Kurban denemesi

Abone Ol

Değerli okuyucu, Kurban Bayramını kutluyorum.  Sana,  küçük titreşimlerle örülü edebî bir çalışma takdîm ediyorum.

Bilinçlerinin alt birimlerinde gizli bir zorbalık büyüten haylazlar, onu sopalarla kovalardı. Taş yağmuruna tutar, kızması, ağlaması için ha babam bağırırlardı: "Kurban! Kurban!" "Gel Kurban! Git Kurban!" "Aşağı Kurban!

Yukarı Kurban!"

Kurban ın hâli mi Kurban, karşılık verirdi sopalarla, taşlarla, sözlü karşı koyuşlarla...

Yüzlerinden baskı fışkıran haylazlar, onun fakir bacaklarına "cigirgen" otları tutarlar, bağır açık yanık ses, acı çığlıklar attırırlardı Kurban a.

Kurban mı Kurban, acı çığlıklar atardı, evet ama, attırırdı da...

O despotlar, kalpleri zorbalığa büyüyen o despotlar, Kurban ın yüzünde, kurşunu ardıç tohumu olan patlangıçlar patlatırlardı.

Kurban Bulurdu bir ateş o da...

Bir Kurban Bayramı arefesinde, dağ başlarında keçi çobanlığı yaparken doğurmuştu anası onu. Anımsadığım kadarıyla, böyle kutlu bir günün anısına ezanla birlikte, İsmail(a.s.) gibi, gönüllerin şahikası bir önderin adını okumuşlardı onun kulağına.

Ama İsmail in, biraz da alaylaşarak, Kurban laşması pek zaman almadı. 

Sefalet batağına yatırılmış olan bir ailenin en küçük bireyiydi Kurban. Özellikle ekonomik konumu sebebiyle, mensubu olduğu aile hakîr görülüyordu. Alık bakışlar, iğneleyici gülüşler, haksız yere suçlamalar, velhasıl akla gelebilecek en berbat davranış şekilleri Kurban dan önce de, onun ailesine kolaylıkla sergilenebilirdi.

Zavallı Kurban! Büyüdükçe farkına varıyordu olan bitenin. Kendisine geldikçe bitip tükeniyordu. Sanki her tükenişten sonra, eşsiz benzersiz bir Promete ymişçesine, kendi kendine sağalıveriyordu.

Ben de katıldım mı ona zulmedenler tayfasına. Acaba "Pis Kurban! Sefil Kurban!" dedim mi Onu taşlar, sopalar, cigirgen otları, patlangıçlar ile kovalayıp durdum mu Onun onurlu direnişleriyle ben de karşılaştım  mı Hatta bazı zamanlarda onun haklı galibiyetlerinin rakibi oldum mu Bütün bu sorulara tek bir cevap: Hayır! Ama kötü bir tarafsızdım ben, bilinçsiz ve belirsiz renkli!

Nereden hatırladım bunları. 1970 lerin ikinci yarılarına niçin gidiverdim, neden Sırası mı şimdi Şu şen Kurban Bayramı güzelliğini,  böyle acı tatlar sunan hatıralarla yaralamak neyin nesi

Evet, isterseniz günümüze gelelim. Bugüne dönük sorularla idman yapmaya başlayalım!

Mesela, nasıl hissediyorsunuz şu an kendinizi Pek mi rahatsınız Zevkinizin köşelerinden ne haber Dört mü Sıcak bir atmosferde mi yüzüyorsunuz Masmavi Keyfinize diyecek yok mu Kekâ! Bayram mı ediyorsunuz bayramı Bayramsa Sultanlara lâyık bir ziyafet gününde mi soluklanıyorsunuz Aman Allah ım!

Günümüze gelelim demiştim değil mi, evet !

Biz... Şimdi... Bütün bir dünya atlasında... Azıcık da olsa, mıymıntı bir dille  de olsa... "Hakk" diyenler... Kurban Bayramı gününde... Nasılız ..

Bütün bir dünya atlasında: Uzak Doğu da, Uzak Batı da

Bir dünya atlasında bütün: Orta Doğu da, Orta Batı da

Atlasında bütün bir dünya: Amerika, Afrika, Asya ...

Dünya atlasında bütün bir: Türkiye ..

Çoğaltmaya ne gerek, tersine akan bir suya katılmış mıyız Akıyor muyuz onunla tersine bir çarkta

Bir kurban mıyız biz de, İsmail likten uzağa düşmüş

Peki, hiç olmazsa, 1970 lerin hatıralarında yaşayan capcanlı "Kurban" olamaz mıyız Onun tavrını, dönüştürerek, bütün olumsuzluklara rağmen, takınamaz mıyız