Kurban Ettiklerimiz!...

Abone Ol

Geçen haftaki yazımızda geçmiş kurban bayramlarından bahsetmiş; şimdiyle kıyasladığımızda da neden ah çektiğimizi izah etmeye çalışmıştık…

Bu hafta da fiilen hissedip yaşadıklarımızı yazıya dökmeye çalışacağız ama maalesef güzel şeyler yazamayacağımı şimdiden söylemek isterim.

Ankara’nın en muhafazakâr semtlerinden Etimesgut ve Sincan arasında kurulmuş olan  “Kurban Satış Yeri ve Kesim Alanı’na” gitmek durumunda kaldım. Çünkü bizim de kurban almamız gerekiyordu. Çocuklarla birlikte söz konusu pazara vardığımızda fark ettiğim ve hissettiğim hususları gerek İslami açıdan gerekse sosyal ve ekonomik açıdan ele aldığımızda yine karamsar demiyim ama nahoş bir tabloyla karşılaştığımızı açıkça söyleyebilirim.          

Bir kere kurban satıcılarının sattıkları kurbanlık hayvanlarda, İslami usullere göre kurbanda aranan şartlara haiz midir, değil midir? Diye bakılmıyor! Bilakis satıcılar özellikle de hayvandan anlamayan kurban alıcılarına 2 yaşını doldurmamış (kapak açmamış), uzuvları eksik hayvanları yalan söyleyerek hatta kandırarak sattıklarına ve de işi bilen yalanlarını ortaya çıkaranlara da, çok kızdıklarına şahit olduk.

Konunun bir vahim tarafını da kurban kesim aşamasında yaşayarak gördük. Tabii ki bu gördükleriniz nedir diye merak edeceksiniz ve merak etmekte de haklısınız. Çünkü nüfusun %98’inin Müslüman olduğu bir ülkede bu yaşadıklarımız çok hüzün verici ve acı bir tablodur. 

Yaşadıklarımıza gelince; eline bıçak alan 2-3 kişi bir araya gelip ben kasabım diyerek kurbanı kesmeye talip oluyorlar. Bizde bunlardan 3 gence kurbanı kestirmeyi düşündük.

Fakat “siz kurbanı nasıl kesiyorsunuz? Tarif edin” diye sorduğumuz da aldığımız cevap

- siz bize vekalet veriyorsunuz biz de kesiyoruz oldu.

Peki, ne okuyorsunuz duasını biliyor musunuz diye sorduğumuzda

- Hayır bir şey okumuyoruz diye cevap verdiler.

Tekbir getirmiyor musunuz besmele çekmiyor musunuz? Dedik. 

- Hayır, biz böyle kesiyoruz dediler.

Besmele çekmelerini ve tekbir getirmelerini istediğimizde ise

- Besmele çekmeyi dahi bilmediklerini hatta biz çektiğimizde de tekrarını dahi söyleyemediklerini gördük. Bunun üzerine bu soruları ilk kez bizim sorduğumuzu, kestikleri kurbanların hiçbirinde bunları uygulamadıklarını söylediler. Maalesef ki çevreye baktığımızda da söylediklerinin doğruluğuna şahit olduk… Çünkü çevrede ne bir tekbir sesi ne de besmele çeken birilerine rastlamadık.

Kurbanı satan sahtekâr, kesmeye talip olan kasap sahtekâr…

Peki, bütün bunlara rağmen ortada gezen zabıta memurları ne iş yapıyorlar, neyi kontrol ediyorlar. Sadece dini açıdan değil sosyal açıdan da bir sürü yanlışlar ortadayken zabıtaların ne yaptıklarını anlamak mümkün değil. Belediyelerin bu hususta gerekli hassasiyetleri göstermeleri gerekmez mi?           

İşte bütün bunlara baktığımızda muhafazakâr partinin 14 yıllık iktidarına neredesin? Sen ne yapıyorsun? Bu yanlışlar ne zaman düzelecek? Diye sormadan kendimizi alamıyoruz. Yetmez mi?.. Kurban Ettiklerimiz!..