Kurban Bayramının ardından

Abone Ol

İçinde İslam’ın beş temel şartından biri olan Hacc’ın da yer aldığı mübarek Kurban Bayramı’nı geride bıraktık. Bu bayramda kendilerine Hacc’ın farz olduğu kardeşlerimizden bir kısmını Hacc yapmaları için Kâbe-i Muazzama ’ya gönderdik.  Şu günlerde bu kardeşlerimiz vazifelerini yapmış olarak memleketimize dönmeye başladılar. Bunlar milletimiz için bereket vesilesi oldular. Rabbimize nâmütenahi hamd ve şükürler diyoruz.

Yine hâli-vakti yerinde olan kardeşlerimiz kurbanlarını yaptılar. Bu işi takva üzere yaptılar. Kurbanın eti, derisi, kemiği, kılı, tırnağı Allah’a ulaşacak değil, kurbanın takvası Allah’a ulaşır buyuruyor Allah (c.c.). Bu minval üzere kurban yapanlar kazandılar. Allah (c.c.) hepimizin kurbanlarını kabul eylesin.

Kurban münasebetiyle ülkemizden üzücü olaylar da maalesef oldu. Bunların başında kurbanların boğazlanmasında meydana gelen nahoş olaylar. Kasabım deyip eline bıçak geçirenler hem kendilerini hem de kalplerimizi yaraladılar. Hayvanlara da büyük acı ve ıstırap verdiler. Hastaneler maganda tabiatlı kişilerce doldu. Nâhoş görüntüler televizyon ekranlarında geldi-gitti. Kurban düşmanı ağzı ve tarzı bozukları kusturdu.

Bu yetmeler ibadetlerimize saldırdılar. Domuz etleriyle tabiatlarını bozanlar cibilliyetsizliklerini açığa vurdular.

Hayvanlara eziyet vermek biz Müslümanları da yaralar. Bu görüntüleri biz de istemeyiz. Lâkin bu hâl Müslümanlara ve ibadetlerine küfretmeye vesile yapılmamalıdır.

Hükümetten ve belediyelerden bir talebimiz var:

Şehirlerde belediyeler rastgele kurbanlık bulundurmama ve bunları boğazlama yasağı getirdiler. Kurbanlık satış yerleri ve kesim mıntıkaları ihdas ettiler. Rastgele kurban boğazlaması yaptırmıyorlar. Kaçak kurban boğazlayanlar cezaya çarptırılıyor. Buna rağmen az da olsa kaçak kesimi yapanlar çıkıyor.

Bütün bunların önüne geçmek için topluma kurban eğitimi vermek gerekiyor. Tüm millet eğitimden geçirilmeli. Diyanet İşleri Başkanlığı câmileri bu hizmeti veren müesseseler haline getirilmeli.

Belediyeler kasaplık yapacak kişilere kurs verip bu işi becerebileceklere sertifika vermeli. Sertifikası olmayanlar kendi kurbanlarını bile boğazlayamamalıdırlar. Sertifikası olmayanlar kesim yaptıkları takdirde ağır para cezasına çarptırılmalıdır. Belediyelerin riyasetinde bu kurs Diyanet görevlileri de bulunmalı kesim yapacak olanlara itikâdi bilgiler vermeli. İtikâdi açıdan durumları tespit edip rapor etmelidirler. İtikadı bozuk, Müslümanlık dışında olanlara kesim için kesinlikle sertifika vermemelidirler. Çünkü Müslümanlar İslami itikadı bozuk olanların kestikleri hayvanların etlerini yiyemezler. Çünkü Allah böylelerin boğazladıkları hayvanların etlerini yemeyin buyuruyor.

Böyle olunca mahallenizdeki kasaplardan aldığınız etlerin mahiyetini de, nasıl ve kimler tarafından kesildiğini de bilmemiz gerekiyor.

Bazıları bu memleket Müslüman, Müslüman ülkede yaşıyoruz, dolayısıyla kasaplar Müslümandır diyorlar. Bu, yanlış bir değerlendirmedir. Ben kesim yapan kimselerden din iman küfredenlere bizzat şahit oldum.

Belediyeler eğitim işini şimdiden planlamalı. Böylece hem bize haram yedirmemeli, hem de hayvanları eziyet görmekten kurtarmalıdırlar. Belediye başkanları lütfen meseleyi savsaklamayınız.