Kuran Allahın hak sözüdür

Abone Ol

Bismillahirrahmanirrahim

Âlemlerin Rabbi, Rahman ve Rahim olan Allah (c.c)’a hamd ederim. Salât ve selâm, peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v)’ya, âline ve sahabelerine olsun.

Allah, Kur’an’ı bize iş olsun diye göndermemiştir. Kur’an ayı Ramazan’ı yaşamaya çalışıyoruz. Ancak bilelim ki Kur’an ahkâmına değer vermeyen bir düzenin tehdit ve dayatmaları altındayız. Faizci kapitalist nizam bize batının bir dayatmasıdır. Bu düzen bizi haramlar ile yönetiyor. Faizi, kumarı, içkiyi, zinayı, domuzu, haram yemeyi, israfı emrediyor. Böyle bir nizama rıza göstermek, Müslümanlık şuuruyla bağdaşmaz. Müslüman, Kur’an’ın emir ve yasaklarına uymayan anlayışları reddederse kazanır. Kur’an, Rabbimizin hak sözüdür ve bu sözün karşısında söz söylenmez. Kur’an’ı dinleyelim, Rabbimiz buyuruyor.  MAİDE 44-47: “Biz, içinde doğruya rehberlik ve nur olduğu halde Tevrat’ı indirdik. Kendilerini (Allah’a) vermiş peygamberler onunla Yahudilere hükmederlerdi. Allah’ın Kitabını korumaları kendilerinden istendiği için Rablerine teslim olmuş zahitler ve bilginler de (onunla hükmederlerdi). Hepsi ona (hak olduğuna) şahitlerdi. Şu halde (Ey Yahudiler ve hâkimler!) İnsanlardan korkmayın, benden korkun. Ayetlerimi az bir bedel karşılığında satmayın. Kim Allah’ın indirdiği (hükümler) ile hükmetmezse işte onlar kâfirlerin ta kendileridir. Tevrat’ta onlara şöyle yazdık: Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş (karşılık ve cezadır). Yaralar da kısastır (Her yaralama misli ile cezalandırılır).

Kim bunu (kısası) bağışlarsa kendisi için o kefaret olur. Kim Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar zalimlerdir. Kendinden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı olarak peygamberlerin izleri üzerine, Meryem oğlu İsa’yı arkalarından gönderdik. Ve ona, içinde doğruya rehberlik ve nur bulunmak, önündeki Tevrat’ı tasdik etmek, sakınanlara bir hidayet ve öğüt olmak üzere İncil’i verdik. İncil’e inananlar, Allah’ın onda indirdiği (hükümler) ile hükmetsinler. Kim Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar fasıklardır.” İndirilen kitapların ahkâmıyla hükmetmek, önceki peygamberler ve ümmetlere emredilmiş bir husustur. Bu emre uymayanlar Kur’an’ın tabiriyle ya inkârcıdır, ya zalimdir, ya da fasıktır.

Rabbimiz, Peygamberimize Kur’an’ı indirmiş ve ona şu tembihatta bulunmuştur. MAİDE 48-51: “Sana da, daha önceki kitabı doğrulamak ve onu korumak üzere hak olarak Kitabı (Kur’an’ı) gönderdik. Artık aralarında Allah’ın indirdiği ile hükmet; sana gelen gerçeği bırakıp da onların hevalarına (kanunlarına) uyma. (Ey ümmetler!) Her birinize bir şeriat ve bir yol verdik. Allah dileseydi sizleri bir tek ümmet yapardı; fakat size verdiğinde (yol ve şeriatlarda) sizi denemek için (böyle yaptı). Öyleyse iyi işlerde birbirinizle yarışın. Hepinizin dönüşü Allah’adır. Artık size, üzerinde ayrılığa düştüğünüz şeyleri(n gerçek tarafını) O haber verecektir. (Ya Muhammed): Aralarında Allah’ın indirdiği ile hükmet ve onların hevalarına (kanunların) uyma. Allah’ın sana indirdiği hükümlerin bir kısmından seni saptırmamalarına dikkat et. Eğer (hükümden) yüz çevirirlerse bil ki (bununla) Allah ancak, günahlarının bir kısmını onların başına bela etmek ister. İnsanların birçoğu da zaten yoldan çıkmışlardır. Yoksa onlar (İslam öncesi) cahiliye idaresini mi arıyorlar İyi anlayan bir topluma göre, hükümranlığı Allah’tan daha güzel kim vardır Ey iman edenler! Yahudileri ve Hristiyanları veli edinmeyin. Zira onlar birbirinin velisidirler (birbirinin tarafını tutarlar). İçinizden onları veli edinenler, onlardandır. Şüphesiz Allah, zalimler topluluğuna yol göstermez.” Kur’an’ın bu emirleri kesindir. İnanan herkes bu emirlere uymak zorundadır. Bu emirlere uymanın gereğini yerine getirenler kazanır. Bu emirlerin gereğini yerine getirmeyip Kitap Ehlinin ve Müşrik batının işbirlikçisi olanlar ise kaybetmeye mahkûmdurlar. Milli Görüş, Kur’an’ı rehber edinmiş olanların görüşüdür  vesselam.