Yüz lojmanlı işyeri apartmanları yapacağız. Mü minlerin
oraya hicret etmelerini isteyeceğiz. Bizim velayetimiz bu apartmanlara hicret
üzerinde olacaktır. Yani onların bu apartmanın kuralları içinde yaşamalarını
isteyeceğiz. On apartmanı bir arada kurarak BUCAK oluşturacağız. Her semtin bir
İŞLETME SENEDİ olacak. Bu işletme senedini o semtin kooperatifi çıkaracak,
senet bucak dayanışmasının teminatı altında olacak. Bucaklarda da İŞLETMELER
KOOPERATİFİ kurulacaktır. Kooperatifin sözleşmesi ile Adil Düzene göre bir
KENT oluşturulacaktır. Yargılama hakemler tarafından yapılacaktır. Bir hukuk
düzeni oluşturulacaktır. Sadece ceza hukukundaki bedeni cezalar
verilmeyecektir. Böyle suç işleyenler kooperatiften çıkarılacak ve siteden
uzaklaştırılacaklardır. Zaten kiracı olduğu ve işçi olduğu için ancak kıdem
tazminatını istihkak eder, o da verilir. / Buraya hicret etmeyip dışarıdan bizi
destekleyenler üzerinde bir velayetimiz olmayacaktır. / Bu on apartmanlı
siteler çoğalacak ve böylece İslâm düzeni her tarafa yayılmış olacaktır.
Savaşla değil, halkın kendi arzusu ile bu inkılâp gerçekleşecektir. / Mekke
müşrikleri gibi bizimle savaşan kimseler olacaktır. Bunlar Amerika daki tekel
sömürü sermayesi sahipleri ve onların Türkiye deki temsilcileri olacaktır. Bize
olan saldırıları def edeceğiz. Nitekim Akevler e ve Millî Görüşe, Risale-i Nur
şakirtlerine ve diğer tarikatlara yaptıkları saldırıları bundan önce def ettik.
Sosyalizm yani komünizm tarihe gömüldü. Kapitalizm can
çekişiyor...
Artık işimiz ADİL (EKONOMİK) DÜZEN SİTELERİ kurmamız
olacaktır. Artık bize saldırmayacaklar, engellemeyeceklerdir. Bugün durum böyle
görünmekle beraber gerçek böyle değildir. Basın yine sömürü sermayesinin
emrindedir. Bürokratlar sömürü sermayesinin şerrinden korunmak için onların
dediğini yapmaktadır. Mevzuat ve onun çarpık yorumları da bizi hayli
uğraştıracaktır. Biz 1960 larda mücadelemizi yapabilmemiz için Millî Nizam
Partisi ni kurduk... / AK Parti anayasa yapmayı çocuk oyuncağı sanmıştı.
Anayasa yapamadı. Bütün partiler katıldılar ama anayasa yapamadılar. Oysa
anayasa yapmak için devlet bütçesine yüz milyona yakın, hattâ milyara yakın
tahsisat konur. Partilere buradan pay verilir. Her parti kendi anlayışına göre
anayasa hazırlar. Ondan sonra anayasayı hazırlayan âlimler bir araya gelir ve
anayasalar arasında uzlaşma yapılır. Uzlaşma olmayan yerler için hakemlere
gidilir. Sonunda millî anayasa oluşur.
Burada şu sorulabilir. / İstinsar ettiği nasıl
bilinecektir, nusret nasıl yapılacaktır, bunlar nasıl bilinecektir / Basiret
ile bilinecektir. / III. binyıl uygarlığında bu nasıl başarılacaktır
Bu ancak MUHASEBE ile bilinir. Herkes aldığını, verdiğini
ve taahhüt ettiğini yazacak ve muhasebeye geçirecektir. Şikâyetler ve ihbarlar
da hep muhasebe ile bildirilecektir. Yani bir devlet veya il yardım isteyeceği
zaman yardım istediği devleti borçlandırır, kendisini alacaklı yapar. Karşı
devlet kabul ederse öneri anlaşmaya dönüşmüş olur. Yardım eden devletin yardım
alan devlete karşı bir hakkı doğar. Onu ya taraflar aralarında kararlaştırırlar
veya hakemler sorunu çözer. İstenen yardımın mahiyeti yine borç alacak şeklinde
muhasebeye geçer. Yapılan yardımlar muhasebeye işlenir. İşte bu basirettir.
Sözlü ifadeler değil de yazılı ifadeler muhasebeye geçtiği için basir ile ifade
edilmiştir.
KUR AN IN UYGULANABİLMESİ İÇİN mutlak surette detaylı
muhasebenin tutulması gerekir. Az olsun çok olsun her şeyi yazmaktan
üşenmeyin (âyet) emri İslâm uygarlığının temelidir. O günkü şartlarla her
şeyin yazılması mümkün olmazdı. Oysa bugün bilgisayarın gelişmesi ile her şey
yazılabilmekte ve kayda alınmaktadır. Gelecekte herkesin cep telefonu ve
internete bağlı hattı olacaktır. Cep telefonlarıyla konuşma ve yazışma bedelsiz
olacaktır. Nasıl yollardan geçme para ile değilse, telefonla konuşma da para
ile olmaz. Kişi şifresini yazarak kendisini borçlandırıp alacaklı olanı
alacaklı yaparsa akit tamamlanmış olur. Az olsun çok olsun bütün alış ve
satışlar, borçlanmalar ve alacaklar, teklifler ve diğer şeyler böylece
kaydedilecek, karşı tarafın kabulü ile hesaba işlenmiş olacaktır.
708. KUR AN VE İLİM haftalık (geçen hafta) SEMİNER
çalışmamızdan aktardım.