Bizim Futbol Federasyonu her geçen gün yaptığı çıkışlarla
herkesin hem dikkatini hem de tepkisini çekiyor.
Kuralı önce kendisi koyuyor sonra bu kuralı tanımıyor.
Şike davasında olduğu gibi çözüm federasyonu mu, sorun
federasyonu mu belli değil.
Sivasspor un başına geçen ve teknik direktörlük diploması
olmayan Roberto Carlos a çalışma izini verirken, Fatih Terim e de bir yılda iki
takım (Galatasaray ve Milli takım)da yasak olmasına rağmen çalışma izini
çıkarttı.
Kural, kaide, yönetmelik yok, ne var Ben yaptım oldu
var. Kim Federasyona baskı yapıyorsa o kazanıyor. Yani aldığı kararlara
direnemeyen bir Federasyon olduğu gibi ceza ve hakkı olanların hakkını da
veremiyor .
Şimdi Federasyon UEFA ve CAS kararlarından sonra çıkıp,
bir tören düzenleyip Trabzonspor un kupasını verebilecek mi Sanmıyorum çünkü
bu süreçte hiçbir zaman ses çıkarmayan, olaylara taraf olmayan bir görüntü
sergiledi. Dün ne ise bugün aynı.
Türk futbolunun normalleşmesini istiyorsak, siyaseti
kullanarak futbolu dizayn etmeye çalışanları uzaklaştırmak gerekli. Bugün
hiçbir Fenerbahçeli iğne ucu kadar şikeye, teşvike bulaşmış o kupayı istemez.
Çünkü benim bildiğim Fenerbahçeliler alacakları kupayı önce gönüllerinde, sonra
sahalarında helal olacak şekilde ister ve alırlar. Kimsenin kupasına, parasına
Fenerbahçe nin veya Fenerbahçeli nin ihtiyacı yoktur.
Bu gelişmelerden sonra tüzük ne diyor bilmiyorum! Ama
Federasyon nasıl Roberto Carlos ve Fatih Terim e çare bulduysa Trabzonspor un
kupasına da bir çareyi bulacak ve bu kupayla birlikte elde edilen maddi hakları
da vermek zorunda.
Eğer bunları yapamıyorsa, kendilerine göre çözüm
tıkanıyorsa o zaman yarından tezi yok yönetim olarak Federasyon başkanı yanına
İkinci Başkanı olan Ufuk Özerten i de alarak bu görevden gidecek.
Beşiktaş ı çıkmaza sokanlar, siyasi baskılara
dayanamayarak yanlış yapanların daha fazla bu görevlerde bulunmaları doğru
değil.
Fatih Terim Milli takımı bir koz olarak kullanarak
Galatasaray la sözleşmesini iki yıl daha uzattı hayırlı olsun. Milli takımın
teklifinin bazen böyle yararları da oluyor demek ki. Milli takım için hiçbir
projesi olmayan Galatasaray dan arta kalan zamanını (bulursa) milli takıma
verecek olan Terim maddi olmasa da (para istemedi ya) milli takımın manevi
desteğini görme şansını yakaladı. Her halde Terim iki yıllık sözleşmeye milli
takımdaki yapacağı işler için de bir masraf eklettirecektir!.
Milli takım için her zaman görev bekleyen Yılmaz Vural ın
önce Kaf dağına çıkması gerekli, ordaki Anka kuşunu yakalayıp kanadından bir
tüy koparıp gelecek, arkasından yapılacak bir çorbanın içine koyacak, bol suyla
kaynatacak sonra günde beş öğün içecek ve belki bir ihtimal ismi gündeme
gelebilecek. Çünkü Yılmaz Vural ın işi bir hikayeye dönmüştür.
Şenol Güneş, Aykut Kocaman gibi hocaların bile gündeme
getirilmeden görevi devam ederken Fatih Terim e teklif götüren bir Federasyon
nasıl Yılmaz Vural ı düşünebilir ki.
Anlayacağınız, Türk futbolu, Federasyonu, geçici milli
takım hocası, Federasyon başkanı, milli takım ipe un sermeye devam ediyor. Biz
de basın trübininde oturmuş olan biteni merakla ve üzülerek izliyoruz, bu filmin
sonunu bekliyoruz.