Yaz mevsimindeyiz. Okullarımız uzun bir tatil dönemine giriyor. Çocuklarımız için elimizde güzel bir fırsat var. Bu yaz tatilini işsiz, güçsüz ve başıboş geçiremeyiz. Peki, tatili en verimli ve en bereketli olarak geçirmenin yolu nedir dersiniz Elbette, Rabbimizin kelamı, huzur ve mutluluğumuzun ilacı olan Kur an-ı Kerim i öğrenmek. Bundan daha güzel ne olabilir
Toplum, sosyal çalkantıların girdabında... Ölçüler kaybolmuş. Küçük, büyük birbirini tanımıyor. Boşanmalar hızla artıyor, aileler dağılıyor, çocuklar sahipsiz kalıyor. Su gibi içki içiliyor. Uyuşturucu kullanımı hızla artıyor. Toplum güven bunalımı yaşıyor. İnsanlar sıkıntı, stres ve buhran içinde. Çağın getirdiği sıkıntılardan kurtulmanın tek ilacı, Kur an-ı Kerim i öğrenmek, anlamak ve yaşamaya çalışmaktır. Rabbimiz şöyle buyurur: "Her kim Kur an dan yüz çevirirse, artık şüphesiz ki onun için dar bir geçim vardır ve kıyamet günü onu kör olarak haşrederiz." (Taha, 124)
Bir makineyi, bir cihazı ele alın. Bunları üreten fabrika, aynı zamanda bir kullanma kılavuzu (katalog) hazırlamış. Onları sağlıklı kullanmanın yolu, kullanma kılavuzuna uymaktır. Halbuki, insan kadar harika, eşsiz bir makine ve cihaz yok. Peki, insanın bir katalogu olmayacak mı İşte, bir benzetme yapmak gerekirse, insanın kataloğu da Kur an-ı Kerim... İnsan, bu kitaba uygun bir hayat yaşamaya çalışacak. Hz. Aişe (r a) validemizin, Peygamber Efendimiz (s.a.v) için "O, yaşayan bir Kur an dı." ifadesini kullanması bunun en canlı örneği... Çocuklarımıza ve insanlarımıza Rabbimizi tanıtmak ve onları Kur an la buluşturmaktan daha güzel ne olabilir Dünyada var oluş gayemize uygun ve istikamet üzere yaşamak ancak böyle gerçekleşir.
Kur an-ı Kerim son ilahi kitaptır. Alemlerin Rabbi olan Allah ın sözüdür. Onda hiçbir eğrilik yoktur. Birbirini tutmayan çelişkili ifadelerden uzaktır. Tam bir ahenk ve insan ruhuna huzur veren bir üslup söz konusudur. Kimse, o sözlerin benzerini söyleyemez. Bu iş, insan gücünü aşar. Lafız, fesahat ve belagat yönüyle de tam bir mucizedir. Şu ayetler bunu ispatlar:
"O Kur an Alemlerin Rabbi nden indirilmiştir." (Hakka, 43)
"İşte bu kitaptır ki, onda şüphe yoktur. Takva sahipleri için bir hidayettir." (Ali İmran,138)
"Hamd, Allah a mahsustur ki, kitabı indirdi. O nda hiçbir eğrilik bulundurmadı." (Kehf, 1)
Kur an-ı Kerim e uyan fert ve toplumlar yükselir, huzur ve mutluluk iklimine yelken açarlar. İdeal bir toplum haline gelir, yaşanmaya değer hayata ulaşmanın hazzını tadarlar. Kalbleri huzurlu ve gönülleri ferah olur. İnsanların en hayırlıları arasına katılırlar. Yüce Resül (s.a.v) şöyle buyurur:
"Sizin en hayırlınız, Kur an ı öğrenen, onu başkalarına öğretendir." (Buhari)
"Bir topluluk Allah ın kitabını okuyup ondan ders ve ibret almak için bir yerde toplanırsa, üzerlerine huzur ve mutluluk iner. Allah ın rahmeti onları kuşatır, melekler de kanatlarıyla sararlar, Allah onları, onlardan daha büyük bir topluluk yanında anar." (Müslim, Tirmizi, Ebu Davut, İbni Mace)
İnsan başıboş ve sahipsiz değildir. Allah, insanı yaratmış, ihtiyaçlarının neler olduğunu bildirmiş ve problemlerine çözüm yolu göstermiştir. Kur an-ı Kerim güçlü bir delil, şaşmaz bir adalet terazisi, huzur ve mutluluğun sigortası bir kitap olarak insanlığın elindedir. Yeryüzünün ışığıdır. İnsanlığı ümitsizlik ve çaresizlikten kurtarır. Çağlar değişse de, Kur an-ı Kerim tazeliğinden hiçbir şey kaybetmeyecektir. Dertlerimizin ilacı, problemlerimizin çözümü oradadır. Kur an-ı Kerim i öğrenmek ve onunla amel etmekten daha büyük bir kazanç yoktur. Bütün iş, Kur an eczanesine girmek ve oradaki ilaçları kullanmaktır. Şifa ve iyilik buradadır. Şu Hadisi Şerifi iyi anlamaya çalışalım:
Yüce Resül(s.a.v) sahabelerini ve Müslümanları şöyle uyardı:
"-Haberiniz olsun!.. Yakında büyük fitneler çıkacak "
"Bundan kurtuluş yolu nedir, ey Allah ın Resülü diye sordu sahabe... Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurdu:
"-Allah ın kitabına uymaktır. Onda sizden önceki toplulukların haberleri ve sizden sonra gelecek olanların fitneleri ve kıyamet halleri ile ilgili bilgiler vardır. Ayrıca, sizin aranızda meydana gelecek durumların da hükmü var. O, hak ile batılı ayırt eden ölçüdür. Onda her şey ciddidir, gayesiz bir söz yoktur. Kim akılsızlık edip ona inanmaz ve onunla amel etmezse, Allahü Teala onu helak eder. Kim onun dışında hidayet ararsa, Allah onu saptırır. O, Allah ın sağlam ipidir. O, hikmetli olan zikirdir. O, dosdoğru yoldur. O, kendine uyanları, hevalarına uymaktan, kendisini okuyan dilleri kötü sözden korur. Alimler ona doymazlar. Onun çokça tekrarı usanç vermez, tadını eksiltmez. İnsanı hayrete düşüren harikulade yönleri son bulmaz, tükenmez. O, öyle bir kitaptır ki, cinler işittikleri zaman şöyle demekten kendini alamadılar: "Biz hiç duyulmadık bir söz dinledik. Bu, doğruya götürmektedir, biz onun Allah ın sözü olduğuna inandık." (Cin, 1)
Kim ondan haber getirirse doğru söyler. Kim onunla amel ederse, mükafat kazanır. Kim onunla hükmederse, adaletle hükmetmiş olur. Kim ona çağırırsa, doğru yola çağırmış olur." (Tirmizi)
Bütün bu bilgiler, bizim hedef ve istikametimizi ortaya koymaya yetmiyor mu Kendimiz, çocuklarımız ve toplumun iyiliği, Kur an-ı Kerim i öğrenmek ve ona uymaya bağlıdır. Kur an dan mahrum olmak ne büyük kayıptır.