Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet-233

Abone Ol

‘SosYO-EKONOMİK Tufan’ ülkemizi ve dünyayı sarmış durumda…

çare ve çözüm önerilerimiz bu yazılarda; uygulanmayı bekliyor…

Önceki yazılarla birlikte okunmasını da tavsiye ederek devam…

***

“Lemüsrifûne / Müsrifsiniz.” (Maide 32; ayetin sonu)

Burada israf edilen reel ekonomideki değerler değildir, burada israf edilen finans ekonomisindeki paradır. Paranın israfı ekonomiye canlılık getirdiği için makbuldür. Reel değerlerin israfı ise haramdır.

Nakış yaparken zaman israfı yok mudur?

Yoktur, çünkü artan zaman orada değerlendiriliyor.

İsraf” kelimesi yöneticiler için de kullanılmaktadır.

Müsrifîn” denmektedir. Şeriat dışına çıkıp keyfî şekilde yönetmek “israf”tır, şeriatın içinde yönetmek “ihsan”dır. Hâlbuki kurallar dışında isteğe ve keyfe göre yönetmek ise israftır. Bu manâ bize buradaki âyette nelerin anlatıldığını açıkça ifade etmiştir.

Bugünkü İsrailoğulları nerelerde israf ediyorlar?

  1. Savaş fitneyi def etmek içindir. Oysa Siyonist Yahudiler fitne çıkarmak için savaşları destekliyorlar. Silah satalım, onları savaştırıp güçsüz hâle getirelim ve biz yönetelim diye savaş çıkartıyorlar. İşte bu yaptıkları israftır.
  2. Faizi meşrulaştırıp karşılıksız para çıkarmak suretiyle paranın fonksiyonunu yitirmesine sebep oluyorlar. Yani para bir reel değerin karşılığı olması gerekirken, parayı karşılıksız çıkararak israf ediyorlar.
  3. Kısas katli önlemek ve fitneyi kaldırmak için olduğu halde, onu hapis cezasına çevirerek israf yapıyorlar. Hapishanelerde boş yere zaman israfı ve ülkenin parasıyla masraf yapılıyor. İdamı kaldırmakla katli çoğaltıyorlar. Bunlar israftır.
  4. Yönetimde ve siyasette ekseriyet kararı gibi saçma ve dengesiz kurallarla toplulukların istikrarını bozuyorlar. Bu da israftır.

Hâsılı, bugünkü Siyonist Sömürü Sermayesi her sahada israf hâlindedir. Televizyon ve radyo programları bugünkü şekilleriyle tamamen israftır. Sporu sadece seyredip spor yapmamak ve özellikle futbol diye yapılanların tamamına yakını israftır. Magazin gazeteciliği israftır.

İsrafları o kadar çoktur ki, bunların israflarını anlatmaya ciltler yetmez.

***

“İnnemâ / Sadece” (Maide 33)

Bundan önceki ayetlerde İsrail oğullarına yazdıklarını anlatmıştı. Orada tüm insanlığın eşit olduğuna işaret edilmişti; diyet ve kısasta eşitlik, cezada eşitlik. Bunun kamu hukuku olduğu belirtilmişti. Bunu Tevrat’ta yazdık demiş olması, onların seçilmiş kavim olup, kişilikte farklılık olmadığı hususunun Tevrat hükmü olduğunu bildirerek kişiler arasında fark olmadığı, farklılığın görevden doğduğu anlatılmıştı.

Şimdi “Ve” harfi getirilmeden doğrudan Kur’an hükmü ortaya konmaktadır. “Ve” veya “Fe” gelmemesi bu ifadenin Tevrat ifadesi olmadığını anlatır.

İnnema” kelimesi “sadece” anlamına gelir. Hasrı ifade eder. Bundan başka ceza verilemez demektir. Devletin güvenliğine karşı işlenmiş suçlarda katledilmesi, salb edilmesi, el ve ayağın çapraz kesilmesi ve sürülmesi. Bunun ortasındaki suçlar bunlara indirgenir. Bundan başka ceza verilemez. Hapis cezası, işkence cezası yoktur. Paraya çevrilemez. Affedilemez. Oysa kısaslarda af caizdir. “İslâmiyet’te hapis cezası yoktur” dediğimiz zaman bize itiraz etmektedirler. Sünnette yoktur, Kur’an’da da yoktur. Buradaki “innema” bunu gösterir. Terörün cezasıdır. Bu kişi eğer birini öldürmemişse sürersiniz. Birilerini cerh etmişse ve işkenceler etmişse, kör veya sakat bırakmışsa el ve ayak kesilmesi gerekir; teslim olmuşsa asılma, kaçmışsa öldürülme. (Devamı var.)