Terör örgütü adeta meydan okurcasına başkent Ankara yı 5
ay içinde üçüncü defa hedef seçti. Yine canlarımız hayatını kaybetti, pek
çokları yaralandı. Ne yazık ki, örgüt kendini patlatarak toplumu tedirgin
edecek elemanlar bulmakta zorluk çekmiyor. Ancak, 30 yıldır mücadele edilen
terör örgütünün eylemlerini sadece merkezi Kandil de bulunan örgüt ile izah
etmek yeterli olmaz diye düşünüyorum. Yıllardan beri sıkça bombalanan Kandil
denilen yerde örgüt karargâhı varlığını hâlâ koruyorsa bunda bir eksiklik var
demektir. Bunu söylerken devletin örgütün karargâhına yönelik hava
saldırılarında başarılı olmadığını/olamadığını söylüyor değilim. Ortada bir
yanlışlığın olduğuna dikkat çekmeye çalışıyorum. Meseleyi biraz daha açarsak
kuklalarla uğraşırken kuklacıları gözden kaçırıyoruz diye düşünüyorum. Elbette
terör örgütünün arkasındaki kuklacıları bizim gördüğümüz kadar devletin de
görmemesi mümkün değil. Ancak görünüp bilinmesine rağmen neden bir şey
yapılamıyor/yapılmıyor Bu sorunun cevabını toplumun bilmesi gerekmez mi
Malcolm X, İster
mermi kullansın ister oy pusulası insan iyi nişan almalı, kuklayı değil
kuklacıyı vurmalı der. Çünkü kuklalar kuklacıların isteğine göre hareket eder.
Yani kuklaların ipleri kuklacıların elindedir. Kuklaları hareketsiz hale
getirmenin yolu bu sebeple kuklacıyı bertaraf etmekten geçer. Söz elimi Kandil,
Irak sınırları içindedir. Irak Merkezi Yönetimi ve Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi
Türkiye ye karşı düşmanca eylemler sergileyen bir örgütün karargâhını
topraklarından atmaları gerekir. Bunu kendi başlarına yapamıyorlarsa Türkiye
ile birlikte hareket etmek için tavır sergilemelidirler. Bunlar yapılmıyor,
terör örgütünün karargâhı Kandil de varlığını korumaya devam ediyorsa terörle
mücadelede kesin sonuç almak mümkün olmaz. Ayrıca Irak Merkezi Yönetimi ile
Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi nin dostluğundan bahsetmek mümkün olmaz. Terör
örgütünün topraklarındaki varlığına göz yumanlar örgüte doğrudan destek veriyor,
birlikte hareket ediyorlar demektir. Böyle olunca da bu işe kesin çözüm
bulmanın yolu öncelikli olarak Irak Merkezi Yönetimi ile Kuzey Irak Bölgesel
Yönetimi tavırlarını netleştirmek durumundadırlar.
Terör örgütüne dış destek sadece Irak tan gelmiyor. Başta
ABD ve Almanya olmak üzere bazı AB ülkeleri örgüt yönetici ve militanlarını
aleni olarak korumakta, destek sağlamaktadırlar. Yani, terör örgütünün iplerini
elinde tutan kuklacılar arasında ABD ve Almaya gibi başka ülkeler de vardır.
Öyle ise kuklacıları etkisiz, hareket edemez hale getirmek bu kuklacıların
devre dışı bırakılmasından geçiyor. Ne yazık ki, bu ülkeyi yönetenler bir
yandan kuklaları etkisiz hale getirmeye çalışırken öbür yandan kuklacılarla
dostluk gösterisi yapıyorlar. Aralarına almaları için yıllardan beri
pazarlıklar yürütüyorlar. Sanki topluma kuklaların arkasındaki kuklacıları
göstermemeye çalışıyorlar.
Terör örgütünün arkasındaki düşmanları dost kabul ederek
düşmanlıklarını gidermenin mümkün olmadığını yıllardan beri görüyoruz. Kuklalarını
üzerimize salan kuklacılardan dost olmayacağını sadece yöneticiler değil toplum
olarak görmek durumundayız. Gerçekten söz konusu kuklacılar Türkiye ye dost
olduklarını göstermek istiyorlarsa kuklaların ipini bırakmaları gerekiyor.
Onlar bu işi gönüllü olarak yapmıyorlarsa Türkiye kuklacıları buna zorlamak
durumundadır. Çünkü terör böylesine saldırılarını sürdürdüğü müddetçe toplum
her geçen gün biraz daha gerilecek, bir anda istenmeyen patlamalar gündeme
gelebilecektir. Bu bakımdan bizim canımız yanana kadar kuklalarla birlikte
kuklacıların da canını yakacak bir takım adımların atılması şart görünüyor.