. Bir kişi nasıl olur da bir miktar para için yalan söyler hele kurban meselesinde. Yazık günah. Zavallılık bu.
Bütün bu süreçlerde ben ne yaptım diye düşünen okurlara;
Olan biteni seyretmek kadar güzel bir durum yok.
İdris CEVAHİR