Kur’an ve İlim 1216. Hafta Seminer Notlarından – 1

Abone Ol

KUR’AN VE İLİM haftalık seminerlerimiz 1216 haftadan beri devam ediyor…

Rûm Suresi üzerindeki çalışmalarımız 23 haftadan beri devam ediyor…

1213’üncü hafta seminerimizde Rûm Suresi 29’uncu ayet üzerinde durmuştuk…

Nitekim önceki altı yazımda işte o hafta gerçekleştirdiğimiz çalışmamızdaki seminer notlarımızdan derlediğim yazıları sunmuş oldum…

Rûm Suresi 29. ayet mealini tekrar hatırlayalım:

“Buna ilaveten zulmedenler bilgisizlikle hevalarına uydular. Bu nedenle onlar için hiçbir yardım eden topluluk olmadığı halde iken Allah’ın saptırdıklarına kim rehberlik eder?”

Yazdığımız altı yazımızın ana başlığı neydi?

‘Zulmedenler bilgisizlikle hevalarına uydular!’

***

Geçen Cumartesi günü (20 Mayıs 2023) yani 23’üncü haftada Rûm Suresi 33-34’üncü ayetler üzerinde durduk; ayetlerin meali şöyle:

“İnsanlara bir durr dokunduğunda O’na tekrar tekrar dönenler halinde Rablerine dua ederler.

Sonra onlara O’ndan bir rahmet tattırdığında hemen onlardan bir ferîk onlara verdiğimizi görmezden gelmeleri için Rablerine ortak ederler.

Öyleyse metalanın.

İleride bileceksiniz.”

Rûm Suresi 33’üncü ayet “birabbihin yüşrikûn” şeklinde sona ermektedir; “Rablerine şirk koşarlar” yani “Rablerine ortak ederler” demektir.

“Yüşrikûn” üçüncü şahıs çoğul merfu muzari malum fiildir.

Putlara tapınma, Allah’tan başkasını ilah edinme, Allah’tan başkasına ibadet etme, Allah’la araya birilerini koyma şirk değildir. Allah’a şirk “Allah’ın doğal ve sosyal kanunlarına aykırı kurallar, kanunlar koymaktır”. Bu kanunlar insanları ister istemez Allah’ın koyduğu kanunlara aykırı hareket etmek zorunda bırakır. Yasalar, örfler, toplumsal kurallar, töreler, gelenekler Allah’ın kurallarına aykırı ise şirktirler.

“Yoksa onların şerikleri mi var da onlar için dinden (düzenden) Allah’ın izin vermediği şeriat koyuyorlar?” (Şura Süresi 21’inci ayet)

Şirkin iki komponenti vardır: Şerik ve müşrik. Şerik, kuralı koyandır, müşrik ise şeriki kural koyucu olarak kabul eden ve onun koyduğu kuralların doğru, iyi, güzel, faydalı olduğunu savunan, uygulayan ve uygulattırandır.

“Onlara O’ndan bir rahmet tattırdığında hemen onlardan bir ferîk onlara verdiğimizi görmezden gelmeleri için Rablerine ortak ederler.” Buna göre insanlar zor zamanlarda, zayıf olduklarında Allah’a yönelirler. Asıl önemli olan bolluk ve güçlü olunan zamanlarda Allah’a yönelmektir. İkinci ayet yani 34’üncü ayet şöyle sona eriyor:

“Öyleyse metalanın. İleride bileceksiniz.”

***

Birinci ayet yani 33’üncü ayet “Ve-iżâ messe’n-nâse durrun” yani “İnsanlara bir durr dokunduğunda” şeklinde başlamaktadır. Dolayısıyla bu ayetlerde insanlara hitap vardır.

“En-Nâse” diyerek insanların davranışı anlatılmaktadır. Kelime marife gelmiştir. Belli insanlardır. Her dönemde bu insanlar bellidir.

Yani her dönemde bu insanlara rastlayacağız demektir. Onlara bir zurr dokunmuş, maddi ve manevi olarak sıkıntı içine düşmüşlerdir.

“Durr” nekredir. Bir tür durr veya herhangi bir durr şeklinde anlaşılır.

Her dönemde belli olan insanlara şekli değişen, her dönemde başka türlü bir durr dokunacaktır. Bir örnek üzerinden gidelim.

(Devamı var)