Kuralsızlık kural olmuş

Abone Ol

Bir gazetemizin Ankara ekinde manşetten verilen bir haber bana yukarıdaki başlığı attırdı. Çünkü özellikle şehir içi ulaşımda kuralsızlığın kural haline geldiğini söylemek yanlış olmayacaktır. Özellikle minibüs sürücüleri ile bazı otobüs şoförleri yolcu almak ve indirmek için her an her yerde durma hakları olduğunu düşünüyorlar. Bunun için daha öncede dikkat çektiğim bir hususu bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Ankara’da dolmuşlar ilk çalışmaya başladığı yıllarda güzergâhlarda aynen belediye otobüslerinin olduğu gibi dolmuşlar için de duraklar vardı. Giderek bu duraklar yok oldu ve sonuçta caddelerin her noktası yolcu indirme ve bindirmede serbest hale geldi. Dolmuşların bu hali giderek normal kabul edilmeye başlandı. Ancak, her yerde durma hakkı(!) oluşan dolmuş şoförleri giderek yolcu indirmek ya da almak için kenara yaklaşacaklarında sinyal verme gereği de duymamaya başladılar. Bu noktada dolmuş şoförlerine haksızlık etmemek için otomobil sürücülerinin de büyük bir bölümü de sinyal kolunu süs olarak düşünüyor olacaklar ki, şerit değiştirirken sinyal vermeye gerek duymuyorlar.

Bu noktaya nasıl gelindiği hususunda farklı şeyler söylemek mümkün olmakla birlikte sanıyorum yasalarla belirlenen kuralların her yerde her zaman ve herkese aynı şekilde uygulanmayışı zamanla kuralları geçersiz hale getiriyor. Hatta genel olarak trafik kurallarına uyan, kırk yılda bir çeşitli nedenlerle uymamış olanlar ceza aldıklarında kabullenmekte güçlük çekiyorlar. Hâlbuki bir kural her zaman herkese aynı şekilde uygulanıyor olsa, trafik kurallarına uymak toplumda içselleştirilecektir. Bunu yaşadığım bir olay ile anlatmak istiyorum.

Yıllar önce üç gazeteci arkadaş Almanya’ya gitmiştik. Bir arkadaşımız bizi bir hafta boyunca Almanya başta olmak üzere Hollanda ve Belçika’da arabası ile gezdirdi. Bu gezi sırasında insanların trafik kurallarına uymak hususunda çok dikkatli davrandıklarını gördüm. Gece yarısı bir yerden bir yere giderken bomboş bir caddede kırmızı ışıkta arkadaşımız durduğunda, “Yol boş niye duruyorsun?” sorumuza arkadaşımız, “Burada trafik kuralını ihlal ettiğinizde ceza gelmesi için sizi ille de bir polisin görmesi gerekmez. Bir başka araba sürücüsünün sizin ne zaman nerede ışık ihlali yaptığınızı bildirmesi ile cezanız gelir” karşılığını vermişti. Yani, kurallar her yerde her zaman uyulan kurlar haline gelmişti. Biz de ise bir sürücü onlarca kez trafik kurallarını ihlal ettiği halde ceza görmüyor ve ya da ikaz edilmeyince kurallara uymasına gerek olmadığı gibi bir duygu hâkim oluyor.

Söz gelimi Ankara’da yaşıyorsunuz ve arabanızla işe gidip geliyorsunuz. Evden işe işten eve gelene kadar öylesine kural ihlali ile karşılaşıyorsunuz ki, her an tetikte olmak zorunda kalıyorsunuz. Bu ise insanı gerilime itiyor. Çünkü arkanızdan gelen bir sürücü bir anda sağınıza geçerek önünüze kırabiliyor. Bir süre sonra yine şerit değiştirerek yola devam ediyor, siz ise şerit değiştirmeden yolunuza devam etmek isteseniz bile bu mümkün olmuyor. Arkanızdan gelen sürücü selektör yaparak yoldan çekilmenizi isteyebilir. Hâlbuki dört şeritli yolun ikinci şeridinde gidiyor, solunuzda iki şerit daha bulunuyor olmasına rağmen sizi yoldan çekilmeye zorlayabiliyor. Sizi yoldan çekilmeye zorlayana solunuzdaki şeridi gösterip oradan gitmesini isteniz bile bu defa saldırıya muhatap olabilirsiniz. Kısacası, kuralsızlık kural haline gelince sadece trafik çekilmez olmuyor, bunu fırsat bilen bir takım sürücülerde arsızlığı ele alabiliyorlar. Diyebilirim ki şehir trafiğinde her kural ihlali ve haksızlık karşısında tepki verecek olsanız ya sabah işinize yetişemezsiniz ya da akşam evinize vaktinde varamazsınız.

Bu bakımdan öncelikli olarak sadece trafikte değil, her alanda kuralların herkese aynı şekilde uygulanmasını sağlamak gerekiyor. Yoksa var olan kurallar düzene değil düzensizliğe hizmet edecektir.