‘SosYO-EKONOMİK Tufan’ ülkemizi ve dünyayı sarmış durumda…
çare ve çözüm önerilerimiz bu yazılarda; uygulanmayı bekliyor…
Önceki yazılarla birlikte okunmasını da tavsiye ederek devam…
***
“Ve zâlikecezaü’z-zâlimiyne / Ve bu zalimlerin cezasıdır.” (Maide 29; ayetin sonu)
Buradaki “Va” harfi hâl vavı olur, “ve ente”nin hâli olur. Yani “bu zalimliklerin cezası olarak sen cehennem ashabından olasın” diyor. “Ve” yerine “Fe” getirilseydi açıklama cümlesi olurdu. Bu cümle mahzuf cümleye atfedilmiş olabilir. “Ve kul” olabilir yani onlara kıssayı anlat ve İsrailoğullarına de ki; zalimlerin cezası böyledir.
Evet, bugün tekel sermaye bize ve dünyaya zulmetmektedir. Ne var ki bunlar dünyanın günahlarını yüklenmektedirler. Bunlar sabrediyor ve sermayenin zulmünü sabırla def ediyorlar. Bu sayede tüm günahkâr insanlık cennetlik oluyor.
Biz insanlara sömürü sermayesine ne diyeceğimizi ifade etmiş oluyor.
Hazreti Adem’in bir oğlu başlangıçta şehit edilmiş oluyor. Neandertal insan böylece yayılmış olmaktadır. Onların homo saphiensin yanında yayılması homo sapiense zemin hazırlamıştır. Neandertal insandır, aklı başında bir varlıktır ama tüylüdür ve sosyal oluş henüz başlamamıştır. Yani sosyal duygular yoktur. Bu duyguların başında utanma gelmektedir. İnsanların hayvanlardan birçok farkları vardır. Örnek olarak hayvanlar gülmez, hayvanlar ağlamaz, hayvanlar utanmaz. Hayvanlarda kalıcı hafıza yoktur, unutup hatırlama söz konusu değildir. Neandertal insan da işte böyle sosyal tarafları gelişmemiş bir insandır.
***
“Fe tavveatlehunefsuhu / Nefsi ona tatvi’ etti.” (Maide 30)
Kardeşinin ürünleri kabul olunmuş ve onunki reddedilmişti. Ürünü iyi olmadığı veya konacak yer kalmadığı için reddedilmişti.
Diyelim ki iki başkan yarışıyor. Biri başbakan olacak. Halk Recep Tayyip Erdoğan’ı seçmiş, başbakan olmuştur. Onun kurbanı kabul olunmuştur. Kemal Kılıçdaroğlu çekiyor silahı ve onu öldürüyor. İşte olay böyledir. Rakip iki firma piyasaya mal sürüyor. Birisininki kabul görüyor, diğeri ise tutunamıyor. Rakip firma tutuyor ve karşı taraftakini öldürüyor. Nitekim yakın tarihimizdeki Sabancı cinayeti de işte bunun bir örneğidir.
Kurallara uygun olarak yarışıp yarışı kazanma veya kaybetme toplulukta istenen bir şeydir. Hayırda yarıştır. Takımımız yenildi diye sahneye dolma ve karşı tarafı öldürmeye kalkışma ise insanın şeytani tarafıdır. Tarihimizde böyle ölümler olmuştur.
1950’den beri Türkiye’de partiler bu amaçla kapatılmaktadır. CHP seçimleri kaybedince CHP’yi araç olarak kullanan güçler saldırıya geçmişler ve darbeler olmuştur. Bugünkü kaset olayları da bundan başka bir şey değildir. Türkiye’de dindarlar ve milliyetçiler gittikçe güçlenmektedirler. Batıcı renksizler tasfiye edildiler. Önce CHP’de ahlaksızca kasetlerle yenileme yaptılar. Şimdi onun benzerini ikinci partide yapacaklar. Sandıkta yenmeyi başaramayanlar her çareye başvurmaktadır.
İnsanda nefis vardır, ruh vardır. Ruh insanın melek tarafını gösterir. Nefis ise insanın şeytan tarafını gösterir. Hayvanlarda nefse benzer meleke vardır, diğer canlılarla çatışırlar. Onlardaki yarış çıkar çatışmasıdır. Kurt karnını doyurmak için kuzulara saldırır. Horozlar dölleyebilmek için dövüşürler. İnsanlarda ise başka duygular vardır. Karın doyurmak için başbakan olmak gerekmez. İnsanlarda hayvanlarda olmayan hırslar vardır. İşte bu hırs nefisten ileri gelmektedir. Nefis aynı zamanda kişiliği ifade eder. İnsandaki arzulardan biri de toplulukta bağımsız kalma arzusudur.
“Tav’” devşirilen olgunlaşmış kolay koparılan meyvedir. Olgunlaşmamış meyveler dallarından ayrılmak istemezler, olgunlaşınca da kendiliğinden düşerler. Düşmeden evvel siz koparırsanız elinize gelir. O tav’dır. Bir kimsenin başkasının arzusuna uyması itaattir. Nefsi ona tav’ ettirmiştir. (Devamı var.)