Kurana göre ekonomik sistem

Abone Ol

Faiz ve paradan kâr ve paradan vergi piyasadan parayı çekmektedir.

Maldan kâr ise stokları artırmaktadır.

Gelirlerde asıl olan beşte bir kamu payıdır. Bu oran Kur’an’da belirtilmiştir. a) Kaynakları tükenen mallardan yapılan üretimden beşte bir kamu payı alınmaktadır. Ganimetler kaynakları tükenen mal sayılmaktadır. Filizlerden üretilen madenlerden de beşte bir alınmaktadır. Buna göre kömür ve petrolden ve bunlardan üretilen elektrikten de beşte bir alınmaktadır. Bunlar devlet geliri olmaktadır. b) Kaynakları tükenmemekle beraber, hapsedilen özel mülkiyette tutulan kaynaklardan elde edilen mahsulden onda bir alınmaktadır. Yarıya tahfif yapılmaktadır. Buna göre su türbininden veya rüzgâr enerjisinden elde edilen elektrikten de onda bir alınmaktadır. Bunlar illerin geliri olmaktadır. c) Kaynakları sınırlı ve tükenmez olan üretimden hâsıladan değil de sermayeden alınmaktadır. Yirmide bir yerine kırkta bir alınmaktadır. Ticaret para ile yapılmaktadır. Para üretim aracıdır. Herkese açıktır. Senede kırkta bir vergi alınmaktadır. Bunlar dört grupta toplanır. Bunlar bucak gelirlerindendir. / Sadakat (kurallı dişil çoğul sistemi gösterir) olarak zikredilmesinden şunlar anlaşılmaktadır: 1) Faizsiz verilen krediden senede bir %2,5 vergi alınır. Geçmiş yılların vergilerini öderse yeni yılda kredi verilir. Miktar nisaptan aşağı düşerse alınmaz. 2) Ticaret mallarından senede % 2,5 zekât olarak bucak yönetimine verilir. 3) Merada yayılan hayvanlardan % 2,5 zekât alınmaktadır. Hâsıladan değil sermayeden alındığı için kırkta bir alınmaktadır. 4) Ambarlarda bir yıldan fazla bekletilen yiyeceklerden de kırkta bir alınmaktadır. / Bucağın gelirlerini bunlar teşkil etmektedir.

Bunlar fıkıhçıların ortaya koydukları hükümlerdir.

Biz de başka beşte birlerin devlet gelirleri olacağı hususunda fukaha ile ittifak hâlindeyiz. Bunun dışında olan gelirlerin ülke veya bucaklar arasında bölüşülmesi büyüklüklere göre olacaktır. a) On işçiye kadar çalışılan işletmeler küçük işletmelerdir. Bunları bucak kredilendirir ve bunların gelirleri bucak gelirlerindendir. b) Yüz işçiye kadar işçi çalıştıran işletmeler orta işletmelerdir. Bunları iller kredilendirir, bunların gelirleri de illere aittir. c) Bin işçiye kadar çalıştıranlar büyük işletmelerdir. Bunları devlet kredilendirir, bunların gelirleri de devlete aittir. d) Bin işçiden fazla çalıştıranlar üst işletmelerdir. Bunları insanlık kredilendirir ve gelirleri de insanlığa aittir. / Sonuç olarak bucaklarda üretilen malların onda veya kırkta biri bucak gelirlerindendir ve bucak gelirlerine harcanır. Şu aşamalardan geçer. İşyerleri malları ambara teslim ettikleri zaman aldıkları belgeyi müstahaklara verirler. Müstahaklar şunlardır. 1) Çalışan işçiler. 2) Ham madde getirenler. 3) Tesisleri koyanlar. 4) Genel hizmet ve kamu görevi görenler. Böylece kamu görevi görenler ile genel hizmetlilerin payları sadakat olmaktadır. İşte bu pay bucak bütçesinde oluşmaktadır.

Bucak bütçesinden sonra il bütçesi gelmektedir. İlin bucaktan farkı on kadar merkezi bucak il ve ilçe merkez bucakları bir tek bucak kabul edilerek gelirler ona göre paylaştırılır. Ülkede de merkez iller devlet ve bölge merkez illerinin merkez bucakları bir bütçe olmaktadır. İnsanlığın da durumu aynıdır. Mekke ili ile diğer kıta merkezlerindeki merkez iller bir bucak kabul edilmektedir. Buraya gelen gelirler iki şekilde bölüşülmektedir. Biri sadakat şeklinde ifade edilmektedir. Diğeri tasfiye veya ganimet olarak ifade edilmektedir.

Sadaka kişinin sadakatini göstermek için verdiği şeydir. Hediyelerin manası budur. Bir bucak başkanına vergilerini verenler ona olan bağlılık sadakatini göstermiş olurlar. Kocanın karısına verdiği mihir de sadakat teminatıdır. / Sadakat sadakanın kurallı çoğuludur. Sadaka yani bütçe birbirini tamamlayan bir yatırımdır. Yol yapmazsanız üretimin manası olamaz. İşsiz insanlara pay vermezseniz geleceğin işçilerini kaybedersiniz. Bugün işverenler hasta olanların da ücretlerini ödemektedirler. Ödemezlerse sonra çalıştıracak işçi bulamazlar. İşte, sadaka, çalışmayan işçilere pay vererek bütün işverenlerin işçilere iş vermedikleri zamanda onlara verdikleri paylardır. / Bucak bütçesi üç grupta toplanmaktadır. Sekiz sınıftır. Birinci grupta “Li” harfi ile toplanan dört sınıftır; fakirler, yoksullar, amiller ve müellefler. İkinci grup iki sınıftır; köleler ve borçlular. Üçüncü grup ise vakıflardır. Bunlar da iki sınıftır. Biri vakıfların kendisidir. Diğeri ise bu vakıfları işleten veya buralarda çalışanlardır. (s.5,6; KUR’AN VE İLİM, 749. hafta, 16 sayfalık seminer notlarından yani ÜLKEMİZDE FAİZLERİN YÜZDE YÜZ ARTIRILDIĞI hafta çalışmamızdan; tamamını tavsiye ederiz…)