KUR?AN VE İLİM 807. hafta seminer notlarından-2

Abone Ol

Çağımızda siyaset bürokrasiyi yenmektedir. Oy denizinde

sömürücülerin sömürüsüne bilerek veya bilmeyerek hizmet eden bürokratlar boğulup

gideceklerdir. Firavun ile başlayan bürokratik düzen, Adil Düzen in oyları ve

sistemi içinde boğulup gidecektir.

Maaşlı memur sistemi ortadan kalkacak, ortak memurluk

sistemi olacak; işletmelerden gelen verginin yarısı o işletmelere hizmet veren

görevlilerin olacak, diğer yarısı halka hizmet verenlere ait olacaktır. Her

görevli işletmeye ortak olacağı için işletmeye zorluk çıkarma yerine ona

yardımcı olacaktır. Bu sayede bürokratik düzen yok olup gidecektir. (s. 6)

İnsanlık tarihinde yeni dönemler ortaya çıkar, yeni

uygarlıklar doğar. Tarihte toplayıcılık, avcılık, çobanlık, çiftçilik

dönemleri nden sonra, bin yılda bir yazılı uygarlık gelmiştir: Doğu da Hz. Nuh,

Hz. İbrahim, Hz. Musa, Hz. İsa ve Kur an uygarlıkları hukukta sıçramalar

yapmışlar; Batı da Mısır, Yunan, Roma ve Avrupa uygarlıkları gelmiştir. Firavun

uygarlığı zirvede iken Hazreti Musa gelmiş ve İbrani uygarlığını kurmuştur.

Peygamberler davetler yaparlar, uzun dönem karşılıklı

çatışmalar devam eder ve sonunda hazırlık tamamlanınca uygarlığa karşı çıkanlar

mağlup olur.

Bugün de Batı dünyası, kendi faizli karşılıksız parayı

ilâh ittihaz edinen düzenini savunmaktadır. Adil Düzen Çalışanları da bunlarla

cihad hâlindedir...

Bugün sermayenin yanında olanlar iki gruptur. Bazı

kişiler korkularından dolayı oradadırlar. Kimileri de gerçekten onlar

tarafıdırlar. Bir gün gelecek bu korkak AK Partililer (gömlek çıkaran Millî

Görüşçüler) ve korkak Risaleciler (F. G. Cemaati mensupları) cesaretlenecekler

ve tekrar bizim yanımıza geleceklerdir... (s. 7)

Biz ne diyoruz / Biz diyoruz ki; bu zalim düzen

yürümez, bu zalim düzen devam etmez. Karşılıksız para, zina serbestliği,

merkezi yönetim, on yılarca süren davalar ile bu dünya yaşamaz diyoruz. / Daha

başka ne diyoruz / Bu bürokratik engellerle insanlık yaşayamaz diyoruz...

Boşalan köylerle insanlar karnını doyuramaz diyoruz... Gelin, ADİL DÜZEN e

gelin diyoruz... Para karşılıksız değil de, emek ve mal karşılığı çıksın

diyoruz... Zina olmasın, evlilik ve nikâh sözleşmesi yapılsın diyoruz... Dengeli

yönetim olsun diyoruz Hakemlik sistemi olsun diyoruz Yüz lojmanlı işyeri

apartmanları olsun diyoruz...

Kimse kulak vermiyor! / Ama bir gün oy denizinde

boğulacakları zaman evet diyecekler, Adil Düzen Çalışanları doğru söylüyor,

ADİL DÜZEN olmaksızın bu olmuyor diyecekler. / Buradaki iman bir fikri

benimseyip onun için canını dahi verebilme imanıdır. Yaşarsam ben de ADİL

DÜZEN için çalışacağım diyecekler. ADİL DÜZEN e karşı olduklarını beyan

edenler pişman olacaklardır.

Evet, artık itiraf edecekler, dolar tanrı değilmiş

diyecekler; karşılıksız para ve o paraya dayanan tüm müesseseler artık gerçek

değildir diyecekler. Karşılıksız para, para değildir diyecekler. ADİL

DÜZEN in, ADİL EKONOMİK DÜZEN in emeğe ve mala dayanan parası gerçek paradır

diyecekler... (s.8)

Bugün de biz bugünkü yönetime diyoruz ki: Bakınız, biz

sizin makamınıza talip değiliz. Sizden hiçbir şey istemiyoruz. Ama birlikte

seyahat etmekte olduğumuz gemi su alıyor, bu gidişle bir gün batacak. Gelin şu

delikleri kapatalım diyoruz. / Hayır diyorlar; bu gemi batmaz, sular bir şey

yapmaz diyorlar! / Su alsın, ne zararı var diyorlar! / Mahkemelerde kırk sene

süren davalarla devlet yaşamaz diyoruz / Hayır, yaşar diyorlar! / Bu

bürokratik engelleri halk ancak kayıt dışılıkla aşıyor, bu da topluluğu ileri

seviyeye gitmekten alıkoyar diyoruz; hayır diyorlar. / Bir gün gemi batmaya

gittiği zaman artık Adil Düzen kadrosu duruma el koymak zorunda kalır (s.

9-10)

Gelecek yazı Elektrik Kesintisi ve Çözümü konusunda

olacak, inşallah