Kur’an-ı Kerim’de Kâinatın Yaratılışı-ı

Abone Ol

Kur’an-ı Kerim’e bakıldığı zaman ruhlar âlemi, kânatın yaratılışı, kâinatın düzeni, insanın yaratılışı, yeryüzüne indirilişi, yeryüzündeki yaşamı, rızıklandırılışı, yeryüzündeki hak bâtıl mücadelesindeki rolü, Allah-u Teâlâ’nın arzında zulmün bertaraf edilerek adaletin tesis edilmesi gerektiği; geçmiş olaylara dair bilgiler (kıssalar), geleceğe yönelik haberler, hayatın her alanına dair tesbit ve emirler ile âhiret yani ölüm, berzah âlemi, kıyamet, haşr-mahşer, hesap, sırat, cennet-cehennem hayatından bahsedilir.

Bu da Kur’an-ı Kerim’in İlâhi kaynaklı kitap olduğunun en önemli delilidir. Ruhlar âleminden başlayıp ölüm ötesine kadar ne varsa bir bütünlük içinde bahsedilmesi, Kur’an-ı Kerim’deki öğretideki sistematik örgü ve bütüncül yapıyı göstermesi bakımından önemlidir.

Kur’an-ı Kerim’de kâinatın Allah-u Teâlâ tarafında yoktan var edilmesi ve yaratılıştaki düzen ve mükemmellik detaylı bir şekilde anlatılmaktadır.

Yerlerin ve göklerin altı günde (altı evrede) yaratıldığından bahisle şöyle buyrulmaktadır: “Andolsun! Biz gökleri, geri ve aralarındakileri altı günde yarattık. Bize bir yorgunluk da dokunmadı” (Kâf Sûresi, 38); “Allah, gökleri, yeri ve aralarındaki şeyleri altı günde yaratandır. Sonra Arş’ı istiva buyurmuştur (ona hükümran olmuştur). Sizin için, O’ndan başka hiçbir velî ve şefaatçi yoktur. Artık düşünmez misiniz siz?” (Secde Sûresi, 4).

Kur’an-ı Kerim’de göklerin ve yerin yaratılışı hakkında şöyle buyrulmaktadır: “O Allah’tır ki, yedi (kat) gök yaratmış; yerden de onların mislini (yedi kat) yaratmıştır. Allah’ın emri (vahy), bunların aralarında inip duruyor. Şunu bilesiniz diye ki, Allah her şeye kaadirdir ve Allah her şeyi ilmiyle kuşatmıştır” (Talak Sûresi, 12); Gökleri direksiz yaratmıştır, onları görüyorsunuz. Yere de sizi sallamaması için ağır baskılar (sabit dağlar) koymuş; orada her türlü canlıyı yaymıştır. Hem biz, gökten su indirerek yeryüzünde her güzel çeşitten nebatlar bitirdik. İşte Allah’ın yarattığı bu. Gösterin bana O’ndan başkaları ne yaratmış? Hayır! O zalimler, açık bir sapıklık içindedirler” (Lokman Sûresi, 10-11)

Güneş, ay ve gezegenlerin yaratılışı hakkında “Gökte burçlar (gezegenler) yaratan, orada bir kandil (güneş) ve aydınlatıcı (nurlu) bir ay yaratanın (Allah’ın) şanı çok yücedir” (Furkan Sûresi, 61) buyrulmaktadır. Yıldızların yaratılışı hakkında ise şöyle buyurulmaktadır: “Karanın ve denizin karanlıklarında kendileri ile yolunuzu bulasınız diye sizin için yıldızları yaratan O’dur. Gerçekten biz, bu alâmetleri, bilenler için beyan ettik” (En’am Sûresi, 97)

Yaratılıştaki mükemmellik, hüsn ve tenasüp hakkında ise şöyle buyurulmaktadır: “Üstlerindeki göğe bakmazlar mı? Onu nasıl bina ettik, nasıl donattık! Onda hiçbir düzensizlik ve eksiklik yoktur. Yeryüzünü de yaydık ve orada sabit dağlar yerleştirdik. Orada her türden iç açıcı çift bitkiler bitirdik. Bütün bunlar, içtenlikle Allah’a yönelen her kulun gönül gözünü açmak ve ona öğüt ve ibret vermek içindir. Gökten de bereketli bir su indirip onunla kullar için rızık olarak bahçeler ve biçilecek taneler (ekinler), birbirine girmiş kat kat tomurcukları olan yüksek hurma ağaçları bitirdik ve böylece onunla ölü bir beldeye hayat verdik. İşte (dirilip kabirlerden) çıkış da böyledir” (Kâf Sûresi, 6-11).

Kur’an-ı Kerim’de, Allah-u Teâlâ’nın önce suyu yarattığı (Hud Sûresi, 7) bildirilmektedir. Canlıları yani yürüyen, yüzen, sürünen bütün hayvanları da sudan yarattığı hakkında şöyle buyrulmaktadır: “Allah, her canlıyı/hayvanı sudan yarattı. İşte bunlardan kimi karnı üstünde sürünür, kimi iki yağı üstünde yürür, kimi dört ayağı üstünde yürür... Allah dilediğini yapar; çünkü Allah her şeye kâdirdir” (Nur Sûresi, 45).

(Devam edecek)