Kur'ân-ı Kerîm okumanın mükafatı

Abone Ol

Netice olarak, kim Kur ân-ı Kerîm i okur ve O nunla ihlasla amel ederse, ALLAH o kimseyi yükseltir ve yüceltir. Kur ân-ı Kerîm i sadece gösteriş için ve riyakârlıkla okuyan ve onunla amel etmeyenleri de alçaltır. Hz. Ömer (R.A.) in bu hadisi böyle bir hadisenin sonunda zikretmesi ayrı bir güzellik ifade eder. Muhtemelen adalet timsali halife bununla, azad edilmiş köle bile olsa, bir kimsenin Kur ân-ı Kerîm e sarılmak ve O nunla amel etmek suretiyle yükselip, bir toplumu yönetmek gibi üstün bir mevki ve makama gelmeyi hak edebileceğini bütün mü minlere, hatta insanlığa hatırlatmak istemiştir.

Bugün İslâm aleminin yükselemeyişi Kur ân-ı Kerîm in kıymetini bilmemesinden ve O na hakkıyla çalışmamasındandır. O halde yeniden Kur ân-ı Kerîm e dönüp, O na sarılarak bu yüksekliği elde etmeye çalışalım ki, ALLAH Teâlâ, bizi bu hadis-i şerifin sırrına mazhar etsin. Âmin.

Geçmiş büyüklerimiz, Kur ân-ı Kerîm e gereken tazim ve hürmeti gösterdiklerinden, Ehl-i Sünnet âlimlerinin fetvalarıyla amel ettiklerinden her sahada muvaffak olup bu kadar geniş topraklara hakim olmuşlar, dünyayı titretmişlerdir. Bugünkü Müslümanlar ise Kur ân-ı Kerîm e karşı vazifelerini yapmadıklarından her sahada geri kalmış, İslâm ın kazandıracağı izzet ve şerefi kaybetmişlerdir.

Kur an-ı Azimüşşan, izzet, şeref, saadet menbâıdır. Tarihe bakınız; Müslümanlar ne vakit Kur an-ı Mübin e candan sarılmışlarsa o vakit ilerlemişler, küffara diz çöktürmüşler; ne vakit Kur an-ı Kerim den ellerini gevşetmişlerse zillete düşmüşlerdir.

Osman Gazi nin kıssası meşhurdur. Kur an-ı Kerim sevdalısı bu idareci, Kelamullah ın olduğu odada ayağını uzatıp yatmaktan haya etmişti de, Cenab-ı Hak bu hürmete binâen kurduğu devleti asırlarca şanla yaşatmıştı.

Hadis-i Şerifi özetlersek:

Kur ân-ı Kerîm i okuyan ve O nunla amel edenleri, hayatlarını Kur an-ı Kerim le nizama sokanları ALLAH yükseltir, yüceltir. Kur an-ı Kerim i okumayan, okusa da O nunla amel etmeyenleri ALLAH alçaltır.

Kur ân-ı Kerîm Okumanın Mükafatı

Hz. Aişe (R.Anha)dan rivayete göre Resûlullah (S.A.V.)Efendimiz şöyle buyurdu:

"Kur ân-ı Kerîm i gereği gibi güzel okuyan kimse, vahiy getiren şerefli ve itaatkâr meleklerle beraberdir. Kur ân-ı Kerîm i kekeleyerek zorlukla okuyan kimseye de iki kat sevap vardır." (Buhari, Tefsir 417, Müslim, Müsafirin 243, Ayrıca Bk. Ebu Davud, Salat: 349, Tirmizi, Fezailu l-Kur ân: 13, İbni Mace, Edep: 52)

Kur ân-ı Kerîm i gereği gibi güzel okumak, bu konuda maharetli olmak öncelikle iyi ve mükemmel hafız olmakla mümkündür. Çünkü hafız olanlar Kur ân-ı Kerîm okurken hiçbir güçlük çekmezler. Bir diğer önemli husus, Kur ân-ı Kerîm i ezbere veya yüzünden okurken, tilaveti iyi yapmak ve tecvid hükümlerini eksiksiz yerine getirmektir. Kur ân-ı Kerîm de mahir olmayı daha kapsamlı yorumlayanlar da olmuştur. Bu yorumlar gerçekten dikkat çekicidir. Onlara göre Kur an-ı Kerim de mâhir olanların vasıflarını şöylece sıralamak mümkündür: Kur ân-ı Kerîm i iyi hıfzeden, O nun öğretimini yerine getiren, lafızlarının ve harflerinin tecvidini hakkıyla yapan, nerede başlanıp nerede durulacağını bilen, kıraatının rivayetini iyi zabteden, i rabının ve lügatlarının vecihlerini anlayan, Kur ân-ı Kerîm in nasih ve mensûhunu derinlemesine bilen, tefsir ve te vilinden nasibini yeterince almış, O nun naklini bir takım re y ve görüşlerden koruyan, Hz. Peygamber (S.A.V.) Efendimizin Kur ân-ı Kerîm le ilgili tavsiyelerini iyi bilen, son derece vakarlı, haya duygusuna sahip, adil, dikkatli, ALLAH tan çok korkan, dünyaya değer vermeyen, ALLAH a yakın olan, kendisine müracaat edilen, güvenilen, sözlerine uyulan ve davranışlarına uymakla hidayete ulaşılan kimselerdir.