Kur’an’a göre devlet düzeni ve medeniyet-219

Abone Ol

‘SosYO-EKONOMİK Tufan’ ülkemizi ve dünyayı sarmış durumda…

çare ve çözüm önerilerimiz bu yazılarda; uygulanmayı bekliyor…

Önceki yazılarla birlikte okunmasını da tavsiye ederek devam…

***

“En ekûne misle haza’l-gurabi / Bu gurabın misli kadar olmaktan…” (Maide 31)

Misli” kelimesi “benzeri, dengi” anlamına gelir. Yani ya keyfiyette benzeri manasını taşır veya kemiyette eşitliği manasını taşır. “Aşeraemsaleha” dediğimizde sayıyı kastederiz. Burada sayı söz konusu değildir. Fonksiyonda eşitliktir. Kâinatın halikı Allah’tır. En uygun şekilde yaratmıştır. Bu sebepledir ki kâinat analogdur. Her iki şey birbirine benzer.

Diğer taraftan hiçbir şey tam olarak birinin aynı değildir. İnsanlar hep birbirine benzerler ama hiç birisi diğerinin aynı değildir. Simaları ile insanları hemen birbirinden ayırmaktayız. “Misli” işte bunu anlatmaktadır. Eğer “ke mislihi” derseniz aynı fabrikadan çıkmış tıpa tıp aynı anlamındadır. Allah’ın benzeri yok değil de aynısı yok demektir. Yoksa Allah semavat ve arzın nurudur.

“Fe ûvâriyesev’eteehiy / Kardeşimin sev’etiniivare etmekten.” (Maide 31)

Buradaki “Fa” “eküne”ye atıftır, “En Uvariye” demektir. Üstünlü gelmesi buna delalet eder. “Fa” harfinin gelmesi ve “En” harfinin iade edilmemesinden anlıyoruz ki, “aciz değilim ve gömmeliyim” diyor.

Bir tıp doktoru insanın bedeni ile ilgili bilgilere sahiptir. Doktor insanın sağlığından çok hastalığı ile uğraşır. Mide normal çalışıyorsa onunla meşgul olmaz, ishal olmuşsa ilgilenir, kabız olmuşsa ilgilenir. Bu tedavi edici tababettir.

Oysa esas olan insanın hasta olmamasıdır. Bir toplulukta da yöneticiler hastalarla uğraşır. Eğer trafik kazası varsa onunla meşgul olur. Yoksa, normal trafik akıyorsa, trafik polisi onunla meşgul olmaz.

Bir tıp doktoru ile yönetici tamamen aynı işleri yapmaktadır. O halde bir tıp doktoru iyi doktor olsa ve sonra gidip diyelim ki Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bitirip vali olsa, o zaman ili daha sağlıklı yönetir. Aksi de doğrudur.

Bugün üniversiteden, hatta liseden mezun olmak için yabancı dil okutuyorlar! Akademik kariyer bir tür İngilizce bilmeye dönüşmüş! Bize göre liselerde ve üniversitelerde “analoji dersleri” konmalıdır. Akademik kariyer için yabancı dil değil iki fakülte bitirme şartı getirilmelidir. O takdirde bu benzer olaylar kolayca öğrenilmiş ve üzerinde araştırma yapılmış olur. Biz bu analoji ilminin varsayımlarını ortaya koymuş bulunuyoruz. İkili ve dörtlü sistem ve sekiz yüzlü. Mürselât Suresi tefsir çalışmamızın başında açıklanmıştır. Canlılardan bilgiler alarak onu uygulamamız gerekmektedir. Mısırlılar, Yunanlılar, bugünkü Batılılar bunu yapmışlardır.

Yani Hazreti Adem var, onun katil oğlu var. İnsanlık bunlarla yani bu gibi olaylarla uygarlaşmaktadır. Fende Avrupa’nın ileri gitmesi katil oğlun izinde olmalarındandır. Bakara suresindeki şeytan burada katil olarak ortaya çıkıyor.

“Fe esbehamine’n-nâdimiyne / Nadim olanlardan oldu.” (Maide 31; ayet sonu)

Ben kardeşimin bedenini gömeyim diye karar verdi ve pişman olanlardan oldu.

Katil kardeş böyle dedi ve yaptıklarından pişman oldu.

“Tövbe etmek” bir şeyden daha iyi bir şeye dönmedir. Allah’a dönmedir. Kötülükleri bırakmadır. Islah-ı nefstir. Bir daha yapmamadır.

“Nedamet” ise geçmişte yaptığına hayıflanmaktır. Ne diye bunu yaptım, keşke yapmasaydım demektir.

Tövbe etmedi de yaptığına pişman oldu. Çünkü yaptığından zararlı çıktı. Mezarı kazdı ama nasıl kazdı? Sopa ile kazdı, taşla veya elle kazdı. O bile onu o kadar yordu ki, ne diye kardeşimi katledip başıma bela ettim dedirtti.

(Devamı var.)