Kur’an Nizamı Açısından Millî Görüş Hareketi- 1

Abone Ol

Bugünkü yazımıza bundan önceki yazımızın sonundaki hatırlatmayla başlayalım: “Sağlık sorunlarımız yanında hayatımızın dinî-ilmî-iktisadî-idarî/siyasî dört alanında da deprem ötesi sorunlar yani “tufan/lar”var, “Sosyal Tufan” var ama “çare ve çözümler” de var; “ADİL DÜZEN” yani “KUR’AN NİZAMI” çare ve çözümleri var… Ve’s-selam mea’d-dua…”

Bu vesileyle bir hatırlatma daha… Bu yazılarımdan birine yorum yazan bir okuyucuma bugün yazdığım cevap: “Selam; afetlerden yani sosyal tufandan dua ile beraber ancak ve ancak KUR’AN NİZAMI yani ADİL DÜZEN kurarak korunur ve kurtulabiliriz...”

Günlük gelişmeleri yazıyorken, “Sosyal Tufan” seviyesindeki ana sorunların çare ve çözümlerinin detaylarını Millî Görüş ve Adil Düzen açısından yazmayı erteliyorduk…

Adil Düzen Eğitmeni Hilal Hanım’ın notlarını değerlendirdiğimiz ve haftalık Adil Düzen seminerlerinden derlediğimiz notlara kaldığımız yerden devam edelim…

Millî Görüş Hareketinde Peygamber Sünnetinden İzler

İlk İslam Medine Dönemi Yönetim Anlayışı ve Peygamberimizin Uygulamaları Üzerinden Mevcut Durum ve Millî Görüş Hareketi’nin Yorumlanması

Hazreti Peygamberimiz, Mekke’de İslam’ı tebliğe başlamasının arkasından, Mekke yönetimi tarafından türlü engellemelere maruz kalmıştı. Bu engellemelerin nedeni, Mekke’nin siyasi yapılanmasının kabilelerin maddi gücüne ve kabile soy imtiyazına dayalı oligarşik bir sistem olmasıydı. Mekke’nin oluşabilecek başka bir güce tahammülü yoktu. Güce dayalı hak anlayışlarına tehdit olabilecek bir oluşuma hayat tanımaları imkânsızdı. Peygamberimize sundukları “kabilenin başına geç, başkanımız ol, yönetime dahil ol” tekliflerinde de aslında kendi kabile birliklerinin dağılmasına ve güçlerinin elden gitmesine engel olma istekleri vardı. Çünkü bu teklif Peygamberimiz tarafından kabul görse idi İslam topluluğu dağılmış olacaktı.

Mekke yönetiminin İslam topluluğunun varlığını kendine tehdit görüp ortadan kaldırma girişimleri yeni güvenli devlet ve otorite arayışını gerekli kılıyordu. Peygamberimiz tarafından ilk önce belli bir güce erişilinceye kadar mevcut yönetim anlayışı ayetler doğrultusunda görmezden gelinmiştir. Bu gizli tebliğ döneminde sadece itikadi ve ahlaki anlamda fertlerin hazırlanması sağlanmıştır. Arkasından mevcut yönetim anlayışının doğru olmadığı “eşitlik ve adalet” vurguları ile eleştirilmiştir. Arkasından Medine’de kurulan yeni devlet düzeni ile insan haklarını ve adalet anlayışını reddeden Mekke mevcut düzeni ve benzerleri ile mücadele yoluna gidilmiştir. Peygamberimizin onların yönetimindeki kabile soy imtiyazına ve güce dayalı hak anlayışlarını sarsacak, İslam topluluğunun oluşumundan taviz vermeyen bir duruş sergilemesi ve topluluğunun güvenliğini sağlaması için gayret göstermesi O’nun Mekke döneminden itibaren aynı zamanda siyasi bir lider olduğunu ortaya koyuyordu.

Mekke’deki yönetimin İslam topluluğunun varlığını kabul etmemesi, bu anlamda bir uzlaşıya girmemesi, Mekke’de yönetime dahil olunarak devlet düzeninin adalet ve eşitlik temelinde ıslahını ve yeniden inşasını imkânsız kılıyordu. Peygamberimiz Mekke döneminde Müslümanları itikadi ve ahlaki bakımdan eğiterek onları toplumsal birlik ve bütünlük için hazır hale getirmiş, hayatın bütün yönlerini kuşatma hedefindeki İslâm medeniyetinin kuruluşu için hazırlamıştır. Bu sebeple Mekkî ayetler, yönetim anlayışındaki hâkim imtiyazın ve kaba kuvvetin zayıfı ezmesine devam etmemesi için tebliğ yolu ile ıslah edici bir mahiyetteydi.

Ayetlerden örnekler. “Her ümmetin bir resulü vardır. Onlara resulleri geldiği zaman, aralarında adaletle hüküm verilir ve onlara asla zulmedilmeyecektir.” (Yunus, 47) “Şüphesiz Allah, adaleti, ihsanı, yakınlara bağışta bulunup bakmayı emreder; çirkin hayâsızlıktan (fahşadan), kötülük ve fenalıklardan, azgınlık ve zorbalıklardan sakındırır. Umulur ki öğüt alıp düşünürsünüz diye size öğüt vermektedir.” (Nahl, 90)

Bu ayetler aslında siyasi bir organizasyona doğru atılan temel adımlar idi. Daha sonra Medine’de insan hakları ve adalet kavramının devlet düzeninde hangi mekanizmalar ile ne şekilde işletilebileceğine yönelik ahkam ayetleri inmiştir.

(Devamı var…)