‘SosYO-EKONOMİK Tufan’ ülkemizi ve dünyayı sarmış durumda…
çare ve çözüm önerilerimiz bu yazılarda; uygulanmayı bekliyor…
Önceki yazılarla birlikte okunmasını da tavsiye ederek devam…
***
“Ev fesadinfi’l-erdi / Veya arzda fesat çıkarması.” (Maide 32)
Kısas, önceki yazıda da belirtildiği gibi kişilere ika edilen bir öldürmedir. Mahkeme kararı ile kısas uygulanır ve katledilir. Bunun dışında kişi öldürmez ama fesat çıkarır. Örnek olarak tren yoluna engel koydu, tren devrildi, insanlar öldü. Burada kişinin öldürme kastı olmayabilir ama insanların ölümüne sebep olur.
Burada “Arz” kelimesi getirilmiştir. Buradaki “arz” bucak toprakları, il toprakları, ülke toprakları ve insanlık toprakları yani yeryüzü olabilir. Burada bir bucakta kişi fesat çıkarıyorsa, oranın düzenini bozuyorsa, o bucaktan sürülür. Sürgüne rağmen gitmezse öldürülür. Mahkeme kararı ile öldürülse diyet ödenmez. Bucak başkanı kendi kararı ile öldürse kısas yapılmaz, diyeti ödenir. Kendisi öldürmüyor ama yaptığı neşriyat ve yalan haberler gibi olaylarda fesat çıkarıyorsa yine öldürülür.
Buradaki “Fi’l-Erdi” kelimesini zikretmesinden anlıyoruz ki, kişi belli bir kişiye yaptığı fesattan dolayı öldürülemez, orada verdiği zarar kadar tazmin ettirilir. Faili ve mef’ulü belli olan fiiller için öldürülemez. A. Öcalan gibi kendisi adam öldürmemiş olsa bile kurduğu örgüt adam öldürüyorsa o zaman o da öldürülür.
İki görüş vardır.
Filistin’de HAMAS’lılar kendi memleketlerini kurtarmak için savaşıyorlar. Çeçenler de istiklâl için savaşıyorlar. Bunların yaptıkları kahramanlıktır.
Başka bir görüşe göre ise bunlar suçsuz olan insanların ölmelerine sebep oluyorlar. Fesat çıkarıyorlar. Acaba hangisi doğrudur?
Buradaki “arzda” kelimesi bu hususta bize işaretler vermektedir.
Kişi kendisine hasım kabul ettiği kişiyi hedef alarak öldürse, bu kısastır. Ama hedef alınmaksızın ölsün de kim ölürse ölsün şeklindeki hareket fesattır. Ne var ki cephe oluşturulur, karşılıklı savaşa girişilirse, bu fesat değildir. Arzın dışında savaştır. Savaşlar tek başına yapılan hareketler değildir. Yerinden yönetim esas alınır. Ocak, bucak, il ve ülkeler iç işlerinde bağımsızdırlar. Eğer devlet illerin iç işlerine müdahale ediyorsa haksızlık yapıyor, il bucakların iç işlerine müdahale ediyorsa haksızlık yapıyor demektir. Ama bucak içinde herhangi bir fesadı durdurma tamamen fesadı ortadan kaldırmadır.
Ocak, bucak, il ve ülke içinde kişilerin fesat çıkarması karşılığı fesat çıkaranlar katledilebilir. Hakemlerin kararı olmadıkça ülkelere, illere, bucaklara ve ocaklara girilemez. Ancak içeride olanların çıkmasına izin verilmiyorsa, içeridekileri kurtarmak için girilebilir. Onun dışındaki durumlarda orası muhasara edilir ve beklenir. Çıkanlar çıkar, kalanlar da kendi hallerinde bırakılır.
Fesadın arzda olması yani kişilere yönelik olmaması gerekir.
Demek ki:
-Dünya yüze yakın devlete ayrılacak.
-Devletler yüze yakın illere ayrılacak.
-İller de yüze yakın bucaklara ayrılacak.
-Bucaklar yüze yakın ocaklara ayrılacak.
Bunlar kendi topraklarında tamamen bağımsız olup istediklerini yapmaları tamamen yöneticilerinin yetkilerindedir. Dışarıda ise merkez bucakların düzeni vardır. Onu bozmak isterlerse o zaman arzda yani bucak yönetiminde fesat çıkarmış olurlar, katl caiz olur. Burada savaş hâli de istisna edilmiştir. Hakemler kararı ile boşaltılması emredilen bir yer boşaltılmazsa orada olanlar savaşta ölmüş gibi olabilir.
(Devamı var.)