Yüz dairelik lojmanlı işyeri apartmanın bir katında
böyle yorum yapan bir cemaat olacaktır. Yorumlar günlük olaylar içinde günlük
sorunları çözecek durumda olmalıdır. Her topluluk Kur an ı kendi diliyle her
hafta yorumlayacak, bizim yaptığımızı yapacaktır. / Bir alt derecede her ilde
ayrı olmak üzere bu yorumlar örnek alınarak kendileri kendi illeri için
yorumlayacaklardır. Böylece her il kendi dili ile Kur an ın ulus dilindeki
yorumunu esas alarak yorumlayacaktır. / Ondan sonra da her bucak il yorumunu kendi
bucak dili ile tercüme ederek takip edecek, kendi bucağına özgü yorumlarını
ekleyecektir. Haftada bir gün bizim yaptığımız yorumlar her bucakta
yapılacaktır. Bucak televizyonlarında bu yorumlar bir hafta içinde her gün
yayınlanacaktır. / Ocaklarda kılınan beş vakit namazda Kur an ın Arapçası ile
meallerinden istediklerini okuyacaklardır. Her namazda 2 sahife okunacaktır.
Böylece günde 10 sahife okunmuş olacaktır. 600 sahife olduğuna göre demek ki
her yıl bir defa Kur an meali tamamlanacaktır. / Her gün yatsı namazında ise bu
yorumlardan ulus, il ve bucak yorumlarından beşer sahifelik yorumlar okunacak,
böylece herkes kendi ulusunun, kendi ilinin ve kendi bucağının yorumlarını
takip etmiş olacaktır. / Bu eğitimleri beşikten mezara kadar herkes takip etme durumundadır.
/ Bunun dışında herkes günde en az altı saat üretimde çalışacaktır. Kadınlar ve
yaşlılar kendi apartmanlarının altındaki işyerinde çalışacaklardır. Çalışma
saatleri sabah altıdan öğleye kadardır. Diğer saatlerde ise serbesttirler.
Emekli olmayan erkekler apartmanları dışında ağır işlerde günde 6 saat
çalışacaklar, asıl üretim orada olacak, tarım ve inşaat işleri oralarda
yapılacaktır. / Öğle ile ikindi arasında ise isteyen kadın ve erkekler
apartmanlarının alt katlarında çalışacaklar, isteyenler de ilim yapacaklardır.
Her hafta ilimde imtihanlar yapılacak, aldıkları notlara göre ilmî derecelerini
artırılacak, ilmî çalışma ile atölyedeki yani işyerindeki çalışma birbirini
destekleyecektir... (s.4-5)
SEBİL şebeke yol demektir. Merkezde toplanan yol yerine
ikili ilişkilerin kurulmasını sağlayan yol demektir. Tüm sosyal oluşlar yoldur.
Güvenlik bir yoldur. Çünkü güvenlik olmazsa kişiler birbirleri ile görüşemezler
ve konuşamazlar. Hukuk ve yargı bir yoldur, onlar sayesinde ikili ilişkiler
doğar ve teminat alınmış olabilir. Telefon hatları yoldur. Elektrik hatları
yoldur. Su ve gaz boruları yoldur. Kara, deniz, hava ve demir yolları birer
yoldur. / Evet, mü minlerin görevi bu yolları tesis edip halkın hizmetine
parasız olarak sunmaktır. Cep telefonlarından para alınamaz, paralı yollar
olamaz. / Sovyetler yani komünistler her şeyi parasız yapmak istediler. /
Kapitalistler her şeyi para ile yapmak istiyorlar. / İslâmiyet ise kişilerin
buluşması için gerekli olanları parasız yapar, kişileri buluşturduktan sonra
artık orada kamunun işi sona erer, onlar kendileri istedikleri gibi anlaşırlar.
/ Demek ki İslâmiyet topluluğun oluşması için yollar oluşturmada ve halka
sunmada komünizmin ilkelerine sahiptir ama insanların buluşmalarını sağladıktan
sonra onların anlaşarak iş yapmalarını ise tamamen onlara bırakır, kişiler
yönünden tam liberalizme sahiptir. Kişiler özgürdür ama topluluk da
özgürdür... (s.8)
İstanbul da tüm dünyaya hitap eden bir KREDİLEŞME
KOOPERATİFİ kuracağız, bu kooperatif ALTIN BONO çıkaracak, uluslararası
kredileşme bununla sağlanacak, insanlığın parası bu olacaktır. / Ülkelerde
ÇALIŞMA KOOPERATİFLERİ kurulacak, TOPRAK SENEDİ ile kârsız olarak alınıp
satılarak ülkede artık emeğe iş sağlayacaktır. İllerde HİZMET KOOPERATİFLERİ kurulacak,
bunlar GENEL HİZMET yapacak ve küçük işletmeleri büyük işletme gibi
yapacaklardır. Bucaklarda İŞLETME KOOPERATİFLERİ kurulacak ve ürünler
markalaşacaktır. / Ülkenin sosyal güvenliğini sağlama ne kadar önemliyse,
ekonomik güvenliği temin etmek ondan çok daha büyük cihattır. / Devletin iki
kurumu vardır. / Biri yönetim kurumudur. Silahlı güçtür. Yargı kararlarının
infazını sağlar. / Diğeri ise yürütmedir. Bu da silahsız paralı güçtür. Bugünkü
sermayenin yerini almış kooperatiflerdir. Bunlar da herkese aş ve iş temin
ederler, insanların ekonomik güvencelerini sağlarlar. Bu sebepledir ki bunlar
da mü minlerdir yani güvenceye alanlardır. / Siyasi güvenlik ve sosyal güvenlik
deyimleri bugün çok yaygındır... (710. seminer, s. 9)