Mübarek günler geçmeden kıymetini bilelim. İmkanı olanlar
bayram günlerinde kurban ibadetini icra etmeliler. Bir dahaya kim erer, kim
kalır Bazıları param da yok borcum da yok, bana kurban düşmez deyip işin
içinden sıyrılıp çıkıyorlar. Hiç öyle şey olur mu Dini emirler bana göre ,
mantığıma göre gibi nefsanî, kendinden menkul fetvalarla icra edilemez,
edilirse insan ancak nefsini memnun etmiş olur.
Kurbanın nisap miktarının belirlenmesinde farklılık
vardır. Zekâtta malın üzerinden bir yıl geçmiş olması şartlardan biri olması
gerekirken, fitre ve kurban nisabında malın üzerinden bir yıl geçmesi gerekmez.
Bayram günlerinde nisabı aşması halinde kurban kesilmesi vacip olur.
Ayrıca bunun hesaplanması da farklıdır. Evde kullanılan
veya kullanılmayan eşyalar, giyim kuşam malzemeleri de hacet-i asliyeden fazla
olursa onların fazlaları da nisap listesine yazılır. Bunun ölçüsü kişi başına
mutfak malzemelerinde bir, giyim kuşam malzemelerinde üçtür. Yani çatal, kaşık,
tencere, tava ve tabak cinsinden birden fazlası hesaba girer. Günlük hayatta
bilhassa reklamlarda 80 parça çatal, kaşık vesaire şu kadar deniyor. Bunlar
nisabın hesaplanmasına dahildir. Ev züccaciye dükkanına dönmüş ise hesaplamada
hepsi dikkate alınır.
Giyimde de aynı yöntem uygulanır. Kişi başı bunun miktarı
üçtür. Üç pantolon, üç çift çorap, üç takım iç çamaşırı... haricindekiler nisap
miktarının hesabına dahil edilir.
Ev eşyalarına gelince, evdeki malzemeler ihtiyaç fazlası
ise bunlar da nisap tespitinde listeye dâhil edilir. Bunların ikinci el toplam
satışı 80 gram altın miktarını doldurursa bu Müslümana kurban kesmek vacip
olur. Ben listeye dahil edilmesi gerekenlerin bir kısmını yazdım. Sıkı bir
çalışma ile listenin ne kadar kabarık olduğunu hayretle göreceksiniz.
Evvelki gün bir yerde bu konuyu konuşurken oradakilerden
biri; Hocam bu hesaba göre Türkiye de kurban kesemeyecek olanların sayısı iki
elin on parmağı kadar az olur dedi. Bunu hepimiz tasdik ettik. Yerinde bir
tespit değil mi