KUR?AN VE İLİM bütün sorunları çözer

Abone Ol

Bir ay önce KUR AN VE İLİM her şeyin rehberi olmalıdır demiştim

ya; demek istediğim hep odur.  KUR AN VE

İLİM 814. hafta tefsir notlarımızdan bölümlerle devam...

Meta demek yaşamak için gerekenleri temin etmek

demektir. İnsanın dışındaki varlıklar çevreden elde ettikleri ile yaşarlar.

Oysa insan kendi soydaşlarına da kazandırarak yaşar. Birlikte üretirler,

ambarlara verirler, sonra bölüşerek ve ambardan çekerek yaşarlar. Kimse kendi

ürettiklerini kendisi tüketmez, herkes ürettiklerini satar, kendisine lazım

olanları da dışarıdan alır. Kişi zenginliği yerine topluluğun zenginliği söz

konusudur. Sonra da zenginliği adalet içinde bölüşmedir... ( ADİL DÜZEN bunu

gerçekleştirir.)

Hazreti Nuh Peygamber zamanında doğan peygamberlik

sistemi medeniyeti bin sene sonra yerini Hazreti İbrahim in medeniyetine

bıraktı; sonra Hazreti Musa nın medeniyetine, sonra Hazreti İsa nın

medeniyetine bıraktı. Sonunda Kur an medeniyeti geldi.

Doğuda hukuk oluşturan bu medeniyetler biner yıl yaşadı.

Batı uygarlıkları bu hukuk düzenine dayanarak teknikte uygarlaşmayı başardı.

Bunlar Mısır, Yunan, Roma, Avrupa dır ve hukuk uygarlıklarını beş yüz seneden

sonra takip eder, bunların ömürleri de bin yıldır.

Bu medeniyetlerin başlangıç tarihleri Milat tır.

Bugün yeni Kur an medeniyeti kurulmaktadır.

Avrupa uygarlığı zirvededir, gerilemeye başlamıştır.

Beş bin senelik tarım hukuku bugünkü yani çağımızdaki

uygarlığa yetmemektedir.

Hakk a dayalı olarak kurulmakta olan bizim yeni

medeniyetimiz ilme dayalı peygambersiz ilk hak medeniyettir. Şimdi siz bu

medeniyeti bu sûrelerden öğreniyorsunuz. Bu medeniyet üç asır içinde olgunluk

çağına gelecek, altı asır o çağları yaşayacak, sonra üç asır içinde eceli

gelmiş olacak, onun ardından üçüncü Kur an medeniyeti kurulacaktır...

Medeniyet demek işbölümü demektir, işbölümü yapıp ortak

olarak işler yapmak demektir. Bu ihtisaslaşmayı sağlar. Bu sayede herkes bir

işi iyi bir şekilde ve çabuk üretir. Bu da eğitimle sağlanan faziletlerle elde

edilir. Herkes fazilet yarışındadır. Kim daha iyi ve daha fazla iş yaparsa o

faziletli kişi olur. Tarihte hep ihtisas sahibi olunmuş ama küçük topluluklar

içinde halkın takdiri ile değerlendirilmiştir. Bugünkü Batı uygarlığında derece

tevcihi imtihanla olmaktadır, ne var ki tevcih edilen derecelerde uygunluk

yoktur.

ADİL DÜZEN de bu mesele teminatlıdır. Dayanışma

ortaklıkları vardır, onlar ehliyeti tevcih ederler. Kişi eğer mesleğini icra

ederken herhangi bir zarar doğarsa, o zararı dayanışma ortaklığı tazmin eder

yani öder. Kur an bunu ilk dönemlerde tesis etmiş, Batı uygarlığı bunları

bırakıp paralı sigortalar sistemini icat etmiş ve merkezi denetim

getirmiştir!..

Fadl demek emeksiz elde edilen şey demektir. Bu nasıl

olur

Bir acemi de emek verir, bir usta da emek verir. Biri üç

kazak dokur, diğeri on kazak dokur. İşte bu yedi kazak fazladır. Başka bir

ifade ile her işte evrim vardır. Bir tohum atarsınız, 700 tane alırsınız.

Buradaki fadl yani fazlalık bire 700 dür.

Bütün canlılar çalışmalarında fadl sahibidirler. Bu

sayede çalışmayan yavruları yaşatarak yeni nesil meydan getirilir. İnsanlar da

fadl sahibidirler. Bu sayede bugünkü uygarlık doğmuştur. Haber verilen yeni

medeniyette herkese sahip olduğu yeteneğine göre ehliyet tevcih edilecek ve bu

ehliyet aynı zamanda teminatlı olacaktır. Kur an bunu evliya müessesesi ile

tedvin etmiştir.

KUR AN VE İLİM bütün sorunları işte böyle çözer.