SÜPER kupa finali Konya’da bu akşam oynanacak. Hani şu seyirci potansiyeli açısından geçen sezonun şampiyonu Konyaspor’un stadında... Bu stat anasının ak sütü gibi bu ülke sınırları içinde şu günlerde her türlü övgüyü hak etmiş bir numaradır. Lig şampiyonu Beşiktaş ile kupa şampiyonu Galatasaray karşı karşıya gelecekler. Tarih ve isimleri açısından baktığımızda bu kupa her iki büyük için de haftaya başlayacak yeni sezon açısından büyük önem taşımaktadır. O önem de moral motivasyon, oyun profilinin son pozisyonunu görmek açısından ciddi biçimde önemlidir.
Beşiktaş’ta sahaya çıkacak ilk on birde sanırım büyük değişiklik, yenilik savunma içinde olacaktır. Kalede Tolga olmayabilir. İki yabancıdan biri öne çıkabilir. Sağ kanatta Gökhan hazır mı bilemem... Hazırsa oynar. Solda ise Adriano garanti gibi... Göbekte ise Marcelo’nun yanında Tosiç’i görebiliriz. Orta alanın Atiba, Oğuzhan ve Tolgay, ön tarafın da Olcay, Cenk ya Quaresma, ya da Kerim’den oluşması bekleniyor.
Galatasaray’da ise tabii ki Muslera, Linnes veya Sabri, Chedjou, Hakan ve Carol oluşturur savunmayı... Galatasaray’da beklenen yenilik ise Eren ve Tolga isimleri üzerinde yoğunlaşabilir. Podolski acaba henüz hazır mı? Sinan, Bruma ve Yasin’den birini ilk on birde görmeye hazırız diyebiliriz.
Buradan bakınca, maçın favorisi yok gibi... Ancak ne var ki, Galatasaray, geçen sezonki fiziki yetersizliğini yenebildi mi, bu önemli... Bir devrelik takım şimdilerde böylesine bir finalde maçın geri kalan kısmını da çıkartabilir mi? Bu önemli Galatasaray için, Beşiktaş ise geçen sezonki temposuna ve de en önemlisi ceza alanı civarlarında ara pasları ve kaçmaları iyi yapmaya devam ediyor.
Bence bu maçın favorisi yok.
***
Bitirdiğimiz mesai günlerinin en çarpıcı gelişmesi hiç tartışmasız Kulüpler Birliği’nin deplasman seyirci yasağının kaldırılması için tavsiye kararı almasıydı. Çok medya grubu gazetesi ve televizyonu ile bunu kesin kararmış gibi duyurdu. Neyse, bunlara zaten alışmıştık. Oysa bu birlikte sadece tavsiye kararı alabilirdi. Yaptırım ancak ve ancak Türkiye Futbol Federasyonu tarafından gerçekleştirilebilirdi. Ben bu satırları yazana kadar da mesele sadece tavsiye merkezinde idi. Federasyon, bu tavsiye kararını hayata geçirmek için başvuracağı mercilerin kapılarını çalmaya başlamıştır. Hele hele olağanüstü hal varken. Ben mi? Daha ilk günden beri böyle bir yasağın demokrasi ile yönetilen bir ülkede büyük ayıp olduğunu yazmış ve söylemiş kişiyim. Şimdi federasyon karara uyup, uygulamaya geçerse, çok ciddi bir ceza yönetmeliğini de beraber hazırlamalıdır. Öyle kırılmış üç beş lavabonun bedeli ile cezası olamaz çirkin eylemlerin... Cezalar daha caydırıcı olmalıdır ki, deplasman seyircisinin güvencesi olsun ama, o seyirci de çoğunluğa karşı gelirmişçesine tuhaf işler yapmasın. Yani saldım çayıra Mevla kayıra gibi bir sadelikte karar alınmasın.
***
Bir de kısası var bu bölümün... Fenerbahçe’de Pereira ve ekibinin gönderildiği yazıldı, söylendi. Ben bu satırları yazarken kulübün resmi sitesinde tek satır hâlâ yoktu. Diyelim haber kesin, o zaman Fenerbahçe’nin yeni teknik heyeti acaba kimlerden oluşacaktır. Sorunun cevabını, ya da oluşum şeklini ben 13 sene önce yazıp söylemiştim... Şöyleydi; Fenerbahçe’nin tarihine, şanına, şöhretine uygun bir hocayı Aziz Bey sağ oldukça kimse rüyasında bile göremez...