Demokrasi dersleri üniversitelerin ilgili bölümlerinde
verilirken bu günlerde İslam âleminin başkentlerinin en geniş meydanlarında
veriliyor.
Cezayir de seçimi kazanan İslam dinine yürekten bağlı
insanlar birilerinin hoşuna gitmeyince Pazartesi günü Başbakanlık koltuğuna
oturmaya hazırlanan Abbas Medeni yi gece evinden alıp hapishaneye koydular.
Mısır da seçimi kazanan Müslüman Kardeşler teşkilatı bir
sene içinde Amerika ve Avrupa destekli generaller tarafından alaşağı edildiler
ve teşkilatın tamamı Rabiatül Adeviyye Meydanı nda öyle bir ateş çemberine
alındılar ki toplu halde Deeemooookraaasiiii diye bağırmaya başladılar.
Hâlbuki başlarına bu belayı demokrasi çığırtkanları açtılar.
Tunus ta yıllarca zulüm yapan yönetimleri destekleyen
Batı idi.
İslam ı isteyen Raşid Gannuşi yıllar sonra ülkeye döndü
ama eğitilmiş olarak döndü.
Televizyondaki konuşmasını dinledim, İslam kelimesini
kullanmamaya ve hep demokrasiden dem vurmaya, Türkiye demokrasisini övmeye
devam ediyordu.
Tunus taki baskıcıları destekleyen başta Amerika olmak
üzere hâlâ kralları ayakta tutanlar da onlar.
İslam ı isteyenler, eğer onu bırakır demokrasiyi isterlerse
onların gelmesi için de yol açacaklar.
Hep dışardan örnekler vermeye alışmışız.
Türkiye de de batının istemediği Müslümanlar iktidar
olurlarsa postmodern darbe ile düşürülürler.
Merhum Necmettin Erbakan hükümetinde olduğu gibi.
İslam da yönetim seçimle başa gelir.
Sevgili Peygamberimizin vefatı sonrası Hazreti
Ebubekir in seçimle gelmesi gibi.
Ayetlerin Şura, İstişare emirlerinde olduğu gibi devleti
yönetenler seçimle başa gelirler.
Ancak bu seçilenler, Hakk ın ve halkın zıddına kanun
koyamazlar.
Hakk ın koyduğu hukuk uygulanırken çağdaş sorunlar,
halkın maslahatına uygun olmak şartıyla seçilenler tarafından belirlenir.
Ama ile başlayan itirazcılar, Bu gün milletvekilleri
çoğunluğu elde ettikleri anda istedikleri kanunları çıkarırlar diyenler, devletin
işleyişi konusunda bilgisi olmayanlardır.
Batının kulluğa itiraz eden bir kanun çıksın bakın
bakalım Evrensel Değerler devreye girer.
Peki, Evrensel Değeri kim belirler dediğinde; biri
yumruğunu gösterir ve hiçbir şey demez. Yumruğu gören de itaat eder ama o da
hiçbir şey diyemez.
Biz diyoruz ki; Evrensel Değeri, evreni yaratan koyar.
Kraker yerken ölümden dönen biri evrensel değeri
belirleyemez.
Yumruk yalnız ezmeyi bilir.
Meclise kanun teklifi sunanlardan Kur an a ve sünnete
önem vermeyenler, Birleşmiş Milletler kararlarını, Avrupa müktesebatını, İnsan
Hakları Mahkemesi kararlarını gözetirler ve tek kelimesi onlara karşı olmamak
kaydıyla kanun teklifini meclise verirler.
Yani, seçilenlerimiz özgür değiller.
Allah a olan bağlardan kopmayı özgürlük sanıp kendileri
gibi kurumların koyduklarına bağlanmayı çağdaşlık sanmışlar.
Dışarıya gitmeye gerek yok.
Sağdaki soldaki bütün siyasilerden Kenen Evren iktidarda
iken yağ çekenlerin hepsi bu gün aleyhinde konuşurken onun hazırlattığı
Anayasanın dördüncü maddesindeki, ... hükümleri değiştirilemez ve
değiştirilmesi teklif edilemez talimatına hazır ol vaziyette baş eğmeye devam
ediyorlar.
Rabbimiz, Hucurat suresinin birinci ayetinde, Allah ın
ve Resulünün önüne geçmeyin dediği halde onların önüne geçerken hiç rahatsız
olmayanlar, batıl değerlerin önüne geçmemek için sahasında çok başarılı olan
hukukçuları kullanarak çağdaş köleliğe giden yolun engellerini ayıklıyorlar.
Rabbimiz, Furkan suresinin 63 üncü ayetinde Rahman ın
kullarını över.
Meryem suresinin 31 inci ayetinde İsa aleyhisselamın,
Ben Allah ın kuluyum dediğini haber verir.
Zümer suresinin 12 inci ayetinde Muhammed aleyhisselamın,
Ben Allah a kul olmakla emrolundum dediğini haber verir.
Biz de her gün beş vakit namazımızda İyyake na büdü/Yalnız
sana kulluk yaparız demeye, kula kul olmamaya ve ona karşı kural koyanları
dinlememeye devam ederiz.
Bundan sonra namazınızda Fatiha suresini okurken bu ayet
üzerinde vurgulu okuyunuz, yani harflerin hakkını verirken manaya da dikkat
çekiniz.