Kuklayı Tanı; Kuklacıyı da!

Abone Ol

13Kasım günü, Suriye asıllı ve PYD terör örgütü içinde yetişmiş bir kadın terörist, İstiklâl Caddesi’ne bıraktığı patlayıcı madde ile Taksim’i kana buladı. Patlamada 6 masum kardeşimiz hayatını kaybederken; 81 vatandaşımız da yaralandı. Türkiye, daha çok olayın faili olan cani ruhlu terörist kadına odaklandı. Fail, bombayı bıraktıktan sonra eve gitti. Giydiği tişörtün üzerinde “New York” yazıyordu. Yoksa bu isim, terörü azmettirenin adresini mi tarif ediyordu?

Güvenlik güçlerimiz, her zaman olduğu gibi görevlerini yaptı. Fakat yine istihbarat ve tedbir zafiyeti konuşuldu. Hain saldırıya lânetler yağdı. Türkiye’nin kontrolsüz göç zafiyeti vurgulandı. Batı ülkelerinde de “sığınmacı” var. Onlar tedbir için “Göç Bakanlıkları” kurmuşlar. Biz, hâlâ valilikler bünyesinde oluşturulan “Göç İdaresi Müdürlükleri” ile yetiniyoruz. Sınırdan geçmekte olan yabancıların görüntüleri basına yansıyor.

Sınırlarımız için, “yol geçen hanına döndü” yorumları yapıldı. Hain saldırı hakkında o kadar konuşuldu ki; kafalar karıştı. Eskiden böyle millî meselelerde liderler bir araya gelir; olayı “birlikte” müzakere ederlerdi. Halkımız bu birlik görüntülerine hasret kaldı. Terör, uluslararası boyutlu bir olaydır. Terörle mücadele 85 milyonluk Türkiye olarak “hep birlikte” yapılır. Terörle mücadelede “siyasi hesap” güdülmez.
Bazıları, “terörle mücadele ediyorum” sanarak önüne geleni suçluyor; Türkiye’yi babasının çiftliği olarak görüyor; ülkeyi yalnız kendileri düşünüyormuş, havası veriyorlar. Hedef saptırıp terör besleyicilerini kararttıklarının farkında değiller.

TERÖRÜ KİM BESLİYOR?

Türkiye, Taksim saldırısında daha çok terörist kadını konuştu. Elbette, hainin kimliği patlamada önemliydi. Cezasını bulmalıydı. Fakat uluslararası boyutu olan bir olayla karşı karşıyaydık. Kuklanın Yunanistan’a kaçmayı planladığının anlaşılması bunun delilidir. Millî Gazete, daha olayın başında, terörü kullanan güçlere dikkat çekti. Bu gerçeği, kukla kadının resmini koyarak, “MAŞA BULUNDU” manşetini kullandı. (15.11.2022)

Terör olaylarında, kuklayı gördüğünüz kadar, kuklacıyı da görmek zorundasınız. Olayın perde arkasındaki terör teşvikçilerini görmek buna bağlıdır. Hani, Nasrettin Hoca, samanlıkta kaybettiği anahtarını avluda aramaya başlamış ya! “Neden kaybettiğin yerde aramıyorsun?” diyenlere, “Orası karanlık!” cevabını vermiş. Terörü, adresinden başka yerlerde ararsanız, bulamazsınız!

Terörü besleyip amaçları uğrunda kullananları da düşünmeliyiz. Dünyada “Terörün babası kimdir?” diye sorsanız, hemen ABD akla gelir. Sonra, onun işgalci maşası İsrail! ABD, BOP’u hayata geçirmeye çalışıyor. Projenin gerçek adı Büyük İsrail Projesi’dir. (BİP) İsrail sözü tepki çektiği için “şimdilik” bu ismi kullanıyorlar.

ABD’nin Ortadoğu’yu parçalamayı amaçlayan “Oded Yinon Planı” var. Bu plan analiz edilirse PKK/PYD mensubu olduğu açıklanan kuklanın küresel güçler tarafından kullanıldığı anlaşılır. (Millî Gazete, 16.11.2022) İçişleri Bakanı’nın, İstiklâl Caddesi’ndeki patlama konusunda, “ABD’nin taziyesini kabul etmiyoruz” demesi, gerçek failin ABD olduğunu anlatmıyor mu? Terörle mücadele, iç ve dış gerçekler dikkate alınarak yapılır.

BÜTÜNCÜL BİR BAKIŞ

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Taksim’deki saldırıya “bütüncül bir bakış açısı” ile yaklaşılmasını anlattı. Alçak saldırının, “Hesabını soracağız”; “En ağır şekilde karşılık vereceğiz” gibi rutin ve muğlak ifadelerle geçiştirilemeyeceğini söyledi. Terörle “oy kazanmak” ve “kaybetmek” kelimelerinin aynı cümlede yan yana gelmesinin bile “tüyler ürpertici olduğunu” belirtti:

“Biz, hayatta karşılaştığı her meseleyi, “Seçimde oy getirir mi?” ölçüsüne vuran politikayı benimsemeyiz.” (17.11.2022)

Saadet lideri, haftalık basın toplantısında, kamuoyunun zihninde oluşan tüm soru işaretlerinin giderilmesini isteyerek; sınır güvenliğinden, aksayan istihbarat ve emniyet zafiyetine kadar her sorunun cevaplandırılması gerektiğini dile getirdi:

“Teröristlerin ayakkabı numaralarını bile bildiklerini iddia edenler, bu hain saldırıyı gerçekleştirenlerin de kim olduklarını bilmeleri gerekir. ‘Mesaj alındı’ cümlesini kuranlar, hangi mesajı aldıklarını ve bunun karşılığında hangi adımları atacaklarını ne zaman açıklayacaklar?”

Sayın Karamollaoğlu, terörün; birbirini etkileyen dış politika, adalet, eğitim ve ekonomiden bağımsız düşünülemeyeceğini açıklayarak hükümetin geçmişteki zafiyetlerine vurgu yaptı:

“Bugün canımız bir kez daha yandıysa, 2000’li yılların başında Irak ve Afganistan’a ABD’nin müdahalesine yeşil ışık yakanların; BOP’a figüran olanların hatalarının sonucudur. İstanbul’un kalbinde bombalar patlıyorsa, bunlar Suriye’ye düşen bombalardan bağımsız düşünülemez.” (17.11.2022)

Kuklacı, küresel terör besleyicilerini görmeden; yalnız kuklalarla uğraşarak terörü önleyemezsiniz! Bataklıkta üreyen sinekleri öldüreceğinize, bataklığı kurutmalısınız! Terörün kaynağına inmelisiniz!