Kuran ve İlim 828. hafta seminer notlarından

Abone Ol

Tevafuk; bu haftaki KUR’AN VE İLİM seminer çalışmamız, aynı zamanda günümüzle birlikte yakın ve uzak geçmişte cereyan eden bazı olayları açıklar mahiyette oldu.

4. sayfa notlarından bir bölüm: “Biz 1960’lı yıllarda başladığımız Akevler ve Millî Görüş tebliğleri ile insanları zihnen “Adil Kur’an Düzeni”ne hazırladık. Onlarla koalisyonlar yaptık, hükümetler kurduk. Bu şekilde insanlara “Adil Kur’an Düzeni”ni anlatmış olduk. Ama anlatmadan uygulama olamayacağı için uygulama yapmadık. Mevcut uygulamalar içinde “Adil Kur’an Düzeni”ni anlatmaya çalıştık. Bu dönem Hazreti Nuh’un dönemidir.

Şimdi ise “Adil Kur’an Düzeni”ni uygulayacak hâle geldiğimiz için insanları “Adil Kur’an Düzeni”ne davet ediyoruz. Bu davet de SEMT KOOPERATİFLERİNİ KURUN DA FAİZLİ İŞLETMELERDEN UZAK DURUN daveti şeklindedir.

Bunu nasıl başaracağız

Biz kooperatif içinde “Adil Kur’an Düzeni”ni yaşayacak, onlara mallarımızı satacak ve mallarımızı alacağız, bunu yaparken de sadece takas yapacağız...” (s.4)

***

“Ülkemizde ilk uyarıyı Bediüzzaman yapmıştır. İkinci uyarı ise Necmettin Erbakan tarafından yapılmıştır. Akevler Adil Kur’an Düzeni çalışanları Erbakan’ın istişare ettiği kimseler olmuştur. Bediüzzaman ve Necmettin Erbakan Hazreti Nuh’tan önce gelen resuller mesabesindedirler. Üçüncü binyılın resulü mesabesinde olan ise beklenmektedir...” (s.5)

***

“… Bugün de hitabımızı yaparken halkları ayırmamamız, partileri ayırt etmeden bütün ulusu “Adil Kur’an Düzeni”ne davet etmemiz, onlara anlatmamız gerekmektedir. Bu sebepledir ki biz CHP ile koalisyon yaptık. Bu sebepledir ki biz MHP ile seçim ittifakı yaptık. Kurucularımızın birçoğu Kürt kökenli idi. Hattâ HDP’liler de Erbakan’a gelmişlerdi, birlikte seçime girmek istiyorlardı. Erbakan beni çağırmış ve bana sormuştu. Ben; ‘illeri serbest bırakın, isteyenler MHP ile isteyenler HDP ile ittifak yapsınlar’ demiştim. Biz her zaman onlarla siyasette dayanışma içinde olup PKK’lılardan ayırmak istedik. Şimdi AK Parti onları devre dışında bırakınca PKK’nın kucağına düştüler ve çözüm süreci son buldu...” (s.6)

***

“… Bizim de görevimiz budur. Tüm insanlığa hitap ederek diyoruz ki: FAİZLİ DÜZEN sona ermiştir. İnsanlık uçuruma gitmektedir. FAİZSİZ DÜZENE GELİN diyoruz. Biz onların helak olmasını veya iflas etmesini istemiyoruz. Serbest rekabet içinde ticaret yapsınlar, para kazansınlar ve uygarlaşma hizmetine devam etsinler. Bu sebeple onlara intihar edin demiyoruz. Sosyalistlerin yaptıkları gibi onlara ticareti yasak etmiyoruz. Sermayeniz var, işi biliyorsunuz, ticarete devam edin, RİBAYI TERK EDİN diyoruz...” (s.9) 

***

“… İnsanlar değişik kabiliyette yaratılmıştır. Bu kabiliyetleri insanlar iyilikte de kullanırlar kötülükte de kullanabilirler. Kabiliyetlerimizi iyilikte kullanmayı Allah bize emretmiştir. Kimimiz iyi âlim oluruz, gerçekleri ortaya koyarız, başkaları ile tartışırız. Kimimiz insanları severiz, onlar da bizi sever ve sözümüzü dinler, böylece onların ahlâklı olmalarını sağlarız. Kimimiz iyi iş adamı oluruz, kazandıklarımızla topluluğa ve insanlara yararlı oluruz. Kimimiz güçlü ve cesur oluruz, zalimleri korkuturuz, zulmetmelerine imkân vermeyiz. Yani… Her birimizi Allah farklı fıtratta yaratmıştır. Farklı görevlerimiz vardır. Yetki ve sorumluluklar da farklıdır. Dolayısıyla gelirler ve kazançlar da farklıdır...” (s.11)

Devamı var.