Kadir Topbaş’ın istifasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı’na, Başakşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal getirildi.
Şimdi en çok konuşulan konu şu; İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı’nda 2 numaralı koltuk olarak bilinen Genel Sekreterlik makamına kim oturacak? Hayri Baraçlı, halen bu görevde gözüken isim.
Çok sayıda isim konuşuluyor elbette ama bana ulaşan haberlere göre, bu makama şu anda en yakın isim Mücahit Demirtaş.
Mücahit Demirtaş, Başbakan Binali Yıldırım’ın eniştesi. Yani, Binali Bey’in kız kardeşi ile evli Mücahit Bey.
Anlaşıldığı kadarıyla, Mücahit Bey, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı Genel Sekreteri olarak, 2019 Belediye Başkanlığı seçimlerine kadar bu makamda kalacak, kayınbiraderi Binali Yıldırım’ın adaylığına da zemin hazırlayacak. Zira 2019’da İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı için Binali Bey’in adı ağırlıklı olarak kulislerde epeydir zikrediliyor.
2019 başkanlık ve parlamento seçimlerinden sonra “Başbakanlık” diye bir makam da olmayacağı için en azından şimdilik bu tez daha çok dillendirilmekte.
***
Peki, kimdir Mücahit Demirtaş?
1959 yılında Erzincan’da doğdu.
İlk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamladı.
Tekirdağ İmam Hatip Lisesi’ni bitirdi.
1982 yılında İTÜ Sakarya Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu.
Meslek hayatına Sümerbank İnşaat Emlak Müdürlüğü’nde başladı. 1988-1994 yılları arasında Milli Eğitim Bakanlığı Bursa İnşaat Bürosu’nda görev aldı.
Üniversite yıllarında Sakarya Milli Türk Talebe Birliği’nde (MTTB) yöneticilik yaptı.
Bursa Birlik Vakfı’nın kurucuları arasında yer aldı.
1994 yerel seçimlerinde Refah Partisi’nden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan’ın çalışma ekibinde yer aldı.
Kadir Topbaş’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde 2004-2009 yılları arasında metrobüs, tünel ve köprülü kavşak gibi önemli altyapı çalışmaları içinde bulundu.
Yapı Müdürlüğü ve Alt Yapı Hizmetleri Müdürlüğü’nde 15 yıl kadar yöneticilik yaptı.
2009 yılında Bayındırlık ve İskân Bakanlığı’nda Müsteşar Yardımcılığı’na atandı.
İstanbul 1. Bölge’den milletvekili aday adayı oldu, AKP’den.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda 6 yıl Müsteşar Yardımcılığı görevini ifa etti.
Demirtaş son olarak, 2016 yılının Ekim ayında İller Bankası A.Ş. (İLBANK) Yönetim Kurulu Başkanlığı’na atandı.
İngilizce ve Arapça bilen Mücahit Demirtaş evli ve dört çocuk babası.
***
Bir son not; Ankara’dan 20 kişiden oluşan bir bürokrat gurubun, kritik görevler üstlenmek üzere, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne gönderildikleri de gelen haberler arasında…
Bakalım neler olacak?
O BÜROKRATIN HAZİN ÖYKÜSÜ…
Kulis demişken bir kulis hatırası anlatayım, size… Yıllarca önceydi…
Sanıyorum DYP-SHP Koalisyon Hükümeti dönemiydi. Süleyman Demirel -nam-ı diğer baba- Başbakan, Erdal İnönü Başbakan Yardımcısı idi…
Hükümet, Anavatan Partisi’nden (ANAP) devralındığı için bakanlıklarda müthiş bir kıyım başlatılmıştı.
Yıllarca görev yapan bürokratlar görevlerinden alınıyor, yerlerine yenileri atanıyordu.
Tabii ve de elbette ki Turgut Özal’ın Cumhurbaşkanı olması dolayısıyla her kararname belki Köşk’ten geçmiyordu ama yine de bürokrasideki o tedirginlik ve trafik gözle görülecek kadar açık ve de barizdi…
***
Tam da o günlerde bir bürokratın anlattıkları gerçekten hüzün vericiydi… Önemli, icracı bir bakanlığa bağlı kurumda genel müdür yardımcısıydı… 7 yılını bu görevde doldurmak üzereydi…
Bakan ve genel müdür tarafından çok seviliyordu ve beğeniliyordu…
İşini savsaklamayan ve takip eden bir görev anlayışına sahipti… Çalışkandı…
Bölge milletvekilleri başta olmak üzere parlamenterlerin telefonlarına çıkar ve mümkün mertebe sorunlarına çözüm bulurdu.
Adı, kulislerde, “hallederiz abi”ye çıkmıştı.
Başa çıkamayacağı hiçbir sorun yoktu, sanki…
Sağcısı, solcusu, futbolcusu hemen herkes memnun ve mesrurdu.
***
Fakat o da ne?
Bir sabah makamına geldiğinde makam telefonu çaldı… Arayan isim, “nazik bir şekilde” kendisini odasına davet etti. Bir yandan çaylarını yudumlarken, makam sahibinin kullandığı birkaç cümle esasen her şeyin özeti gibiydi;
“Biliyorsunuz sizin çalışmalarınızdan oldukça memnunuz! Ama yine biliyorsunuz ki bu makamlar emanet! Bugün siz varsınız yarın bir başkası. Genel Müdürümüz ve Müsteşarımız size bir başka makam uygun gördüler…”
Buz gibi ter aktığını hissetti, vücudundan.
Fakat çabuk toparladı, “Her şeyin hayırlısı olsun…” dedi. O da artık birçok üst düzey bürokrat gibi “bankamatik” memuru olmuş, işe gelmeden maaşını aynen alanlar kervanına katılmıştı!
Ama son derece çarpıcı bir gelişme daha olmuştu; o üst düzey bürokrat görevden alınmış ama üçlü kararname nedense düzenlenmemişti…
Yani, ilgili Bakan, Başbakan ve Cumhurbaşkanı henüz görevden alındığına ilişkin kararnameyi imzalamamış, kararname Resmi Gazete’de yayınlanmamıştı…
Aradan birkaç ay geçmesine rağmen bu fluluk devam ediyordu… Ancak, imza yetkisi, makamı, yetkilerine son verilmişti…
Son derece üzüntülü bir şekilde bu gelişmeleri bana anlattığında gayri ihtiyari şu cümleyi sarf ettiğimi hatırlıyorum;
- “Olsun sen yine de verilen görevleri yap. Devlete küsülmez!”
***
Düşünüyorum da, aynı partiye mensup bakanlar bile göreve geldiklerinde birçok üst düzey bürokratı hemen değiştiriyorlar…
Şimdilerde de yukarıdakine benzer durumlar yaşanıyor mu, acaba?
Aradan yıllar geçti, böyle bir olay yaşansa bile vereceğim cevap yine aynı;
- “Devlete küsülmez!”
İKİ ÖNEMLİ İSTİFA!
Son bir kulis…
İstifası beklenenler sadece sanıldığı gibi bazı belediye başkanları değil. İki önemli kurumun başındaki bürokratın da istifasının istendiği konuşuluyor.
Belediye başkanlarında olduğu gibi; “Biz almayalım, siz gidin” formülü ile… Ama ne zaman istifa ederler o net değil.