Önceki yazılarla birlikte okunmasını tavsiye ederek kaldığımız yerden devam…
“Velâkin yüriydu lüyutahhiraküm / velakin sizi tathir etmek istiyor” (Maide 6)
“Yüridu”nun mef’ulü mahzuftur. Yıkanma emrini murat ediyor.
Ne için emir veriyor? Sizi tathir etmek için veriyor.
Abdest alacağız, yıkanacağız, temiz olacağız.
Siz temiz olasınız değil, sizi Allah tathir edecektir, bunun için emrediyor.
Abdest alırken belli uzuvlarımızı yıkamaktayız. Yüzümüzü tathir ediyoruz. Yüzün kendisi beyni taşıyan bir yerin görüntüsüdür. İnsanın kişiliği yüzüne akseder. Sevinen, üzülen, kızan, seven yüz belli olduğu gibi; içki içenlerin, namaz kılanların, iyilik sevenlerin, haset olanların, hilebazların yüzleri belli olmaktadır. Yüzümüzü yıkarken aynı zamanda beynimizi yıkamaya çalışırız. “Rabbim, yüzlerin ağaracağı gün yüzümü ağart, yüzlerin kararacağı gün yüzümü karartma.” Bu dua yüzümüzü yıkarken okumamız öğretilen duadır.
Ağzımıza su alırken; “Rabbim, bana temiz su içir, Rabbim kaynar su içirme.”
“Rabbim, beni her söze kulak veren ve en iyisine uyanlardan yap.”
“Rabbim, cennet kokusunu koklat, semum kokusunu koklatma.”
“Rabbim, beni kitabı sağdan verilenlerden kıl,”
“Kitabı soldan ve arkadan verilenlerden yapma.”
“Rabbim, rahmetini bana ğaşyet.”
“Rabbim, ayaklarımı tesbit et.”
Bu hadisler ayetin yani “sizi tathir etmek istiyor”daki tathirin manasını açıklamış oluyor. Yani biz yüzümüzü yıkarken beynimizdeki pislikleri temizlemek istediğimizi ifade etmiş oluyoruz. Haram yemeyeceğimizi, pis havayı koklamayacağımızı, her söze kulak verip en iyisine uyacağımızı, ellerimizle günahlar işlemeyeceğimizi, ayaklarımızla kötü yollara gitmeyeceğimizi ifade etmiş oluruz.
Şimdi namazın ne olduğunu daha kolay anlamış oluyoruz. Beş vakit namazda bir araya gelerek nefsimizin muhasebesini yaparız. İki namaz arasında yaptıklarımızı gözden geçiririz, gelecek namaza kadar ne yapacağımızı kararlaştırırız. Herkes ne yapacağına kendisi karar verir. Ne var ki her söze kulak verip Allah’ın emrine uyarak istişare etme durumundadır.
Namazın bütün şartları bize bunları hatırlatmaktadır. Kişi kıbleye dönerken sırat-ı müstakimde olduğunu, saf yaparken topluluğa katıldığını, imama uymakla topluluğun yöneticilerine uyduğunu ifade eder.
Namaz bütün şart ve rükünleri ile bir taraftan fiillerimizi düzenlemekte, diğer taraftan fiillerin gösterdiği ruhi uzuvlarımızı da eğitmektedir. Biz yüzümüzü yıkarken Allah da beynimizi yıkar. Biz namazımızın şartlarına uydukça Allah da beynimizi temizler. Çünkü insandaki kıskançlığı giderir. Onu sadece iradesi ile baş başa bırakmaz. Namazını kılanın kalbini Allah tedavi eder. Nasıl bir yerimizdeki yaraya baktığımızda, temizlediğimizde, merhem sürdüğümüzde o kendisini tedavi ederse, namaz ve diğer ibadetler de böyle yapar. Zamanla insanın içinde bulunan nefsi hastalıklar da terk edilmiş olurlar. Tarikat ehli namaza benzer başka ibadetlerle de sonuç aldıklarını ifade etmekte; gerçekten de bunları yapanların yüzlerinin nurlandığı görülmektedir.
Bu konuyu anlayabilmemiz için bilgisayar hakkında bilgi vermeye çalışalım. Bilgisayar virüslenmekte, virüslere karşı özel program yapılmakta ve o virüsler temizlenmektedir. Virüs temizleme dosyasına bastığımızda çalışır ve temizler. Bunun için parmakla basabildiğiniz gibi ışıkla ya da sesle de bunu yapabilirsiniz. Siz bazı sesleri çıkardığınız, bazı hareketler yaptığınız zaman, bunlar beyninize etki eder, beyninizdeki virüs temizleme programları harekete geçerek kötü duygulardan arınmış olursunuz. İşte, Allah bu ayette bize diyor ki; ben sizin beyninize virüs temizleme programları koydum, benim emrimi yerine getirip namazlarınızı öğrettiğim gibi kılarsanız, diğer ibadetleri emrettiğim gibi yaparsanız, o virüs programlarını çalıştırmış ve içinizi, bedeninizi, ruhunuzu arındırmış olursunuz. (Devamı var.)