Kullanım ücreti

Abone Ol

Türk Telekom un belli bir aya ait telefon faturasına bir bakalım. Şu kalemlerden oluşan ödeme tablosu şöyle:

-Aylık/Yıllık Ücret                                

- 11.15 YTL.

-Görüşme Ücreti                                 

-5.94 YTL.

Görüşme ücretiyse;

-Şehiriçi                                            

-5.01 YTL.

-Şehirlerarası                                     

-0.55 YTL.

-GSM                                               

-0.38 YTL.

Vergilendirilmesi aşağıdaki gibidir:

-KDV matrahı                                     

-17.09 YTL.

-Katma Değer Vergisi %18)                   

-3.08YTL.

-ÖİV Matrahı                                      

-17.09 YTL.

-Özel İletişim Vergisi (% 15)                  

-2.56 YTL.

-Genel Toplam                                    

-22.73 YTL.

-Önceki Aydan Devir                            

-0.05 YTl.

-Ara Toplam                                      

-22.78 YTL.

-Gelecek Aya Devir                             

- 0.03 YTL.

-Ödenecek Tutar -22.75 YTL.

Vergilendirme ve muhasebe işlemlerinin nasıl yapılacağı meselesini uzmanlarına havale etmek durumundayız.Ancak dikkat edilmesi gereken her faturada "Önceki Aydan Devir" ve "Gelecek Aya Devir" işlemlerinin ne anlama geldiği, başlı başına bir soru olarak görülebilir.

Türk Telekom un kime ait olup olmadığının belirlenmesini şimdilik mahfuz tutarak "Kullanım Ücreti"nin anlamını irdelemeye çalışalım. Herhalde "Kullanım Ücreti" araç-gereç, altyapı ve personel hizmetleriyle doğrudan bağlantılı olmalı. Bunlar dolayısıyla, ya da verilen hizmetin gerçekleşmesi için belli araç-gerecin, altyapının olması şarttır ve bunlar istenilen hizmetin zorunlu gerekleri arasındadır. Haberleşme hizmetini gerçekleştirebilmek için birtakım araç-gerecin, altyapının varolmasına ihtiyaç vardır. Bunu da Türk Telekom olarak kurulmuş olan kurum karşılamak üzere harekete geçmiştir.

Haberleşme, tıpkı eğitim gibi, sağlık gibi, adalet gibi kamu hizmeti olarak nitelenen hizmetlerin kapsamı içindedir. Kamu hizmetini birtakım bireylerin, kuruluşların yapar olması, mahiyet ve niteliğinde değişiklik doğurmaz, doğurmamalıdır. Haberleşme hizmetinden yararlanan, mesela telefonla konuşmasında, belgegeçer (faks) ile gazeteye haber göndermesinde olduğu gibi, haberleşme hizmeti sunumunu bir süreliğine ve sınırlı noktalarda kullanır. Haberleşme hizmetini gerçekleştiren araç-gereç, kamu hizmetinden yararlananın ne mülkiyetine girmektedir, ne de onları kiralamaktadır. Özetle "kullanım ücreti" adı altında tahakkuk ettirilen miktarın gerçekte haklı ve mantıklı bir gerekçesi olmamak durumundadır. Sözleşme şartları böyledir, şeklinde bir uyarının anlamlı olduğu da söylenemez. Sözleşmeye konulacak her hüküm hukuka, hakkaniyete, adalet duygusuna, dahası mantığa herhalde uygun olmak zorundadır.

Bir haberin özünü de aktararak değerlendirme yapılmasına yardımcı olalım. 23 Ağustos tarihli Milliyet in Ekonomi sayfasında Türk Telekom un yılın ilk yarısında konsolide gelirlerini yüzde 12 artırdığı ve kârlılıkta 1.3 milyar YTL yi aştığı haberi vardı.

Adındaki "Türk"e bakarak Telekom un bize ait olduğunu düşünebilenler vardır. Ama bize ait değil. Özelleştirme politikası çerçevesinde yabancı bir veya birkaç firmanın mülkiyetine geçti.

"X işgali altında daha özgür olurdum" diyebilecek aymaz ve idraksiz bir zihniyetin bu türden meselelerin ne anlam ifade ettiğini kavramasını beklemek yararsızdır. Ama açık olan bir şey vardır: Küresel kapitalizmin yeni tür sömürüsüdür ortada olan.

"-Yetim hakkını yedirmeyiz, yemeyiz" diyor.

-Ne dediniz, duyamıyorum.